Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '11

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
25937
 

Mektuplarda yaşanan bir aşk; Kafka Milena aşkı

Mektuplarda yaşanan bir aşk; Kafka Milena aşkı
 

Milena Jesenska


Her şey değişiyor hem de son sürat. 

Aşklar da bundan elbet nasibini alıyor. 

İtirazım yok ama şaşırtıyor değişimin hızı. 

Bu hızlı değişim içinde fiziksel uzaklıklarda yaşanan bir aşkı, iki satırlık mektup için uykusuz geçirilen geceleri kaçımız anlayabiliriz. Anlasak da kaçımız sürdürebilir böyle bir aşkı? 

“Bütün gün mektuplarınla meşguldüm; ıstırap içinde,  

sevgi içinde, endişe içinde ve belirsiz bir şeyden duyduğum 

tümüyle belirsiz bir korku içinde.”  

Mektuplarda yaşanan bir aşktan bize yansıyan satırlar bunlar. 

Kimbilir kaç aşk yaşandı böyle? Kaçını biliyoruz. 

Bunlardan biriydi Kafka ve Milena aşkı. 

Mektuplarla başlayıp, mektuplarla biten bir aşk onlarınki. 

Kafka’nın aşıkken nasıl bir adam olduğunu öğrenmek için 

başlıyorsunuz Milena’ya yazdığı mektupları okumaya. 

Bir yazar nasıl bir aşıktır? 

Duygularını nasıl döker kağıda diye merak ediyorsunuz. 

Tanımak istiyorsunuz Kafka’yı birazda aşık bir adam olarak. 

Çeviriyorsunuz sayfaları. 

Sonra Kafka’nın aşık olduğu kadını merak ediyorsunuz 

Ve Milena’yı tanımaya başlıyorsunuz yazarın mektuplarından. 

Franz Kafka’nın yasak aşkı, uykusuz gecelerine, öksürük nöbetlerine sebep olan kadın. 

Evet, seni seviyorum budala; tıpkı denizin, kendi dibindeki  

küçücük bir çakıl taşını sevmesi gibi, işte sevgim öyle kaplıyor…”  

Düşsel bir aşk onlarınki. 

Ve acı veren bir aşk 

“Sevgi; senin, içimde çevirip durduğum bıçak olman” 

Milena Jesenska, Prag’lı ve evli bir kadın. Gazeteci çevirmen ve yazar. Ve biz Kafka’nın yasak aşkını, ona yazdığı mektuplardan tanıyoruz daha çok. 

1919 yılının sonbaharında tanışıyorlar. Kafka’nın eserlerini çek diline çeviriyor Milena. Duygular mektuplarda başlıyor ve aşka dönüşüp derinleşiyor. İlişkileri boyunca sadece iki ya da üç kez görüşüyorlar çok istemelerine rağmen. 

“…bir ben ölmek istiyorum, bir sen, bir ben senin önünde küçücük bir oğlan 

çocuğu gibi ağlamak istiyorum, bir sen benim önümde küçük bir kız çocuğu  

gibi…. Ve bir kez, on kez, bin kez, sürekli senin yanında olmak istiyorum,  

sen de aynısını söylüyorsun. Yeter artık yeter.” 

Ve biz sayfaların arasında gezinirken görüşmek için neden çaba göstermediklerini anlayamıyoruz. Buluşabilmelerini, aşklarını korkusuzca yaşayabilmelerini istiyoruz. Kafka’nın acılarının dinmesi için biraz da. 

Kafka'nın çektiği acıların sorumlusudur bu aşk. Ve mektuplar giderek artırır acıyı. Mektuplarla başlayıp mektuplarla devam eden aşkı bitirir Kafka. Ona göre ciğerlerinin isyanının sorumlusu bu aşktır. 

Ve1924 yılında bir sanatoryumdayken ciğerleri dayanamaz bu hayata. 

Hepimizin sahip olduğu yaşama yetisinden Kafka’nın yoksun olduğunu söyler Milena . 

“Çekingen, korkak, yumuşak ve iyi kalpliydi; ama yazdığı kitaplar zalim ve acıdır” diye anlatır sevdiği adamı. 

“yaşayabilmek için fazla öngörülü, fazla bilge, savaşabilmek içinse fazla  

güçsüzdü” diye yazar Milena Kafka için, anma yazısında. 

Ve 1944 yılında Nazi kampında ölür Milena. Kafka’nın ölümünden yirmi yıl sonra. 

Bazı aşklar ölümsüzdür

Milena'nın Kafka'ya yazdığı mektuplar bulunamamıştır. Yalnızca, Kafka'nın yakın arkadaşı Max Brod’a yazdığı birkaç mektup vardır. 

Nisan 2011 / Kurşun 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kadın erkek arasındaki anlaşmazlar, insanlığın bilinen tarihi boyunca daima varlığını sürdürmüştür. Evlilik kurumu bu anlaşmazlıkların mümkün olan en sağlam kazığıdır. Bireysel özgürlüklerin ekonomik özgürlükle de tam olarak desteklendiği toplumlarda evlilik kurumları da etkinliklerini kaybetmeye başlamış durumdadır. Kadın ve erkek aynı duygu paralelinde kalabildikleri kadar gerçek anlamda birliktedirler. Duygusal birliktelikleri bitince yeni eşler ararlar. Bunu çevre baskısı ve ekonomik baskı engeller ve dışardan yokmuş gibi görünür. Ama daima gerçekler başkadır. Benim konuya ilişkin yorumum bu şekildedir.

M Sadullah SAĞLAM 
 22.04.2011 23:03
Cevap :
Kafka ve Milena aşkı evlilik kurumunun düşünülmediği bir aşk olarak yaşanmıştır.Bunu Kafkanın yazdığı mektuplardan anlıyoruz. Duygusal birliktelik çok önemli tabi ki.Çok teşekkür ediyorum.Selamlar.  23.04.2011 0:13
 

Kafka, Milena'ya gerçekten aşıktı. Ama Milena? Yanıtlarından ve davranışından onun Kafka'yı bir idol ya da edebi anlamda bir tanrı olarak kabullendiğini sanıyorum. Eğer Kafka'yı gerçekten sevseydi, hiç sevmediği kocasından boşanır- ki, daha sonra boşanmıştır- ve en azından daha sık görüşme talebini kabul ederdi. Eğer Milena da aşk dolu mektuplar yazsaydı Kafka onları bir hazine gibi saklamaz mıydı? Güzel bir Denemeydi. Teşekkürle,sevgiyle.

Melek Koç 
 16.04.2011 11:40
Cevap :
Milena'nın Max Brod'a yazdığı mektuplarından yaşadığı sevginin, Kafka'nın ona olan tutkusu gibi olmadığı anlaşılıyor.Ve kafka kadar acı çekmediği kesin.Beğeniniz ve yorumunuz bana güç verdi.Çok teşekkür ediyorum.Selamlar sevgiler...  16.04.2011 22:14
 

Kafka sıradışı biri olduğu için, bu sıradışı aşkı pek yakıştırmışımdır kendisine. En ölümsüz aşklar kavuşulamayan aşklar değil midir zaten? Gene edebiyat dünyasından Abelard ve Heloise de mektuplarla yaşamamışlar mıydı tarihe geçecek aşklarını? Ah, Abelard! Dokunuşlarını bana taşıyan o kağıdı, o mürekkebi nasıl seviyorum...derken Heloise, mürekkebi sevmekten başka çaresi olmadığını da çok iyi biliyordu elbette. Hoş bir yazıydı...Sevgilerimle...

Tülin Aksoy 
 15.04.2011 22:37
Cevap :
Gerçekten de Kafka'ya yakışan bir aşk bu.İyi ki böyle aşklar yaşanmış ve iyi ki o aşklardan geriye mektuplar kalmış.Katkınız için çok teşekkür ediyorum :)) Selamlar sevgiler.  16.04.2011 22:04
 

Hakikaten ölümsüzmüş aşkları. Hala bilinip, okunduğuna göre... Güzel yüreğinize sağlık, dost selamlarımla, yolumuz umut, yoldaşımız sevgi olsun sayın yazarım..

Dilek Yaka 
 13.04.2011 14:49
Cevap :
Bu ölümsüz aşk hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlayan Milena'dır,mektupları korumuş ve bugünlere gelmesini sağlamış.Güzel yorumunuz için çok teşekkür ediyorum :))Selamlar sevgiler..  13.04.2011 21:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 193
Toplam yorum
: 572
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 962
Kayıt tarihi
: 13.01.10
 
 

Kırklı yaşlarda başladığım yazma serüvenine elli li yaşlarda da devam etmeye çalışıyorum. Ünivers..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster