Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

20 Aralık '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
797
 

Mele ya da molla açılımı

Mele ya da molla açılımı
 

2012 Yılı Bütçe görüşmeleri esnasında Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’in yaptığı açıklama günlerdir kamuoyunun gündeminden düşmüyor.

Bozdağ “Doğu ve Güneydoğu illerinde toplumda sözü geçen, saygınlığı olan “mele” denilen kişilerin yapılacak sınavda başarılı olmaları kaydıyla sözleşmeli “imam- hatip” olarak dinayet kadrolarına bir defaya mahsus olmak üzere bin kişilik kadro alınacağını” açıklaması tartışmalara neden oldu.

AKP Hükümeti tarafından alınan bu karar, TC kanunlarına aykırı olarak okul eğitimi almamış, ilköğretimi dahi bitirmemiş olsa da kendisine “mele ya da molla” denilen bu kişiler Dinayet kadrolarına alınarak “kadrolu imam” yapılabilecekler.AKP kurmayları bu uygulamaların 70 live 60 yıllarda da uygulandığını idda etmekte ise de bu tür bir uygulamanın günümüzde ki yapısına bakıldığında başka amaçlar güdüldüğüde bir gerçektir.

AKP İktidarının sarıldığı “Mele” projesi hayata geçirilirse bu uygulama İslam tarihinin en büyük yanlışlarından birisi olacaktır. Bu uygulama dinin, siyasetin ve dinayetin genetiğiyle oynanması olacaktır.

Molla Farsça kökenli, mele ise Arapça kökenli bir kelimledir. Molla İslam dininde öğrenci, kadı ve din bilgini anlamında kullanılmaktadır.

Mele ise; farklı dini inanışların ileri gelenlerini temsil etmektedir. Dinayete alınacak kadroların “mele” diye ifade edilmesinde de başka bir amaç güdüldüğü düşünülmektedir.

Adına ister Molla densin, ister mele densin ülkemizde MEB bağlı okullar dışında, Cumhuriyetle birlikte kapatılan Medrese, tekke ve zaviye gibi yasal olmayan yerlerde yetişmiş bu insanların din hizmetlerinde kadrolu olarak ve vatandaşın verdiği vergilerle maaş ödenerek Dinayet kadrolarına katılması olacak bir şey değildir.

Türkiye’de halen 30-40 bine yakın imam Hatip ve İlahiyat mezunu bu cumhuriyetin okullarından mezun olmuş imamlar atama beklerken, medreselerde yetişmiş, hiçbir yasal dayanağı olmayan “melelere” bel bağlanması ise düşündürücüdür.

Mele tartışmalarının merkezine oturan ise; AKP’nin halen yürütmeye çalıştığı “Kürt Açılımının” bir ayağını yasal olarak kullanmak için genellikle Güneydoğuda yoğun halde bulunan ve birçok camide barınan bu meleler yoluyla yeni bir açılımı başlatmak ve bu açılımı yasal bir zemine oturtmak gayreti olarak yorumlanmaktadır.

Bugün kendilerine “mele” ya da “molla” denilen kişilerin sıralı bir eğitim almadığı, daha çok ipe sapa gelmeyen kıssalarla vaazlar verdiği, bunların çoğunda ise hurafelerin yer aldığı, özelliklede cumhuriyetle birlikte yasaklanan ve kaldırılan medreselerden yetişen bu insanların Cumhuriyetle ve Laiklikle kavgalarının olduğu öteden beri bilinmektedir. Türkiye’nin şeriat kurallarıyla yönetilmesi en büyük hedefleri olan bu insanları devlet kadrolarına alarak, maaşlı cumhuriyete ve Atatürk Devrimlerine saldırmalarına göz yumulmak istenmesi ise ülkemizin hangi karanlık noktalara çekilmek istendiğinin bir işaretidir.

AKP iktidarının bu son kararına kendi yandaşları olan Akit gazetesi yazarı Abdurrahim Karakoç dahi karşı çıkarak; “Maalesef AKP içinde o kadar çok akıl dane var ki, kimin yattığı kuluçkadan hangi cins civciv veya horoz çıkacağı bilinmiyor” diyebilmiştir.

“Mele” tartışmalarının odağına oturan bir diğer eleştiri konusu da; Güneydoğuda son zamanlarda BDP nin başlattığı “Alternatif Cuma namazı kılmaya” yönelik bir adımın “meleler” vasıtasıyla önünü kesmek.

Melelerle ilgili oluşturulacak kadroların özellikle bu “alternatif hareketi önlemeye yönelik bir adım olduğu, AKP iktidarı bu yörenin melelerini kadrolu memur yaparak yeni bir “Kürt açılımını” daha gerçekleştirmeye çalışacağı düşüncesidir.

Mele ya da Mollalarla ilgili iktidarın uygulamaya koymak istediği projenin perde gerisinde hangi amaç güdülürse güdülsün bu proje ilerde çok tehlikeli ve kontrolü mümkün olmayan gelişmelere de yol açabilecek tehlikeli bir oyun gibi görünmektedir. Hiçbir örgün eğitim almamış, hiçbir yasal dayanağı olmayan kaynaklardan beslenmiş ve yetişmiş bu insanlara yetki vererek, din adına hizmet vermelerini istemek Türkiye Cumhuriyetinin ne iktidarına ne de Diyanetine yakışmayacak bir adım olacaktır. AKP iktidarı bir an önce bu tehlikeli ve bulanık sulardan gemisini çekerek, Cumhuriyetin berrak ve temiz sularına yönelmelidir.

 Sonsuzluk ( Osman Özeker) 19.12.2012

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Onlar hepsi daha önceden hazırlanmış lavrance lar. Türkiyenin yumuşak bölünmesini emperyalizme teslim olmasını sağlamaya çalışacaklar. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 20.12.2011 23:31
Cevap :
Yorumunuza katılıyorum, ülke bir şekilde geriye götürülmek, Atatürk ilke ve devrimlerinden, çağdaşlıktan uzaklaştırılmak isteniyor.  21.12.2011 16:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 285
Toplam yorum
: 232
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 2995
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster