Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '08

 
Kategori
Magazin
Okunma Sayısı
5549
 

Melek gibi Melek Baykal..

Melek gibi Melek Baykal..
 

Melek Baykal. Yıllarca tiyatro'ya emek vermiş usta bir sanatçı. Cüneyt Gökçer talebesi. Altındağ tiyatrosunda, Ankara Büyük Tiyatro'da yaşına rağmen başrol oynamış, olağan üstü performanslar sergilemiş , o denli mütevazi , sansasyonlara bulaşmamış rafine bir kadın.. Kıskançlık duygusu olmayan , fedakar , ailesine bağlı, iyi bir evlat , iyi bir kardeş, iyi bir hala, iyi bir kuzen, iyi bir yeğen , iyi bir torun , dosdoğru bir insan.

Sene 1978. Çalıştığım yerde ki arkadaşlarımdan birinin eşi , Zeki Alasya'nın baldızıydı. Bir gün iş yerine Zeki Alasya geldi. Konuşma esnasında Bekir "Zeki Ağabey kuzeni de senin meslektaşın. Devlet tiyatrosu sanatçısı" diyince Zeki Bey "ismi ne?" diye sordu. "Melek Baykal" dedim. Tanımıyorum dedi. Haklıydı. Çok gençti ve Ankara Devlet Tiyatrosu Sanatçısıydı. Sonra ki yıllarda "Bir Ölünün Toplumsal Anatomisi" oyununun turnesi için İstanbul'a geldiler. Oyun çok tuttu. Tatsız bir tren kazası ile de beyinlere iyice kazındı. Can Gürzap sahneye koymuştu. 15 gün sonra Ali Poyrazoğlu'nun tiyatrosuna gittim. Oyun arasında fuayede Ali Poyrazoğlu ile karşılaştık. Çiçeğini vermek için yanına gittim. "Teşekkür ederim. Yüzünüz bana hiç yabancı gelmiyor " dedi. "Benzetiyor olabilirsiniz. İnsanlar çift yaratılmış derler " dedim. Israrla "hafızam beni yanıltmaz. Bu yüz bana yabancı değil" diyince "kuzenimle beni birbirimize çok benzetirler acaba Melek Baykal'ı mı çağrıştırdım size ? " diye sordum. "Tanımıyorum" cevabını aldım. Çok üzülmüştüm o zaman da..

Sanat camiasının ne denli acımasız olduğunu , bir çok programda kendileri bile itiraf ettiği için bende söylemekte bir sakınca görmüyorum. Bu büyük savaştan sadece ve sadece emek vererek, alnı açık , başı dik çıkan Melek Baykalla bir Cumhuriyet kadını olarak gurur duyuyorum.

Üzerinden yıllar geçti. Romantika müzikalinde salonda 1000'den fazla insan vardı. Ve bütün salon oyun bitiminde ayakta alkışlıyordu. Zeki Alasya ve Melek Baykal el ele seyirciyi selamlıyordu..

Gözlerim doldu.

Şöhretin kalıcı olması için, sanırım sindire sindire gelmesi gerekiyor. Sabır ve sebat gerekiyor. Attığınız adımlara dikkat etmeniz , ait olmak istediğiniz çevreyi iyi seçmeniz gerekiyor. Tiyatro farklı bir sanat dalı. Oynadığınız rol üzerinize yapışıp kalmıyor. Ama tv dizileri öyle değil. Eğer dizi reyting yapmışsa aynı sanatçı farklı isim altında ama aynı içerikte bir çok dizide boy gösterebiliyor.
Alt yapısı olanlar buna rağmen kalıcı olurken, olmayanlar silinip gidiyor.

Sanatçı özel hayatı ile değil, verdiği toplumsal mesajlarla ön planda olmalı. Toplumun gözünün önünde sergileyecekleri her doğru nasıl ki büyük kitleleri etkileyecek ise her yanlışta da o denli etkili olacaktır.

Kolaya kaçmayan sanatçıları yürekten taktir ediyorum. Sağını solunu açıp , her gün birine sataşan,
kaçamaklarıyla gündeme gelen, reklamın iyisi kötüsü olmaz diyerek her yolu mübah görenleri, 40-50 içeriksiz film çekip sonra ben sinemacıyım diyenleri de "İNSAFA" davet ediyorum.

Yapmayın, etmeyin Melek Baykal ve O'nun gibilere, sanat'a saygısızlık etmeyin...

Ulu Önder ne güzel söylemiş ;

"Sanatçı, toplumda uzun çalışma ve uğraşlardan sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır." "Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz; hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkâr olamazsınız."

Sevgilerimle..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yıllar önce TRT deki diziden tanıyordum...o zamanlar da keyifle izlerdim kendisini..sonra diğer kanallarda ki dizilerde ..pek sevmemiştim rolü de diziyide...geçen hafta ise tam sayfa röportajını okudum bir gazete, tv.de izledim sohbetini ve hayranıyım şimdilerde...son derece dolu , dev bir çınar benzetmesiyle yerini buldu hafızamda...

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 17.09.2008 0:19
 

Ben de Melek Baykal'ı Cennet Mahallesi dizisinde tanıdım. O kadar zor bir rolün altından kalkması bile ne denli büyük bir oyuncu olduğunu gösterir. Bence fazla tanınmaması da iyi. Belki kendisi bilerek çekilmiştir. Magazin basınına meze olmaktansa kenarda sessiz, kendi halinde sadece işini yapmak. Saygılar, selamlar.

Eşit Ağırlık 
 28.04.2008 12:25
Cevap :
Teşekkürler Sayın Harun Deniz. Melek ilk evliliğini Zafer Ergin ile yaptı. Zafer Ergin her dönem popüler olmuş bir sanatçıdır biliyorsunuz. O na rağmen yine kenarda kalmayı tercih etti. Güzel ve aydınlık bir insandır Melek. Varsın şöhret geç gelsin. Kendine ve işine olan saygısını kaybetmedi ya önemli olanda o bence. Mutlu kalın.  28.04.2008 12:45
 

Ilk okuyan ben oldun o yuzden gunaydin demek istedim canim. Yazin ne kadar isabetli atislarla dolu. Soylenecek tek sey destekliyorum olabilir. Sohret eger basamak basamak degil de tepeden inme gelirse, sohrete ulasan kisi de bunu tasiyamazsa ezilmemek icin dans edip duruyor. Ama tiyatro kokenli hic bir sanatci da bunu gormedik cok haklisin. Bir yazimda ben de soylemistim, gercek sanatcilara haksizlik etmeyin diye :) Ellerine saglik, gunun guzel olsun arkadasim.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 28.04.2008 9:01
Cevap :
Günaydın Canım. Sevindim ilk sen okuduğun için. Aynı frekanstayız hissettiğim kadarıyla. İnşallah o "atışları" üzerine alınması gerekenler alınır. Günün pırıl pırıl sevinç dolu geçsin.  28.04.2008 11:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 363
Toplam yorum
: 946
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 977
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 1958 /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum. 38 se..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster