Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1485
 

Melekler erkek mi dişi mi?

Melekler erkek mi dişi mi?
 

Meleklerin cinsiyetini tartışan zihniyet


Rivayetlere göre Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u kuşatması esnasında, İstanbul’un Türklerin eline geçmesine ramak kaldığını göremeyecek kadar dar görüşlü, kafalarını kuma gömmüş şehrin ileri gelen ruhbanları toplanmış, “Melekler erkek mi? Dişi mi?” gibi anlamsız, sonuçta hiçbir kazanç sağlamayan bir konuyu tartışıyorlarmış.

Bu gün ülkemizde; gerçek anlamıyla demokratikleşme, hukukun üstünlüğü çerçevesinde temel hak ve özgürlüklerin sağlanması gerçekleştirilememiş. Sosyal adalet ve toplumsal barış sağlanamamış. Birlik ve beraberlik ruhu zedelenmiş, ayrışma ve kamplaşmalar derinleşmiş. İşsizlik ve yoksulluk artmış. Haksızlıkların ve adaletsizliklerin önüne geçilememiş. Dokunulmazlıklarla, göz yummalarla, yapanın yanına yaptığı kar kalmış. Adam kayırma, imtiyaz sağlama, vurgun, talan çoğalmış. Ülkemizin çözülmesi gereken öncelikli siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel birçok problemleri dururken bizler nelerle uğraştırılıyoruz, neleri tartışıyoruz!

Vizyonlarında sorunlara çözüm getiren program ve projeleri olmayan iktidarların yaptığı yüzeysel magazin siyasetinin ülkemizi ne hale getirdiği ortada.

Doğruların egemen olduğu, baskı ve dayatmaların, haksızlıkların ve adaletsizliklerin önüne geçilmiş çağdaş ve demokratik bir ülke istiyorsak; İsmet Paşa'nın “Bir ülkede namuslular, en az namussuzlar kadar cesur olmadıkça o ülke için kurtuluş yoktur!” sözünü hatırlamalıyız.

İktidarları, gücü elinde tutanları, yanlış yaptıklarında, sorumluluklarının gereklerini yerine getirmediklerinde eleştirmek yanlışlıklarını yazmak icraatlarını sorgulamak yürek ister, inanç ister. Çünkü doğruları söylemek, bela ve sıkıntıları yüklenmek demektir. Dokuz köyden kovulmak, yalnızlığa itilmek demektir.

Onurlu ve şerefli bir duruş sergileyebilenler, her şeye rağmen doğruları konuşabilen ve yazabilenler, geçmişleri temiz olan ve kimseye gebeliği olmayan yürekli ve inançlı kişiler, gücü elinde tutanların iktidarların önünde boyun eğmezler. Yapılan haksızlık ve adaletsizlikleri eleştirebilir, yanlışlıklarının üzerine gidebilirler.

Dürüst olmayı beceremeyenler, kişisel çıkarlarını düşünerek iktidarlara övgü yağdıranlar, yalakalık yapanlar, ona buna kuyruk sallayanlar iktidarların, gücü elinde tutanların yanlışlıklarını eleştiremezler, icraatlarını sorgulayamazlar. Yapılan adaletsizlik ve haksızlıkları görmezlikten gelmek zorundadırlar. Çünkü kaybetmekten korkarlar, işlerine gelmez. Onlar kaypak, riyakâr ve ikiyüzlüdürler. Onların ruhunda kölelik, kulluk, şakşakçılık ve yalakalık vardır.

Toplum olarak, doğrunun haklının yanında olmalıyız. Doğruları söylemeli, haksızlıklara ve adaletsizliklere tepki göstermeliyiz. Kaybetmek, ezilmek ve bedel ödemek korkusuyla suskun kalmak, haksızlığı, adaletsizliği ve zulmü arttırır. Gözlerini mal, makam ve şöhret hırsı bürümüş zalimlere cesaret verir. Hz. Ali'nin "Haksızlığa boyun eğenler sadece haklarını değil, onurlarını da yitirmiş olurlar." sözünü unutmamalıyız.

Dürüst, ilkeli ve onurlu, sorumluluklarının bilincinde olan, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye inanan nitelikli kişilerin devletin yönetim kadrolarında görev almalarının sağlanması için çaba sarf etmeliyiz.

Yirmi birinci yüzyılda Türkiye, meleklerin cinsiyetinin tartışıldığı Bizans gibi içler acısı bir manzara ile karşı karşıya. Maalesef toplum olarak yıllardır layık olduğumuz şekilde yönetiliyoruz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 50
Ort. okunma sayısı
: 1228
Kayıt tarihi
: 06.10.08
 
 

1960 ANKARA doğumluyum. Evliyim. İki çocuk babasıyım. 1979 yılında Zırhlı Birlikler Assubay sınıf ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster