Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mayıs '07

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
2717
 

Melezleştirilmeye çalışılan Türkçe ve shake ıt up shekerim

Melezleştirilmeye çalışılan Türkçe ve shake ıt up shekerim
 

Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi Kenan Doğulu temsil edecek. Şarkısı ise “Shake It Up Shekerim”. Anlamı, kimine göre “salla”, kimine göre “çalkala” şekerim…

Shekerim diye bir sözcük Türkçe’de yok. İngilizce’de de olduğunu sanmıyoruz. Çünkü Türkçe okunuşlu, İngilizce yazılışlı bir kelime. Yani, Türkçe-İngilizce ortak üretimi. Hal böyle olunca sözcüğün belirli bir anlamı da yok; ancak Türkçe konuşan herkes, “Shekerim’in” okunuşuna göre “şekerim” demek olduğunu çok şükür tahmin edebiliyor. İngilizce konuşanların ne anladığını ise bilemeyiz. Onu da onlar düşünsün!

Kenan Doğulu iyi bir pop müzik sanatçısıdır. Belli bir seviyesi vardır. Sahne hakimiyeti başarılı, kendisi ise son derece sempatiktir. Eurovision’da Türkiye’yi başarıyla temsil edeceğine inanıyoruz. Ona bir itirazımız yok. Türkçe’nin yabancı kelimelerle melezleştirilip bozulmasına, yozlaşmasına ve anlam kirliliğine uğratılmasına itirazımız var.

Sertab Erener’in birincilik kazanması ile başlayan yabancı dilde şarkı sözleriyle Eurovision’a katılma furyasını, başarıya susamış, yıllardır sonunculukla ve “tri” puanlarla yetinmeye çalışan bir Türkiye için çok normal karşılıyoruz. Ancak başarı, melezleştirilmiş ya da melezleştirilmeye çalışılan Türkçe sözlerin araya sıkıştırıldığı, İngilizce sözlerle bestelenmiş bir şarkı ile gelmemeli!

“Shekerim” sözcüğü bugün Türkçe’nin getirilmek istendiği yeri çok güzel anlatmaktadır.

Melezleştirilmiş Türkçe, işyeri tabelalarında , firma ve şahıs isimlerinden oluşturulmuş, elektronik posta adreslerinde de kendisini göstermektedir.

Bazı kişiler adını Türkçe okunuşlu, soyadını eğer İngilizce’de bir karşılığı varsa İngilizce anlamıyla yazmaktadır. Örnek: Kıymet Çiftçi, e posta adresinde kymtfarmer...

Bazı Türk firmaları, özellikle dış ticaret firmaları çalışma konularına göre ilgili bölümlere İngilizce anlamlar yükleyerek e posta adreslerini oluşturmaktadır.

Pop şarkıcımız adını “Gulshen” olarak yazdırabilmekte, bir köfteci, dükkânının önüne “koffte” tabelasını asabilmektedir.

En fazla da “TÜRK” ismiyle oynanmakta, EuroTURK, SkyTURK, KanalTURK, HaberTURK, TURKCELL gibi “TÜRK” isminin (‘ü’ yerine ‘u’ koyarak) bir başka kelime ile birlikte yazıldığı isimler türetilmektedir.

Türk diliyle, bilinç altında oluşturulan renk, anlam ve kavram kargaşası yaratılarak oynanmakta, Türkçe kelimelerin yapısı bozulmaktadır.

Giresun’dan bir okuyucum, bu konuda yazdığım bir yazı için, ben ve benim gibi düşünenleri “Kafatasçılık”la suçlamakta ve “ Bugüne kadar bir şey yapamadık, bırakın da bari Eurovision’da bir şeyler yapalım” diyebilmektedir. Bu gencimizin sözlerindeki acizlik ifadesi düşündürücüdür.

İşte yapılmak istenen budur! Acizleştirmek…

Kültürüne, diline, dinine kısaca kendisine güvenini yitirmiş, çıkış noktasını Batılı olmak veya Batı’ya benzemek olarak gören, kendi değerleriyle değil de yabancıların değerleriyle başarı kazanmanın peşinde koşan bir gençliğin yetişiyor olması endişe vericidir. Üzerinde düşünülmesi gereken asıl nokta budur.

Geçmişimizi unutmadan, kültürel değerlerimizi kaybetmeden medeniyeti ve başarıyı yakalamak… Asıl başarı burada yatmaktadır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Muasır Medeniyet Seviyesi”nden kastı budur.

İşte bu nedenle “Shake it up shekerim” şarkısının sözlerine ve “shekerim”e karşıyız. Eğer bu kafatasçılık ise evet, ben ve benim gibi düşünenler, bizler kafatasçıyız!

Türk gençliğine sesleniyoruz;

Dilinize, dininize, kimliğinize ve Cumhuriyetinize sahip çıkın!

Türkçemizin bozulmasına, yabancılaşmasına, kimliğinden uzaklaşmasına, melezleştirilmesine HAYIR!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Tülay HERGÜNLÜ Güzel Türkçemize gösterdiğiniz koruyucu davranışınıza saygıyla takdir hislerimi sunarım. Ben Türkiye'deki "Sanatçı" anlayışına uymayan 500 küsür beste ve sözün sahibi, ayrıca "Şarkı Böyle Söylenir" kitabının da yazarı, hatta TRT repertuarında " Mahur saz semaisi bulunan biriyim. Hatta Konsevatuar da bitirdim. Bir ülkenin kültürü o ülkenin kimlik kartıdır. Eğer ülkenin kültürü yozlaşıp bozulursa o ülke sömürgeleşir. Bu da önce ülkenin dili bozularak yapılır. Dilimize, kültürümüze sahip çıkmalıyız. shake it up şekerim Türkiye için bir buluştur ama yurt dışında Ş harfi olmadığı için şekerimi yazmak için S harfinden sonra H harfi konulmuş. ama söylenmek istenilen anlamı kaybolmuştur. Asıl komedi eğer ikaz edilmezse sunucu şarkıyı sunmak için Ş harfini S ve E harfini de İ diye okuyacaktır gerisini siz düşünün. Uluslararası yarışmalar kazanmak için değil kültürümüzü tanıtmak için olmalıdır. 9/8lik Ülkemize has ritimler, makamlar kullanılmalıdır saygılarımla yalçın Mıhçı

yalçin mihçi 
 12.05.2007 0:40
Cevap :
Sevgili Yalçın Mıhçı, yorumunuz için teşekkür ederim. Ne yazık ki ülkemizde Türkçemizin yanı sıra sizin gibi gerçek mânâda Türk Sanat Müziği söyleyen ve bu konuda eğitim almış gerçek sanatçıların da değeri bilinmiyor. Ben inanıyorum ki bu dönemde geçecek ve Türkçemiz ile birlikte siz değerli sanatçılar da tıpkı Atatürk'ün, Zeki Müren'lerin, Müzeyyen Senar'ların döneminde olduğu gibi tekrar geri dönecek ve hakettiğiniz onurlu yerinizi alacaksınız.Saygı ve sevgilerimle  14.05.2007 9:56
 

Tülay hn. bu sizi ilk ziyaretim. Bazı yazılarınızı da okumuştum. Çok haklısınız. Yayınlanacak programlara RTUK benzeri yaptırım uygulayan ulusal kanalımız bu şarkıyı seçip gönderiyor ülkemiz adına. Türkçe'yi Türk olarak yaşamaktan neden korkuyoruz acaba? Size katılıyorum. Esenlikler dilerim.

İlyas Bayram 
 09.05.2007 16:47
Cevap :
Çok haklısınız. Burada TRT bir ulusal kanal olarak şarkı seçiminde çok dikkatli davranmalıydı. Türkçe'nin bozulmasına izin vermemeli ve Türkçemize de sahip çıkmalıydı. Teşekkür ederim.  09.05.2007 17:38
 

Ben de "kafatasçı"lardan biriyim sizin gibi (ne anlama geliyorsa artık!) Ne kadar güzel ve su gibi akan bir dilimiz var, dilimizi süslemek istiyorsak bunu başka dillerden çalıntılarla değil de, atasözlerimizle, deyimlerimizle, ve çeşitli mecazlar oluşturarak da yapabiliriz. Kendi özümüzden uzaklaşmadan etkileyici konuşabilir ve yazabiliriz bu sayede. Sevgiler

OynamıYorum 
 09.05.2007 15:19
Cevap :
Türkçe, çok hassas olmamız gereken bir konu. Bizim dilimiz, bizi biz yapan unsurlardan birincisi... Ve onu korumak da sizlere, bizlere, en başta da devlete düşmektedir. Çok teşekkür ederim.  09.05.2007 17:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 483
Toplam yorum
: 630
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1111
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. İstanbul'da uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Halen, kayıtlı-ruhsatlı malî m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster