Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mayıs '15

 
Kategori
Spor
Okunma Sayısı
701
 

Melo İnandı, Selçuk Tamamladı

Lig maratonunda sona yaklaşıldıkça stres katsayısı da arttı. Bu stresle Galatasaray karşılaşmaya hızlı ama etkili başlayamadı. Torku Konyaspor, biraz becerikli olabilseydi ilk dakikalarda maça galibiyetle başlayabilirdi.

Galatasaray’ın defansı ileri çıkarması Konyaspor’un sağ ve soldan etkili bindirmelerine imkan sağladı. Çünkü kanatları hızlı ve topla koşma becerisinde ustaydılar. Buna karşın Bruma ile bu anlamda bir karşılık da veremedi Galatasaray.  Olcan da Galatasaray gibiydi, hızlı ama etkisiz. Resme bakınca Teles’in yokluğu fark edildi.

Ayağa oynayarak, göbekten Torku defansını delemeyince şut atılması gerekti. Sneijder  ‘e bu fırsat verilmedi. Burak ise kendisine atılacak paslar öncesinde tatlı sert faullerle ilk 25 dakikada yıldırıldı.

Konyaspor, beraberlikten  öte ani çıkışlarla gol bulup zamanı da olumlu kullanarak galibiyeti amaçlıyordu.  Bu anlamda Selçuk ve Melo gününde ve çok formdaydılar.  Pozisyonlardaki tuttukları yer ve müdahale ettiklerindeki zaman hep olumlu ve ölümcüldü. Tek hatalarında gol gelecek ve Galatasaray’ın işi daha da zorlaşacaktı. Buna fırsat vermediler. Kendilerinden çok emin ve moralleri de en üst düzeydeydiler.

Semih ve Chedjou’da etkili ve hatasız oynayıp, doğru zamanlamalarda müdahalelerde bulundular.

Muslera’yı artık konuşmaya gerek yok sanırım. En çok gol yediği sezonu yaşasa da bence o hep bir numara. Konyaspor uç elamanları ona şut atarlarken, gol yapacaklarına inandıklarını sanmıyorum. Kendinden emin ve sakin, bir o kadar da doğru yerde topladı ataklarla gelen topları.

Geçen hafta Selçuk’a dikkat çekmiştim oyunuyla. Gol bir türlü gelmeyince gözlerim hep onda ve Melo ile Chedjou’da idi. Çünkü Sneijder çembere alınmış, Burak çepeçevre sarılmış takım adeta sinmişti. Orta alanda top çevirmekle sadece zaman geçiriyor, Konya ise buna müsaade ederek dinleniyordu. Nasılsa hızlı ve ani bir atakla bir kaza golü bulacak ve neticeye gideceklerdi. Kurgu böyleydi.

Hesaba katmadıkları iki kişiden biri Melo, diğeri de Selçuk idi. Soyadı gibi inanmış ŞAMPİYONLUĞA adeta. Melo desen o zaten bir Pit bull Fırsatını bulmasın parşalar anında…

Karşılaşmanın sonlarına doğru Galatasaray’ın değişiklikleri ataklarının kesilmemesine, oyundan düşmemelerine sebeple olumluydu. Sekseninci dakikadan sonra artık kişisel bir beceri gerekir dedim içimden. Tam da o sırada Melo’yu gördüm havada. Asılı kalmış adeta topu bekliyordu. Kulağı çınlasın Hakan Şükür geldi aklıma, Melo’yu o halde görünce. Topu öyle bir güzel yere çıkardı ki Selçuk çoktan hazır ve güle oynaya topu gönderdi Galatasaray’ın şampiyonluk adresine. 

Büyük oyuncular zor anlarda çıkarak takımını kurtaranlardır.

Bir Alex yıllarca yaptı bunu, bu gün de Melo ve Selçuk yaptılar.

Gözüme batan ve en etkisiz olan sanki Yasin oldu. İleride istikrarlı ve yeterli duruma geleceğine inancım var. Ama zaman da lazım.

Galatasaray zirveyi en azından bırakmıyor şimdilik.

Bir sözüm de seyirciye.  Böylesine kritik bir haftada, zor bir karşılaşmada takımın yalnız bırakılmaması gerekirdi diye düşünüyorum. Futbol taraftarla bütünleşir, golle güzelleşir, centilmenlikle keyif alınır ve sonuçla sevindirir. Taraftarsız sevinç neye yarar ki?

Dördüncü yıldızı istemek yetmez, her kesim kendince fedakârlık yapmak ve üzerine düşüne yerine getirmekle gidilir sonuca.

Gerisi Galatasaray’ın işi,  sonu mutluluk olacak.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 123
Toplam yorum
: 1309
Toplam mesaj
: 257
Ort. okunma sayısı
: 1831
Kayıt tarihi
: 22.11.07
 
 

Okumayı, yazmayı sevmeye çalışan Atatürk sevdalısı eğitimci ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster