Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '12

 
Kategori
Magazin
Okunma Sayısı
2389
 

Meltem hanım çok yoruldunuz,emek verdiniz ama ''bu ülkede kadına şiddet sahnesi''elbette yasaklanır!

Meltem hanım çok yoruldunuz,emek verdiniz ama ''bu ülkede kadına şiddet sahnesi''elbette yasaklanır!
 

Meltem hanım çok yoruldunuz emek verdiniz ama''bu ülkede kadına şiddet sahnesi''elbette yasaklanır!


Meltem hanımın  ''işkence sahnesi''nin yasaklanma sebebi ''kadına şiddete hayır'' sloganları olabilir mi? 41 kez çekilen bu sahne filminden daha çok seyrediliyor ve internette tıklanma rekorları alıyor şuan. Peki neden? Çünkü, kadına şiddetin had safhada olduğu ülkemizde tekme- tokat dövülen ve yüzü gözü kan revan içinde bırakılan bir kadın var bu sahnede!

Meltem hanım bir röportajında ''kadın acıya daha dayanıklı'' demiş. Ve bu sözü söylerken Ülkemizdeki kadınların %64'ünün eş dayağına maruz kalıp sakatlandıklarını ve hatta hayati teklike altına girdiklerini hiç aklına getirmemiş olmalı?

Ve Meltem hanım röportajının devamında ilginç bir örnek vermiş. Kadının acıya daha dayanıklı olma sebebi olarak doğum yapmasını göstermiş. Doğum yapmak ile şiddet arasındaki bağlantıyı bir türlü kuramadım ben, lütfen siz kurduysanız söyleyin bana? Bir kadın yeni bir can dünyaya getirir, annellik kutsaldır. Ve yeni bir can dünyaya getirmek için acı çeker. Bu iki acıyı birbirine karıştırmamak lazım. Doğum yaparken çekilen acı kutsaldır. Fakat işkence görürken ya da şiddete uğrarken, dövülürken, dayak yerken çekilen acı tiskinti verici insanlık dışı bir acı'dır!

Meltem hanımın ''işkence sahnesi''nden biraz bahsedicem. Güzel oyuncumuz bu sahnede yumruk üstüne yumruk, darbe üstüne darbe alıyor, ağzı burnu kan revan içinde yerlerde sürünüyor. Savunmasız bir kadın onlarca işkenceci... Meltem hanım yediği yumruklardan nefes alamıyor, dudakları patlıyor, burnundan kanlar fışkırıyor, gözleri şişiyor. Aslında güzel oyuncumuzun kendisi de bu sahnede baya zorlandığını ve film sektöründe malesef bu tür şeylere de katlanmak zorunda kaldığını söylüyor. Bravo Meltem hanım rolünüzde gayet başarılısınız! Başarılarınızın devamını diliyoruz.. Amerika'da baya kaldınız, özlemiştik sizi. Bu filmle hasret giderdik:)

Meltem Cumbul ve Timuçin Esen ''Gönül Yarası''ndan sonra yine birarada. Başrolde müthiş bir uyum içerisindeler..Güzel bir ikili.

Fakat şunu söylemeden de duramayacağım ki Ülkemizde binlerce kadın aynı işkenceyi eşlerinden çevrelerinden görüyorlar..Üstelik gerçek bu! Rol yapmalarına hiç gerek yok? Kadının insan yerine koyulmadığı bu Ülkede ''işkence sahnesi'' çekmek ne kadar doğru o da tartışılır ayrıca?

Başrollerini Meltem Cumbul ve Timuçin Esen'in paylaştığı, Tolga Örnek'in yönettiği 'Labirent'' filmi sinemalarda gösterime girdi.. Film iki Türk istihbaratçısının Türkiye'yi kaosa sürükleyecek acımasız bir saldırıyı önlemek için verdikleri mücadeleyi anlatıyor. Değişik bir aksiyon filmi diyebiliriz fakat adı gibi bir labirentin için de dolanıp durmuyoruz film boyunca. Filmdeki merak ögesi yeterince geliştirilip oturtulamamış bence. Daha soruyu sormadan yanıtını görebildiğimiz için ilerleyen sahneleri pek merak etmiyoruz.

Kısacası filmin adı ''Labirent'' ama kendisi değil!  Adı havada kalmış bir film olmuş bence?

Magazinin labirenlerinde dolanmaktan yorulmayacaksınız:)

Sevgilerimle,

MELTEM CUMBUL: Sinema ve dizi oyuncusu, şarkıcı. Altın Portakal En İyi Kadın Oyuncu ödülü sahibi aktris, Gegen Die Wand(Duvara Karşı) ve Gönül Yarası(Lovelorn) gibi uluslararası arenada oldukça başarılı olan filmlerde rol aldı. TV kariyeri Ömer Karacan’ın teklifiyle başlayan Cumbul aynı zamanda Karacan’ın sahibi olduğu plak firması NR1’de bir single çalışması yapmıştır. Stirling/English/Manikiza bestesi "Where Are You" isimli hitin Türkçe versiyonu olan “Seninleyim”i seslendirdi.

Muhabbetci, izmirli doksanyedi bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, bu ülkede kadınlar kendilerini ikinci sınıf vatandaş olarak gören siyasi iktidara oy verdiği sürece, ne kadına şiddet önlenir, ne de şiddet görüntüleri. Sonra saklamanın da bir yararı yok. Saklama gerçeğin üzerini örtmek değilmidir? Selamlar...

Mesut KARİP 
 27.03.2012 16:53
 

Bu mevzu ne kadar çok ele alır direnirsek o kadar kadına yapılan şiddeti azaltacağımızı düşünüyorum. Biz kadın kolları olarak bu meselenin üzerine fazlasıyla eğiliyoruz ama çoğu zaman görüyoruz ki ayni hamam aynı tas. Ben genede mücadelemizden vazgeçmeyelim diyorum. El ele yürek yüreğe çalışalım Sevgimdesin.

Gülay Somer 
 16.01.2012 17:40
Cevap :
Kadın kolları olarAK sizin yaptığınız mücadeleyi takdir ediyorum..Ve sözlerinize katılıyorum..Gülay hanım evet mücadeleye devam etmeliyiz..Elele vermeli,yiz..bu anlamlı ve bir o kadarda değerli yorumunuza teşekkürler..Sevgimle...  17.01.2012 23:14
 

Kadına (güçsüze) şiddet uygulayan insan olabilir mi? ibret için bile olsa 'kadına şiddet sahnesi' kaldırılmamalıydı. Selamlar...

Kadri KANPAK 
 14.01.2012 10:21
Cevap :
Kadri bey insanlar içgüdüleriyle hareket etmemeli bence de Allah akıl mantık vermiş duygu his vermiş olayları muhakeme yeteneği vermiş...Hayvansal bir içgüdüyle hareket edilsin diye verilmemiş bütün bu değerli özellikler insana...Size katılıyorum kadına şiddet uygulayan insan olamaz elbette ki...Bence de bu sahne ibretlik bir sahne..Anlamlı ve değerli yorumunuza teşekkürler..Selamlar  14.01.2012 17:52
 

Ülkemizde kadına karşı uygulanan şiddetin önlenmesi için kanunlar çıkartılmış,toplantılar yapılmış, çeşitli broşürler basılmış olmasına rağmen şiddet bir türlü önlenemiyor.Biz bir şeyin farkında değiliz. Kadına karşı yanlış anlayışın, törelerin, zihniyetin tamamen beyinlerden silinmesi lazım. Yani beyinlerin recetlenip yeniden programlanması gerekiyor. Şimdilerde düşünülen bir proje var. Erlerin eğitimi. Yani kadına karşı oluşmuş son derece acımasız, medeniyetten ve insanlıktan uzak zihniyetin değiştirilmesi. Tabii ki bu zaman isteyen ve çok zor bir iş. Bu proje yanında ilkokullardan itibaren bu konuda yapılacak derslerle vs. erkek çocuklarının kafalarında yeni bir kadın dünyası yaratmak gerekmektedir. Fakat şu bir gerçektir ki, kadına karşı şiddetin önlenmesi için tek şartın beyinlerin sıfırlanması olduğuna, çoğu kimse itibar etmemektedir. Meltem Cumbul'un filmine gelince, kadına şiddet sahnesinin veya bu konunun ele alınmaması gerekirdi.Zira şiddet göz önüne kondukça, artar.Slm.

yılmaz çetingöz 
 11.01.2012 17:43
Cevap :
yılmaz bey size katılıyorum evet şiddet göz önünde oldukça artar..buna dikkat edilmeli tabi ki..filmlerde şiddete özendirme oluyor..hele hele kadına şiddet en kötüsü en korkuncu..yorumunuz anlamlı..selamlar  14.01.2012 0:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 369
Toplam yorum
: 494
Toplam mesaj
: 67
Ort. okunma sayısı
: 1937
Kayıt tarihi
: 11.08.08
 
 

1965 doğumluyum.. İstanbul'da oturuyorum.. Edebiyatla ilgiliyim.. Öykü ve denemelerim var.. Öykül..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster