Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '11

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
849
 

Memefili ve memefobi gerçeği

Memefili ve memefobi gerçeği
 

Elbisenin modeli ne kadar hoş, di mi? :)


Yunanca kökenli ‘fili’ ve ‘fobi’ sözcüklerinin anlamlarını bilirsiniz. Biri sevicilik, diğeri korku. Hatta psikolojide nekrofili, agorafobi gibi birkaç rahatsızlığın isimlerinde de yer alırlar.

Gelelim benim icadım, memefili ve memefobiye:

Birbirine zıt bu iki durumun oluşumu, henüz minnacık bir bebekken, yeryüzünün en vazgeçilmez nesneleri olan annemizin memeleri ile başlar. O, pembemsi uç yanağımıza değdiği an hisseder, anında ağzımızı kuş yavrusu gibi açıp aranmaya başlarız. Denk getirdiğimiz anda curp curp... Genellikle gözlerimiz kapalıdır, çünkü aldığımız haz yalnızca karnımızı doyurma hazzı değil; içgüdüsel başka zevklerin de temelini oluşturmaktadır. (Bu fikir sapık Freud Amcamdan.)

İşte memenin bu yaşamsal fonksiyonu esnasında anne, bebeğini erken sütten kesmişse veya bebek yeterli süre emmemişse, yahut da emdiği süre bir türlü yeterli gelmemişse, kız bebeklerde (memeteşhirle birlikte) memefobi; erkek bebeklerde memefili oluşmaya başlar.

Memefili, yani meme sevicilik. Anne memesine yeterince doyamamış pisboğaz erkek bebek büyüdüğünde her gördüğü nesneyi memeye benzetmeye ve onunla ilgili hayaller kurmaya başlar. Gerçek bir çift meme gördüğünde de önceden yaptığı benzetmeleri şıppadanak ortaya sürüverir. Yoksa, “Portakallara bak yavrum benim!” nidaları, veya pazarda-panayırda “İkizlere takkeeeeee” çığırtkanlığı niye oluşsun?

Bebeklik döneminde tohumları atılan memefili, ergenlik döneminde zirve yapar. Nereden biliyorum? Tabii ki kendi lise yıllarımdan. Tahtada yazan H2+SO4 kimya formülünü bir türlü ezberleyemeyen yarı şabolarımızın sıra altlarında, meme uçları yıldızla kapatılmış mankenlerin yer aldığı yarı pornografik dergiler cirit atardı. Basit bir kimya formülünü ezberleyemese bile, o dergilerin, sayısı, sayfa numarası ve o sayfaya ait mankenin adını soyadını kendi adından bile daha iyi bildiğine hiç şüphem yok.

Teneffüslerde üçü beşi bir araya gelmiş ve sadece kafalardan oluşan bir yuvarlak içinde iseler bilirdik ki; yine o dergilerden biri karıştırılıyor. Hepsinin gözlerindeki o manyak pırıltıları görmemek mümkün değildi?! İlerleyen yıllarda bu durumun memefili olduğunu keşfedecektim! ( Roman cümlesi gibi oldu değil mi? Vay!)

Hasılı erkeklerdeki memefili sonraki yıllarında da gelişerek, renklenerek devam eder. Nerede bir açık yaka ve o açık yakadan şov yapan bir çift memenin çatalını görse, gözler anında, av görmüş köpeğin ferma verişi gibi o noktaya kilitleniverir!

Şov yapan hemcinsimin meramı da başka bir sapıklık cinsi olsa gerektir, diyeceğim; ama dekolte giymeyi seven hanımları sinirlendirmeyi göze alamıyorum. Yine de yazının sonundaki notuma bakarsanız bu duruma da gayetle bilimsel bir açıklama eklediğimi göreceksiniz.

Hemen konuyu kadınlardaki memefobiye getiriyorum: Meme korkusu. Kızlarda ergenlik döneminde başlayan ‘memesel’ kaygılar, yaş ilerledikçe korkuya, sonrasında da ‘adaaam sen de’ye dönüşen bir skala izler. (‘Adaaam sen de’ vaziyeti, ‘umutsuz vaka’ boyutundan başka bir şey değildir, benden söylemesi.)

İlkin; “Ne zaman çıkacak bunlar ya?” sızlanması, ardından; “Eyvah benim memelerim küçük, kimse beğenmeyecek!”serzenişleri, derken; “Benimkiler de fazla büyük, inan taşıyamıyorum” gerginlikleri ergenliğe damgasını vuran kaygı cümleleridir.

Yaş ilerledikçe; “Sarktılar mı ki?” kabusu baş gösterir. Sarkmaya karşı pratik bilgiler edinmenin yolları aranır. Basit jimnastik hareketleri, kremler, su pompaları kullanılsa nasıl olur ki, soruları arkadaşlar arasında memefobinin gelişmiş versiyonudur. Bazen biri, “Şekerim, estetik diye bir icat var, biliyorsun” der. Beriki; “Para denilen icat daha eski, şekerim” diye karşılık verir.

‘Sarkma testi’ konusunda sohbetleri duysanız gülmekten ölürsünüz:

“Şekerim, sarkma testini biliyor musun?”

“Nasıl bir şeymiş o?”

“Bak şimdi, memenin altına bir kalem koyuyorsun, düşerse sarkmamış, yok tutarsa, sarkmış demektir”

“Sadece kalem mi?”

“Evet, tek bir kalem.”

“O hooo! Benimkinin altına kalem, defter, kitap hatta okul çantası koy, onları bile tutar.”

“O-ha!”

 

Notum: Aslında hemcinslerimin şov merakı da bebeklik dönemlerine dayanır. Annesini yeterince emememiş kız milleti, büyüdüklerinde sırf annelerine nispet olsun; “Baaak! Benimkiler de var ve seninkilerden daha güzeller!” demek için teşhirci olurlar. Yani, sebep çok masumdur aslında. (Bu notumla hemcinslerimin oklarından sıyrılmış olmayı diliyorum.)

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu bilimsel yazıyı okuduktan sonra: "Dam üstünde un eler/Tombul tombul memeler" türküsü geldi aklıma ama linkini verip ne kadar kütük bir okurunuzun olduğunu açık etmek istemedim:))) Sevgiyle...

vakayinüvis 
 11.07.2011 19:35
Cevap :
Oyyy Oyyyy Oyyy :) Çok bilimsel di mi? :))) O değil de, asıl türkünün can alıcı noktası, 'kavuşmuyor düğmeler' bölümü bence. Hani baş kaldırmışlar ya, isyankarlar anlaşılan :))) İsyan eden bir çift meme! Ya Rabbi aklıma mukayyet ol :))) Kütük mü dedin sen? Yorum yaptığın yazının başlığına bir daha bak, güzel dostum :)) Sen kütüksen, ben garanti kalasım :))) Çok teşekkür ederim, bronzlaşmış dostum beniiiim :) Sevgim ve saygımla sana...  11.07.2011 20:55
 

sanmayın erkeklerdede fili ve fobiler yok...:) sağlıcakla kalın...:)

apollonistik 
 10.07.2011 4:55
Cevap :
Ana!!!! Siz nerelerdesiniiiiiiiizzzz!!! Çok ciddi bir şekilde sizi paylamaya hazırlanıyorum vallahi! :) Çok özlettiniz be ya! Umarım yeni bir blog eklemişsinizdir ve umarım artık gelmişsinizdir! Geçiyordum uğradım olmaz vallahi! Hem mevsim de tam karpuz zamanı! Bu arada beton dökme makinesinden ne haber? Duruyor di mi? Arada çok lazım oluyor be sevgili alcapollonistik :) Çok sevindim sizi gördüğüme... Merhaba merhaba... Hoş geldiniz...  10.07.2011 23:45
 

..büyürken nasıl büyürsek büyüyelim, memefili canavarıyızdır! :) Hani adamın birine üç kadın önermişler, birini seçmesi için özelliklerini ve maharetlerini sıralamışlar o sonuçta "büyük memeli olanını" demiş :)) Resimdeki hanımı da, memelerini de itici bulduğumu ilave etmezsem çatlarım! Sevgilerimle..

Bekir Gümüş 
 07.07.2011 22:59
Cevap :
Hahahahaah :))) Çok güldüm yorumunuza Sayın Gümüş :)) Hay siz bin yaşayın emi? :))) Söz bir daha asla kullanmayacağım bu hanımın resmini de ... :))) Hem de hiç bir yerde :) Zaten adını da bilmiyorum :) Ne kazulet bir şey di mi? :))) Çok teşekkür ederim güldüren yorumunuza. Var ve daim olasınız...  10.07.2011 23:41
 

Merhabalar...Sevgili EMİNE hocanım..! :-) Yine enteresan bir konuyu bizlere sunmuşsunuz..:-)) Kalem - Defter - Kitap.... SÜPER + SÜPER.... Demek bu pozisyonlara gelince eve kütüphane almaya gerek yok... :-)))) Sonsuz sevgiler, selamlar ve saygılar...! :-) ÇUKUROVA'dan....EGE'ye...... NECİP KÖNİ - ADANA / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 05.07.2011 19:36
Cevap :
Eşinizle birlikte okuduğunuz şu yazı, sizin birlikte yakaladığınız yürek ve beyin uyumunun yanında inanın, çöp bile olamaz.. İşimiz sadece gırgır, gülmece :) Ve gülümseyen, uzaklardaki bir çift gönül dostuma içtenlikle, selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Var olasınız ...  06.07.2011 11:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 3783
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3040
Kayıt tarihi
: 23.07.08
 
 

Eğitim sürecinin bazı bölümleri Almanya ve İngiltere'de olmak üzere en son PAÜ'den eğitim uzmanlı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster