Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '13

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
106
 

Memnuniyet anketi

Memnuniyet anketi
 

Memnuniyet resimleri (Görsel alıntıdır)


Trafik cezası iptali için yazdığım bloğumda sözünü ettiğim sorunuma, Gelir İdaresi Başkanlığından az önce elektronik posta yoluyla yanıt geldi.

Diyorlar ki; "Aldığınız yanıtla ilgili görüşlerinizi iletmek için memnuniyet anketine aşağıdaki bağlantıdan erişebilirsiniz. Geri bildiriminiz için teşekkür ederiz.

Memnuniyet Anketi'ne ulaşmak için lütfen tıklayın."

*

Gönderdiğim geri bildirimimi merak ettiniz mi?

*

Geri bildirimimden önce sanırım, gelen yanıtı vermeliyim, buyurun:

"Sayın AHMET AK"

"8269 referans nolu geri bildiriminizin yanıtı aşağıdadır:"

" Trafik İdari Para Ceza Tutanakları, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenmekte olup peşin ödenmeyenler tebliğ edilip kesinleşme tarihinden sonra vergi dairesi müdürlüğüne gönderilenler gönderildiği tarihten itibaren ilgili vergi dairesince takip ve tahsili yapılmaktadır. Bu nedenle taşıtın satışından sonra da vergi dairesine intikal eden Trafik idari para cezaları olmaktadır. Tebligatla ilgili konu için mükellefler Emniyet Genel Müdürlüğüne, müracaat etmesi gerekmektedir.İyi günler dileriz. " Gelir İdaresi Başkanlığı.

Evet, gelen yanıt bu.

*

GİB'e; 22.11.2013 tarihli anket formuyla gönderdiğim geri bildirim:

Sayın Yetkili, merhaba; 8269 referans no'lu soruma yanıtınızı aldım, teşekkür ederim.

Ancak;

 "...Bu nedenle taşıtın satışından sonra da vergi dairesine intikal eden Trafik idari para cezaları olmaktadır." diyorsunuz, benim böyle bir sorum olmadı ki!
 
(Okura not: Henüz aracımı satmış falan değilim, satmayı da düşünmüyorum. Akaryakıt, ÖTV, KDV, MTV, Para cezası, muayene ücreti, zorunlu, zorunsuz kasko... otoyol ücreti, falan" mazoşist bir duygu işte benimkisi!) (!)
 
Sanırım alakasız "standart" bir cevabı kopyalayıp gönderdiniz.
 
"Tebligatla ilgili konu için mükellefler Emniyet Genel Müdürlüğüne, müracaat etmesi gerekmektedir." şeklinde yine standart bir cevabınız olmuş.
 
Açık söylemek gerekirse; "ilgisiz" görünen cevabınızın ardından, sanki sorunumla ilgiliymiş gibi görünen ikinci cevabınızla, devletin başka bir dairesine yönlendirmeniz, üzgünüm ki "pek de inandırıcı gelmiyor."
 
Sonuç olarak; sorunumuzla yakından ilgili olan, Sn. Murat Birsel'in 07.12.2000 tarihinde SABAH gazetesinde çıkan "Memleketten Manzaralar" başlıklı yazısına inanamamıştım!
 
Dünyaca tanınmış bir bilgisayar şirketinin Türkiye temsilciliğinde görev yapan bir vatandaş, Murat Birsel'e mektup yazarak başından geçen "tıpkı" bir olayı anlatmış.
Anlatış tarzı ilginç:
 
"Açık Teşekkür" başlığını taşıyan bu mektupta, bürokratik sistemde karşılaştığı her görevliye teşekkür ediyor;
 
Tebligatla ilgili konu için Emniyet Genel Müdürlüğünden başlayarak,
 
Böylesine mükemmel bir sistem kurarak onca memur, sekreter, müdür yardımcısı, müdür, grup müdürü, başkan, falan, filan, bizden toplanan vergilerle aldıkları maaşı bize hizmet vererek hak etmiş olmanın iç huzuruyla yaşamalarını sağlayan Maliye Bakanlığına, 
 
Ve daha bir çok kişi ve kurumlara,
 
Bu arada İnternet üzerinden gelirler.gov.tr adresinde trafik cezalarımızı görebilmemizi sağlayan Gelir İdaresi Başkanlığına da elbette:
 
"En derin, en içten, en samimi, duygularla teşekkürü bir borç bilirim" diyerek mektubunu sonlandırmış saygılarıyla "M.K." baş harflerini taşıyan ismiyle bu vatandaşımız.
 
M.K.nın başına gelen olay ne zaman başlamış ve yaşanmış, biliyor musunuz?
 
1999 yılı Ağustos ayında, yani bundan tam 14 yıl önce, ceza yazan trafik polisine cezasını peşin olarak ödemesine ve kendisine makbuz vermesine rağmen ayrıca düzenlenmiş olan tutanağı işleme koyduğu zaman...
 
Şimdi, sizce o günden bu güne bir şey değişmiş midir?
 
Hiç sanmıyorum.
 
Bana gönderdiğiniz ve hiç bir işime yaramayan yazınızı "İyi günler dileriz" diye bitirmişsiniz ya!

Ben de size iyi günler diler ayrıyetten "teşekkürü bir borç bilirim."

Saygılarımla, A.AK
 
* * * 
 
Evet, dostlar; dedik ya:

Eşekleri severiz veselam! 
 
Güzel gözler. (Görsel alıntıdır.)

--------------------------------------------------------------------------------
Çünkü kocaman gözleriyle, kadife ensesiyle, uyumlu ve tepkisiz, sessiz sedasız bir yardımseverdir.

Eşekler uysal hayvandır, uzun yıllar insanlara hizmet ettiği halde en çok eziyeti insandan görmüştür.

Bir an dahi sesi soluğu çıkmamıştır, zaten eşekliği de buradan gelmekte değil midir?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Demek istediğim, Doğan Cüceloğlu Hocamızın "Mış Gibi Yaşamlar" kitabının 61. sayfasında da yazdığı gibi; "Hizmet mi istiyorsun, al sana hizmet! Vatandaşın başına gelen, ara sıra tek tük insanın başına gelen bir durum mu? Hayır! Binlerce vatandaşın devlet kapısında bu durumları yaşadığını düşünüyorum, kimsenin de umurunda değil, vatandaşın parası da zamanı da umursanmıyor, o nedenle bürokrasinin verdiği hizmetin akla dayanan ve işlevsel olması diye bir kaygısı yok. Çünkü vatandaşın sadece parası ve zamanı değil, vatandaşın insan olarak kendisi umursanmıyor! Çünkü vatandaş güçsüz, devletten rasyonel, kaliteli ve işlevsel bir hizmet alamıyor. Devlet bürokrasisi mış gibi hizmetini, ne dersek diyelim, sürdürüp gidiyor. Devlet vatandaşını umursamıyor, adam yerine koymuyor. Siz adınızı ARİF olarak bana tekrar tekrar söylediğiniz halde ben size AVNİ Bey diye hitap etmekte ısrar etsem hoşunuza gider mi? Gitmez,neden? Sizi umursamadığımızı, size önem vermediğimizi düşünmez misiniz? Düşünürsünüz"

Ahmet AK 
 29.11.2013 14:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 276
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1078
Kayıt tarihi
: 19.11.12
 
 

Evli, 2 evlat babası, 1965'te doğdu, inançlı, müziksever, insansever, yurtsever, iyi yüzer, ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster