Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Eylül '06

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
459
 

Memuriyet bordrolu kölelik midir ?

Memuriyet bordrolu kölelik midir ?
 

Bir haberde: “Memur açlık içinde!” diyordu. Memuriyet de yaptığım için bilirim... Nicedir koşullar öylesine zor ki. Maaşlar uzun yılların enflasyonu altında zaten erimiş durumda. Yıllık artış oranları hayat pahalılığını karşılamaktan uzak. Bir de işin kendi içinde zorlukları var. Statü ve karşılığında edinilen gelirler arasındaki çeşitlilik, çalışırken ve emeklilikte de kendini göstermekte. Özelleştirme ve siyasi baskılar da cabası. Emeğini dürüstlükle değerlendirmeye çalışanlar için hayat çekilmez boyutta. Memurlar ve kamu görevlileri gelir ve geçim olanakları açısından nüfusumuzun “en alttakiler” grubunu oluşturmaktalar. Buna karşın memuriyeti hala “iyi bir kapı” olarak gören önemlice bir kesim var. Ancak onların da çoğunluğunu dar ve orta gelirli aileler ve üniversite sınav yarışmasına büyük özverilerle hazırladıkları gençler oluşturuyor.Kısır döngü kendini tekrarlıyor... Derler ya “devlet, maaş verir gibi yapıyor”… Buna karşılık kamu kesiminin memur bazında üretkenliği yeterli bir kıvama ulaşamıyor.

Bunda memurların kusuru en az. Onlara hizmet-içi ve sürecinde eğitsel yatırım yapıldığını söylemek neredeyse olanaksız. Başarımı ödüllendiren bir motivasyon düzeneği de yok sayılır. Yıllar boyunca özellikle de siyasetin amaç dışı "kadrolaşma alanı" olarak görülen memuriyette- istihdam bir ölçüde kayırmacılığa dayanmıştı. Şimdi Türkiye, belli bir dönüşüm momentinde o konunun da acılarının yaşandığı- ve bedelinin belki de en çok yine memurlar ve ailelerince ödendiği- sorunlarla karşı karşıya bulunuyor. Kısa vadede de çözüm görünmüyor. Eğitim ile istihdam, istihdam ile sektörel gelişme arasındaki bağa yeterince önem verilmedi..."Ne kadar memura ne kadar sürede gereksinmemiz olacak, emeklilik sisteminin özellikleri nedeniyle beklenilenden ne kadar fazla memur emekli olabilecek?" gibi sorularla ve sorunlarla yeterli derecede ilgilendiğimizi söylemek güç. Sonuçta bir kördüğüm haline gelmiş bulunuyor konu. Çok şey rastlantılara bırakılıyor. Söylemeye gerek yok; gelişmiş ülkelerde bu türden sorunlar yaşanmamakta. Ancak bizimki gibi gelişmekte ve piyasa ekonomisinin koşullarını demokrasi içinde yerleştirmekte zorlukları olan ülkeler sorunu bu denli yoğun yaşamakta ve yaşıyor…

İnternet’ten düşen haber bu açılardan belki hep güncel ama yeni değil. Evet, memurlar açlık sınırında. Açlıktan öteki köy ise malum! Bir de üstüne, geleneksel değerlerin çözülmesi söz konusu;aile dayanışması dediğimiz olgu büyük kentler için özelliğini giderek yitirmekte… Bu ortam ve koşullarda insanların ortalama dört kişilik aile yapılarını barınma, ısınma, ulaşım, gıda ve zorunlu giderler açısından sürdürmeleri olağan üstü çabaları gerektirmekte. Vahşi piyasa ekonomisinin en örgütsüz kesimi olan memurların/ kamu çalışanlarının kısa erimde içinde bulundukları durumun düzelmesi tekrarlayalım; çok zor! Onların durumu, vergi adaletinden başlayarak ve üretimin desteklediği- gelir artışının dengelenmesine varan bir yapılanma söz konusu olursa düzelmeye başlayabilir. Hayat pahalılığının dizginlendiği, eğitim açısından okulların yeterli olduğu ve dershane yüklerinin sınırlandığı bir ortamda, sağlık hizmetlerinin sosyalleşmesi ile de bir ölçüde iyileşebilir.

Öte yandan özlük hakları ve maaş ve emeklilik koşulları açısından da hakça standart sağlanırsa yaşamları güzelleşebilir.O zaman bir kitaba, tiyatroya, sinemaya ve seyahate para bulabilirler, o zaman çocuklarını geleceğe güvenle hazırlanma konusunda huzur bulabilirler. 21.yüzyılın dünyasında bu sorunları çözmemiz olanaklıdır.Yeter ki memurdan, emekten, üretkenlikten yana bir anlayış güçlensin. Ve kuşkusuz, memuriyetin gerekleri olduğu gibi memur olmak,insanca yaşayacak bir gelir, çalışma ve emeklilik ortamına kavuşmak demek olmalıdır. Subjektif değerlendirmeler,yetersiz gelirler,belirisiz bir gelecek için tüketilen ömürler ve borç içinde sürünen bordrolu köleler gibi anılmak esas değildir herhalde.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 374
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 479
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Merhaba! Toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel olgularla ulusal ve evrensel düzlemde ilgilenme..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster