Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

24 Mayıs '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1769
 

Memurların hayal kırıklığı

Memurların hayal kırıklığı
 

Kamu Çalışanları ve emeklileri 2012 Yılına ait “Toplu Sözleşme Masasına” oturamamış, zaten yaklaşık altı aydır “zamsız” beynine kuvvet çalışıyordu.

12  Eylül 2010 Yılında yapılan Anayasa Düzenlemesinde  Memurlara “Toplu Görüşme” yerine “Toplu sözleşme”, Yargıya Başvurma yerine “Hakem Heyetine” gitme yetkisi veriliyordu.

Anayasa oylamasında özellikle memurlarımızı ilgilendiren maddenin aslında bir kandırmaca olduğu, memurların toplu sözleşme sonrası anlaşma sağlanamadığı takdirde yargıya bile gidemeyeceği birçok sendika ve sivil toplum örgütleri tarafından savunulmuştu.

Başta Türkiye Kamu- Sen, Kesk gibi büyük sendikalar Anayasaya konulan bu maddenin “bir kandırmaca olduğunu, sendikal haklarda eskiye göre geriye gidiş olacağını” savunmuş ve referandumda “hayır” oyu verilmesini istemişti.

Kamu-Sen ve Kesk’in temel savunma noktaları ise “Grevsiz bir sendikanın hak alma mücadelesini yürütemeyeceğini, özellikle de Hakem Kuruluna gidilmesi halinde ise bu kurulun çoğunluğunun iktidarların elinde olacağını, sonuçta da iktidarların istediklerinin olacağını” savundular.

İki büyük sendikamızın bu uyarıları dikkate alınmadı ve Kamuda diğer bir sendika olan Memur-Sen’in istediği oldu.

Memur-Sen AKP iktidara geldiği zaman kurulmuş, 2002 yılında 6 bin üyeli küçük bir sendika iken, iktidarın desteği ve himayesi sayesinde 2012 yılına gelindiğinde 505 bin üyeli ve kamudaki 11 işkolunun 7 sinde yetkiyi alan en büyük memur sendikası olmuştu.

Anayasa Referandumu esnasında Kamu-Sen ve Kesk yukarda açıklamaya çalıştığımız gerekçeler doğrultusunda bu Anayasaya koyulan memurlarla ilgili maddenin “bir aldatmaca olduğunu ve kabul etmediklerini” ilan ederek üyelerini “hayır” oyu vermeye davet etmişlerdi.

Oysa iktidarın kanatları altında, kamu çalışanlarının birçoğuna vaatler vererek, birçoğunu da tehdit ve şantajla üye yaptığı söylenen ve 2012 yılında en büyük Kamu sendikası olan Memur-Sen bu Anayasa oylamasında “evet” oyu verilmesi için var gücüyle çalışmıştır.

Referanduma gidilen o günlerde Memur –Sen Genel Başkanı:

“Nikâhımda bile bu kadar şevkle evet dememiştim” diyebilmiş, toplumun en kutsal değerlerinden birisi olan nikâhı bile iktidara yakın olma adına çekinmeden kullanabilmiştir.

2010 eylülünde Anayasa oylaması kabul edilmiş, ancak, aradan çok uzun bir süre geçmesine rağmen memur sendikaları ile ilgili yasal düzenleme yapılmamış , yasanın düzenlenememesi sonucunda da memurlar 2012 yılı ile ilgili “toplu sözleşme masasına” oturamamış, yaklaşık 2.5 milyon memur, 2 milyon memur emeklisi ise 2012 ait sosyal ve ekonomik haklarını alamamıştır.

Nihayet 2012 yılında kamu Çalışanları ile ilgili yasal düzenleme yapılmış Mayıs ayında ise masaya oturulabilmiştir.

Hükümet “Toplu Sözleşme “masasında Kamu Çalışanlarına beklenilen zammı vermemiş, 2012 yılı için 3,5-4 gibi “komik rakamlar önererek memurla adeta “alay” etmiştir.

Özellikle iktidarın destekçisi konumunda ki Memur-Sen hayal kırıklığı yaşamış ve “aldatıldığını”  görmüştür.

Şimdi yetkili sendika olarak Memur –Sen “Hakem Heyetine” başvuracaktır. Ancak buradan bu sendikamıza “geçmiş olsun” demek lazım. Zira “Hakem Heyetinin 7 üyesi hükümet tarafından atanmakta ve verdiği kararlarda “kesin” olmaktadır.

Yani Hakem Heyetinin verdiği karar kesindir ve yargı yolu kapalıdır. Kısacası Memur –Sen bile bile “lades” demiştir ve önceden belli olan bu sonucu zaten kabul etmiştir.

Kamu-Sen ve Kesk Toplu Sözleşmeden sonuç alınamayınca “bir günlük iş bırakma” kararı almış ve uygulamıştır. Memur –Sen ise bırakın iş bırakmayı, sokağa bile çıkamamıştır. 1 Mayısta Hak-İş ‘le birlikte Tandoğan Meydanında ÇSB Faruk Çelik’i kürsüye çıkaran, mikrofon veren Memur –Sen bu kez Sadece “Eğitim iş kolunda”  sözüm ona “oturma eylemi” yaparak, yasak savma yoluna başvurmuştur. Yani kısacası Memur –Sen sendikal mücadelede “sınıfta kalmıştır”.

Güvendiği dağlara kar yağmıştır.

Ülke her yıl yüzde 9-10 büyüyor diyen iktidara destek çıkarken, oturduğu masada memurlar için bu rakamın “yarısını” bile alamamıştır.

Diğer kamu sendikalarında “kırmızı, mavi, beyaz “ birçok renk varken, sarı renklere bürünerek sendikacılık olmadığını bazı sendikacılarımız “umut edelim ki” öğrenebilmiştir.

Dün “yetmez ama evet” diyenlere,

Dün “nikâhımda bile bu kadar şevkle evet dememiştim” diyenlere bu toplu sözleşme görüşmeleri ders olur, iktidara yaslanarak sendikacılık yapılmayacağı anlaşılmış olur.

Sonsuzluk (   Osman Özeker)     24.05.2012

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 281
Toplam yorum
: 232
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 2920
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster