Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '13

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
218
 

Mendil değil geleceklerini satın alıyorsunuz!!

Mendil değil geleceklerini satın alıyorsunuz!!
 

Araba kullananlar yada sık yolculuk yapma durumunda kalanlar bilir, kırmızı ışıklardaki cam silen ve mendil,su vs… satan çocukları, gerçi bütün Türkiye de bilir ya… bir şekilde bu çocukları karşılaşırız. Kışın ortasında yağmurun altında, yazın sıcağında güneşin alnında demeden ışıklarda hep bir şeyler satarlar. Çocukları gördüğümüzde eminim çoğumuzun yüreği burkulur içi ezilir hep bir şey yapmak isteriz. Sanırız ki biz bu çocuklardan bir şey satın alırsak ya da gönlümüzden fazlası koptuğunda ekstradan yardımda  bulunduğumuzda bu çocukların hayatı değişecek. Ama madalyonun iç yüzü hiç de bizim düşündüğümüz kadar basit değildir. Evet değişecek hayatları ama nasıl? Şimdi nasıl hayatlarını nasıl değiştirdiğimizi daha iyi anlayacağız.

Hatırlıyorum da eskiden kırmızı ışıklarda bu kadar çok çocuk yoktu. Birer ikişer tane çocuk görürdük ve onların kırmızı ışıkta yaz kış demeden kendilerini heba etmemeleri adına yardımlarda bulunurduk. Bizim yardımda bulunma nedenimiz onların bu yollardan kurtulması idi. Fakat gördük ki biz yardım ettikçe bu çocukların sayısı artmaya başladı. Önceden üç beş yol başında duran çocuklar artık her yol başında her kırmızı ışıkta türemeye başladılar. Bir kırmızı ışıkta bir çocuk varken herhalde yardımı çok fazla yaptık ki kırmızı ışık başına düşen çocuk sayısı da artmaya başladı. Biz bu çocuklara yardım ederken diyorduk ki çocuklara bir el uzatalım da buralardan kurtulsun. Ama biz yardım ettikçe onlar bu durumdan memnun olmaya başladı ve sayıları artmaya başladı veya birilerini memnun ettik. Çocukların mendil satmasına cam silmesine teşvik ettik ya da birilerinin sattırmasına…

Bizim yardımlarımız sayesinde çok yeni bir sektör oluşturduğumuzun hiç farkında değiliz. Bu sektör yardımlarımızla o kadar acımasız bir hal aldı ki, anne babaların zorlamaları ile çocuklar kırmızı ışıklara yollanmaya başladı. Hatta bizim yardımımız çok güçlü olacak ki işin içinde çok para döndüğünü gören çocuk mafyaları bile bu sektöre el attı. İş gittikçe karmaşık bir hal almaya başladı ve sosyal sorun olmaktan çıkıp kamusal bir sorun, bir suç halini aldı.

Belki çok iyi niyetler düşünerek yapılan yardımların nasıl bir hal aldığı karşısında biz bile şaşırmaya başladık. Olay çocuk ve aileden çıkıp mafyaya kadar uzayınca işin yardım boyutu da değişti. Eskiden çocukların sattığı mendil,su vs… almadığımızda herhangi bir karşılık gelmezken. Artık çocuklar sattıkları şeyleri almadığımızda sert tepkiler vermeye başladılar. Sattıkları şeyleri almadığımızda zarar vermeye başladılar, bozuk paralar ile arabaları çizmeler, küfür etmeler, saldırgan davranışlar göstermeye başladılar. Peki çocukların bu şekilde davranışlarını sertleştiren şey neydi? Eskiden çocuklar bu yaptıklarını harçlık kazanmak için yaptıkları için satış yapsalar da yapmasalar da tepkiler vermiyorlardı. Fakat iş harçlık çıkarmak daha büyük bir boyuta taşındığı için artık bunu bir meslek gibi icra ettikleri için ya da çocukları yönlendiren mafyalar tarafından yönlendirildikleri için sert tepkiler ortaya çıkmaya başladı.

Şimdi oturup düşündüğümüzde bizim yaptığımız yardımların sonucunun ne hal aldığını hayretle izliyoruz. Yaptığımız yardımlar sonucunda çocukların nasıl köle haline getirdiğimizi belki göremiyoruz belki görüyoruz ama bir gerçek var ki bu çocuklar artık bir meslek icra ediyorlar. Hiç hoş olmayan ve onların köle gibi çalışmak zorunda kaldıkları bir meslek! Yaşıtları okullarda ders yaparken onlar bizim yardımlarımız sayesinde mendil satıyor cam siliyorlar. Onlara para verirken böbürlenen ve ego tatminin sağlayan biz yardım severler şimdi onların bu halde olması sonucunda aynı ego tatminini sağlıyor muyuz! Birilerine iyi görünmek adına ya da gerçekten içimizden geldiği için yaptığımız yardımlar nasıl çocukları köle haline getirebileceğini deneyimleyerek öğrendik.

Peki bundan sonra bu çocuklar için bir şey yapılabilir mi? Sosyal hizmetlerin bu konu hakkında yapmış olduğu geniş çaplı çalışmalar mevcuttur. Tabi bu süreç içinde toplumun da bilinçlenmesi çok önemlidir. Buna yönelik sosyal farkındalığı artıracak seminerlerin yapılması ve etkin katılımlar sağlanması gerekir.  Görsel ve yazılı basının da yardımları ile insanların bilgilendirilmesi gerekir. Bilinçlenen insanlar yardımlarını direk çocuklara değil de bu yardımı çocuklara en sağlıklı şekilde ulaştırabilecek kurumlara yapmalarına yardımcı olacaktır. İşin içine mafyanın da girmesi sonucu kamusal alanda da çalışmalar yapılması şarttır. Sosyal hizmetler ve kamusal çalışmalarda işbirliği içinde yapılması daha sağlıklı olacaktır. Uzun ve disiplinli bir çalışma sonucunda çocukların kölelikten kurtulup yaşıtları gibi yaşamaları elbette hayal değildir. Çocukların güzel bir hayat sürmelerini istiyorsak geleceklerini satın almayalım.

Psikolog Ayhan ALTAŞ

Psikoterapist & Hipnoterapist

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1211
Kayıt tarihi
: 18.09.13
 
 

Uludağ üniversitesi Psikoloji bölümü mezunuyum, psikolojinin farklı alanında onlarca eğitim aldım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster