Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '17

 
Kategori
Parti
Okunma Sayısı
375
 

Meral Akşener Bugün, Şu Sorulara Cevap Vermelidir!

Meral Akşener Bugün, Şu Sorulara Cevap Vermelidir!
 

Meral Akşener’in liderliğinde kurulacak partinin bugün bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurulacağı deklare edildi. 

Türkiye’de yeni bir muhalefet partisine mi, yoksa etkin bir muhalefet partisine mi ihtiyaç olup olmadığının tartışmasını bir yana bırakalım. Veya Yeni Parti’nin gerçekten bir muhalefet eksikliğinden mi, yoksa mağduriyetlerden mi kaynaklandığına da hiç girmeyelim. Çünkü her birisi ayrı bir köşe yazısının konusu olacak kadar geniştir.

Şu aşamada üzerinde konuşulması gereken daha da önemli bir konu var:  Yeni Parti’nin kurucu üyeleri ile ilgili kamuoyunun zihninde oluşan sorular. Çünkü bu konu şimdiden kafaları karıştırmışa başladı bile. 

Umarım Akşener, bugünkü basın toplantısında bunlara tatmin edici cevaplar verir.

Basına yansıdığı kadarıyla, Yeni Parti’nin kurucuları Türk siyasi tarihinde görülmeyecek kadar farklı grup ve düşüncelerden oluşuyor. MHP’den tutun CHP’ye kadar, Doğru Yoldan tutun, Saadet Partisine, hatta HDP’ye kadar ne ararsan var partide.

Gerçi, her yeni kurulan parti, kuruluş aşamasında daha geniş bir seçmen kitlesinden oy alabilmek için meşrebini geniş tutar. AK Parti ilk kurulduğu zaman Ertuğrul Günay gibi sol kimliği ile öne çıkan isimler partide, hatta hükümette iyi bir konuma getirilmişti. Ama bu oran, ‘Milli Görüş’ kökenlilerin yanında ancak yüzde bir iki kalıyordu, yani sembolikti.  Bu da AK Parti’nin felsefesini veya ideolojisini olumsuz etkilemedi.

Ancak Akşener’in Partisi’nde, eğer basına yansıyanlar doğru ise, sembolik kişilerden ziyade, ilk aşamada daha çok MHP kökenlilerin varlığı bilinse de,  parti her ideolojiye açık bir görünüm veriyor. 

Evet, ideolojik taassup doğru değil, ama partilerin kendi içinde bütün bir felsefesi olmalıdır. Bu felsefe, şüphesiz ortak değerlerden, inançlardan ve hayata bakış açısından oluşur

Farklı inançları ve hayat anlayışları olanların, birbirinin düşüncesine değer mi vereceği, yoksa tahammül mü edeceğini bilemiyoruz. MHP’den, CHP’den, AK Parti’den, HDP’den katılacağı söylenen kişiler, nasıl ortak bir politika belirleyecek? Kendi ideolojisi olan bir insan, önyargıları parçalayıp nasıl  “öteki” olarak gördüğü kişinin politikasına değer verecek? Söz gelimi Milli Eğitim Bakanlığı’nın stratejileri kime göre biçimlenecek? Hele Onur Aydın’ın ifadesiyle 'Bu partide kimsenin gömleğini çıkarması istenmiyor'sa…

Yoksa bakanlıklar her farklı düşünce grubundan gelenler arasında paylaşılacak da kimse kimsenin işine karışmayacak mı?

Bugünün Türkiye’sinde bu anlayışın mümkün olmadığını Davutoğlu’nun 7 Haziran seçimlerinden sonra kurduğu ‘Geçici Hükümet’ örneğinde ziyadesiyle gördük. Keşke mümkün olsaydı! Olmadı, çünkü bir önceki gömleğini çıkarmadan, “sorunların çözümüne dair görüş birliği içinde” olmak gerçekçi değildir.

Ayrıca devlet politikaları birbirinden bağımsız politika belirleyemeyecek kadar da iç içedir. Örneğin Milli Eğitim ile diğer sosyal alanlardaki politikalar birbirini tamamlamalıdır.

Gerçekçi değil, çünkü geçmişten beri ideolojik tarafgirliğe dayalı bir siyasi anlayışımız var.  Bundan dolayı, biri diğerini hep ötekileştirdi.  “Bir insanın uzmanlığı, yetkinliği, tecrübesi, bilgisi, başarısı” hiç önemli olmadı. ‘Bizden mi, değil mi?’ önemli olan bu oldu?

Bu yaklaşımın acı faturasını 15 Temmuz günü, üç yüze yakın şehit ve binlerce gazi ile ödedik. FETÖ,  bu ötekileştirmeyi kullanarak 2014 öncesi yargının neredeyse yarısını, emniyet müdürlerinin yüzde sekseni işgal etmedi mi?

AK Parti felsefesi, bu ideolojik taassubu kısmen aştı.  Ama etki- tepki kuralı devam etti. Hala iktidarın hiçbir politikası, ana muhalefet tarafında kabul görmüyor.

Bu anlayış değişmeden yeni partiler kurmak, zorunlu ittifaklar yapmak, birbirinin görüşüne, düşüncesine değer veren değil, tahammül eden siyasi birliktelikler oluşturmak bizi bir yere taşır mı? İşte bundan emin değilim.

Meral Akşener, beklentileri olan insanları adına büyük bir sorumluluk altına giriyor. O zaman yukarıdaki sorulara da akla uygun bir cevap vermelidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bugüne kadar siyasetimiz böyle gelmiş olabilir ama değişmeliyiz, bence yaklaşım doğru.

Kerim Korkut 
 29.10.2017 16:29
Cevap :
Kerim bey yorumunuz için teşekkür ederim. Siyasette her şey çok hızlı değişiyor. zaman buna karar verecektir. Emin olun!  29.10.2017 18:59
 

Merhaba Sabri Bey...İyi Parti'nin, "iyi" mi, "kötü" mü olacağını anlamak için biraz beklemek lazım...Biraz daha bilgi toplamalı ve performansını gözlemeliyiz...Şimdilik, benim için, Türkiye'nin il sayısı kadar parti arasından biri...Bakalım bunlar arasından sıyrılabilecek mi?...Selamlar.

cdenizkent 
 25.10.2017 17:14
Cevap :
İlginiz için teşekkür ederim. Bakalım. Zaman neyi gösterecek  25.10.2017 19:43
 

Merhaba Sabri bey...Son cümledeki vurgunuz önemli...Meral Akşener, halk tabiriyle bu "yamalı bohça"yı niye omuzluyor??..Yoksa, birileri onu buna zorluyor mu?..Bütün mesele bu sorunun cevabında...Selamlarımla

ali açıköz 
 25.10.2017 11:14
Cevap :
Zaman her şeyi gösterecektir!  25.10.2017 12:23
 

Merak etmeyin, Meral Akşener hiçbir sorumluluk altına girmiyor ve o da diğer bütün siyasetçilerin yaptığını yapıyor. Yeni bir pati kuruyor ve şansını deneyecek. Nasreddin hocanın hesabı gibi: Ya tutarsa? Selamlar

Matilla 
 25.10.2017 10:19
Cevap :
Teşekkür ederim. Ülkemiz için en güzel ve hayırlı ne ise o olsun!  25.10.2017 12:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 517
Kayıt tarihi
: 18.10.17
 
 

1963 yılında dünyaya geldim. 1985 yılında Atatürk Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster