Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Şubat '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
636
 

Mercimek köfteli "mini parti" yaptık.

Mercimek köfteli "mini parti" yaptık.
 

Gül Hanımın Org dersi almışlığı var. Klavyelerin yabancısı değildi,


Film içinde film. Kemeraltındaki Blog buluşmasından sonra aynı gün, sıcağı sıcağına, bizde buluştuk. 5 Çayı tertipledik. Gülgün Karaoğlu, Gül Serhat Tuna’larla…( Gülgün’ün köfteleri lezizdi)

Arka pencereden bir yel esti

Yaptık evlerimizde bir mini parti

Hem Dürüyenin güğümlerini kalayladık

Mercimekli köfteler yaptık

Sahanlardan kaptık

Geçti piyanoya Serhatın sarı Gül’ü,

Çaldı Rodrigo’nun “mercimekli köfte üvertürünü”

Ah vakitler nasıl geçti, nasıl geçti

Hızımızı alamadık

Pirmete’lerden başladık

Blogcuları dolaştık

Giden Gelmez Dağı’na” gidenler

Acep, niye geri dönmezler”

Diyerekten söylendik durduk

Yoklamalar yaptık

Kaçakları saydık /

Kimileri, hava değişimine girmiş

Kimileri “Daça’sına” çekilmiş

Kimileri “Giden Dönmez Dağlarında” telef olmuş

Pirmete, pirzolalık kahkahalar peşinde:

”MB’da kapıdan böyle kaçılıyor”

“MB’da bacadan böyle giriliyor”

Diyor

Seslendik: “Kumsala oturttuğun kayık,

“Yüzmek istiyor artık”

Bekleme Med-Cezir’i sen

Daha henüz vakit varken

İşte büle büle

Namik gitti askere

Alır gelir teskere

Hayde bre!

Nah teskere

Kandırdılar bir olup da bizleri

“Büle büle” deyip de avunduk.

“Sanallar” bir araya geldik

Böylecene sanallıktan kurtulduk

“…Aaaa dedik, bak, eli, var gözü var”

“…Aaaa dedik o da bizim gibi bakar

Yokmuş birbirimizden farkımız

Hep aynı sokağa açılır kapımız

Bu fasulye iki buçuk lira

Hem kaynasın, hem oynasın

Eski bakırlar, eski mangırlar

Sanal blogcular alıyorum.

En’amlar, kur’anlar, tesbihler

Seccadeler, rüya tabirleri,

Minare gölgesi, imam vaizler

Sela’lar, imameli tespihler,

Kaçan kocayı, geriye getiren dualar

Alıyorum, para peşin, kırmızı meşin

Sanal blogcular alıyorum

Hakikisiyle değiştiriyorum

Yeter ki, sizler de isteyiniz

Sevgi ile bir araya geliniz

Bu dünyayı siz mi yarattınız

Onlardan önce, siz mi vardınız?

Hadi ordan, sanallık yapmayalım

Kişiliğimize, kişilik katalım

Dünya dönüyor nasıl olsa

Canı sıkılan olursa

El frenini çeksin

“Ben sanalım inadı olursa

“Hadi sana, “uğurlar ola!”

Andık Sabiş’in o gece, güzelim meleklerini

Öpsünler dedik neremi, neremi?

Biz öpülmekten, onlar öpmekten bıkmadı

Ah, bu ne sevgi, bu ne sevgi

Eskiler bir bir anıldı

Olaylar kefelere kondu, tartıldı

Men Dakka duka, elemtere şiş

Bu değirmen nasıl dönmüş, bu ne iş?!

Anlayan beri gelsin vallahülazim mafiş!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Partiye katılan herkese; ''ağzınızın tadı bozulmasın'' bozulmasın diyorum ve sevgi dolu selamlarımı gönderiyorum.. Gecikme için de ayrıca şahsınızdan özür diliyorum.. Saygı ile...

Sabiha Rana Melekler Yüreğinizden Öpsün 
 18.02.2011 13:58
Cevap :
Çok hassas ve çok janti bir havanız var. Bu, gururumuz oluyor bizlere de teşekkürler.  18.02.2011 17:16
 

Milliyet Blog dostluklarını anlatan bu sayfalar yüreğimizde daima yaşayacak.

Kerim Korkut 
 12.02.2011 8:36
Cevap :
Evet. İsabet buyurdunuz: " Yaşayacak!"  12.02.2011 14:46
 

:(( Hocam yazı muhteşemdi baştan sonu okudum... Cellek Hocamın tarzı bu şahsına münhasır... Gül ve Serhat Tuna'lar benim için çok özeldirler sizi de sevdiğim aşikar bu sebeple aranızda olmak çook isterdim. Neyse Mart sonuna doğru İzmirdeyim bakalım benim için de bir parti düzenleyen çıkacak mı? Bu arada kitapları bugün aldım çok teşekkürler, hemen başlıyorum okumaya... Selam ve sevgimle...

Sema Sener 
 12.02.2011 0:30
Cevap :
Serhat Tunaları da al gel. Aynı partinin ateşini, bir daha yakalım anasını satiym. Dünyaya bir daha gelmeyiz be yau! Bekliyorum ha! Simitlerin kraliçesi aziz dost. Neşe Evrime de ver o kitaptan olur mu? "Hocam hocam" diye de şımartma beni. Bu sıralar herkesler hoca demeğe başladı zaten. Kitabı beğeneceğini sanıyorum. Espriyi seviyorsun. Her bir yazı " kara mizah" o kitapta. Selam ve sevgilerle.  12.02.2011 11:22
 

Sayın Maslahatgüzar Üstadım, okudum efendim, yorumu da cevabı da okudum. Gönderip getiren sağolsun. (Bu ifade, eskilerden selam cevabı için söylenirdi.) Neyse efendim, erenlerin sağı-solu olmaz derler. Bizce de bütün yollar Romaya çıkıyor. İki Üstad ve çakma bir Antalya'lı olarak üçlü, tele konferans gibi oldu bence yalnız, ses yok. ses, ses, bir,iki, bir, iki.... yok efendim bu, sessiz telekonferans :-) Sayın Pir Mete bey'in yorumlarla iştiraki biraz "amorti" gibi... Sağlıklarla, mutluluklarla...Herkesin gönlü hoş ola...Benden de iki Üstadıma da derin saygılar efendim...

Yurdagül Alkan 
 10.02.2011 20:40
Cevap :
A be sen ne güzel sülersin/ Alnından öpülesin / İşkolikten işgüzarlığa / Oradan da maslahatgüzarlığa / Terfi ettiririsiniz boyuna / A be hiç işiniz yoktur sizin / Leyleği hepten havada sanırsın/ Mevkiler dağıtırsınız bağırta bağırta / Dayanmaz bu yürek pazarlığa / Men dakka, men dukka/ Cebimizde o kadar yok cukka / Yüreğimizde var, dokundukça / Maslahatçıysak hayırlar ola / Bütün sokaklar Roma'ya / Şen ola düğün, şen ola / Aldırma gönül aldırma / Diye teselli bulduk / Yan gelip çamura batmadık / Romanın yolları taştan / Şükür ki , çıkmayız o yokuşlardan / Anatalya gibi olsun deriz doğuştan / Olsun her yönüyle denize bakan / Telekonferans deriz, ortalıkta yok numaralar / Çakar çakmak, çakmaz çakmaktaş / Her "çakma" sizler gibi olsa / "Çakma" ların abidesi / Atatürk Meydanına dikilirdi / Üüzülme, aldırma gönül aldırma / Git Karaoğlu Parkına / Martılarla selam yolla / Üçlü konferans, oh ne alâ! / Bizde numaralarımız olmasa da / Haber yollarız martı'larla / Konferansları kafana takm SLM  11.02.2011 14:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 885
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster