Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Eylül '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
296
 

Merhaba yeniden

Merhaba yeniden
 

Merhaba, ben buradayım yeniden.

En son oğlumun sünnet düğünü davetiyesini herkes bilsin istemiştim.

Ondan sonra yine uzun bir boşluk.

Yazma anlamında değil onları size ulaştırma konusunda bir boşluk.

Neler yapmadık ki?

Önce Denizli Çameli’ ne gittik. Anadolu nefes. Sanki oralar olmasa ben buralarda yaşayamam gibi. Hemen hemen bütün Ege' yi dolaştık. Ortaca, Fethiye, Göcek, Bodrum. Eşimin ailesi fena halde köylü. Eşim 11 kardeş. Ama neredeyse bu beni çıldırtacak kadar mutlu ediyor. Oğlum ile ikimizdik. Anne ile oğul. Yolculuk yaptık. Biraz birbirimizi tanıma dönemi gibiydi. Biraz onu topraklarına götürme isteğiydi.

Tabi o yine de çocuk. Kiraz yedik. Konserve yaptık. Tavukların altından yumurta topladık. Hayvanları kendi doğasında gördü. Aslında belki biz söylemesek bile, her şeyin kendi içinde daha güzel olduğunu gördü.

Artık daha cılız bir sesle “evde hayvan besleyelim” diyor. Ona çok şey yüklemiyorum ama, umarım, bu beton yığınlarının arasında nasıl mutsuz olacaklarını düşünüyordur.

Aslında her sene gidiyoruz. Bu eşim ve benim için birer ayin gibi. Ama ilk defa oğlum yaşadıklarını aklında tutacağı için benim için önemliydi. Gittiğimiz, oğlumun ilk defa görüp de hafızasına yazdığı her şey için babayı aradık. Bodrum dan erken rezervasyon yaptırmadığımız için Ordu' ya uçak yerine otobüsle geçtik. Bu da ayrıca ilginçti. Çünkü insanı insan yerine koyan bir firma ile değilde, ne için burada olduğumu sorgulatan bir firma ile Metro ile gittik.

Bunu bilmelisiniz, ayrıca Varan, Kamil Koç, Ulusoy un yazın tam fındık dönemi ve Bodrum içinde turizm döneminde Karadeniz seferleri yokmuş. Nasıl bir durum. Alternatif olmayınca yolculuk da “Burada inebilirsiniz, beğenmiyorsanız niye bindiniz.Başka bir firma ile gitseydiniz” gibi laflara maruz kaldık. Kendilerinde her şeyi yapma hakkı görüyorlar. Yolculuğumuz tam 24 saat sürdü. Rize arabasıydı. Otobüs Fatsa da bozuldu. Yani anlayacağınız 24 saatte biz ancak Fatsa’ya gelmiştik. Babama telefon ettim. Perşembe ' den bizi almaya geldi. Bütün yaz tatilimizin en kötü yanı buydu belki.

Sonra yeşilden, bir cennet. Mavi ile yeşilin muhteşem neredeyse kusursuz sayılacak güzellikteki uyumu içinde evime vardım. İşte ben fena halde Karadenizliyim derken bunu kastediyordum.

Burası benim özüm. Herkes bir yerlere ait olmak ister. İster keskin aşklar yaşasın sevdiğiyle, ister çocukları için bir yuva kursun, ister her ortamda kendini ifade etsin, aslında bir yere ait olma isteğidir bütün çabaları. Ben artık çaba falan harcamıyorum.Ben fena halde Karadenizliyim. Oğlum Ege’yi de sevecek. Her şeyin farkında ve o da fena halde Karadenizli. "Trabzon kolbastısı öğrenmiş, "Anne ben sana öğreteyim" diyor. Korkumdan ben biliyorum diyemiyorum, çocuğuma.

İşte evimdeyim. Dut pekmezi yaptık, fındık diplerini temizledik, turşu yaptık, denize gittik, düğünlere gittik, fındık topladık. Fındık fiyatlarına kızdık biraz. Bu belki bir başka yazımın konusu olacak.

Ve şimdi yine İstanbul' dayız. Ben üzülerek döndüm, neredeyse ağlayarak. Oğlum sevinerek. Çünkü o da buraya ait olduğunu biliyor ve hissediyor. Bir daha ki sene yine Ordu ' ya gideceğim diyor ama, okula burada gideceğim diyecek kadar buralara sahip çıkıyor.

Belki oda buralarda nefes alıyordur.

Kimbilir.

Ben bütün bu yaz tatili boyunca kitap okudum. Kalem ile (bu biraz komik değil mi? kalem ile) notlar aldım. Yazılar yazdım, ama bilgisayar olmayınca hiçbir şey yapamadım.(?)

İşte yine buradayım.

Sizinle paylaşacağım çok şey var.

Sevgilerimle. YASEMİN YENİL.

Not.Varan.Ulusoy, Kamil Koç da tanıdıkları olan varsa lütfen beni arasın.Yetkili birilerine ulaşmaya çalışıyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 96
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 356
Kayıt tarihi
: 05.09.07
 
 

Size hikayeler anlatmamı beklemeyin, halen büyümek istemeyen birisiyim. Daha çocuk, daha yaramaz ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster