Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Kasım '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
342
 

Merhumu nasıl bilirdiniz?

Merhumu nasıl bilirdiniz?
 

Sonbahar, Ekim ayının son günü ve benim için hüzünle sevincin karıştığı bir gündü dün. Geçen yıl bu mevsimde Bülent Ecevit, bu yıl Erdal İnönü. Türk siyaset tarihinin son yıldızları da birbir ayrılıyor aramızdan. Ne yazık ki boşlukları doldurulamayacak kadar iyi siyasetçilerdi.

Cenaze namazında katılanlara sorulur, "Merhumu nasıl bilirdiniz?",diye. Herkes ağız birliği etmişcesine, o an için bile olsa olumlu düşünür, hakkını helal eder, varsa merhuma karşı kötü duygu ve düşüncelerini bir süreliğine rafa kaldırır. 4 Kasım pazar günü Teşvikiye Camii'nde yapılacak merasimde ve Zincirlikuyu'daki aile mezarlığında toprağa verilirken Merhum İnönü için de aynı soru sorulacak ve tüm insanlar ona karşı gerek içinden gerekse dışından yüzlerinde tebessümle, "Çok iyi bilirdik Merhumu, hiçbir Allah'ın kulunu incitmemiştir!", diyecekler ve raflara kaldırılacak hiçbir olumsuz duyguları olmayacak!

81 yıllık yaşamında bilimsel başarılara ve çalışmalara karşın, geç ve zoraki girdiği siyasi çalışmalarında başarısız gibi gösterilmiştir, oysa ki derinlemesine inildiğinde bence başarılı olan birçok çalışmaları vardır. En azından
siyasete alçakgönüllülük, bilgelik, sadelik, güler yüzlü hazır cevaplılık, kendi işini kendi yapma ve halka yakın olmak gibi birçok örnek davranışlar onunla girmiştir. Belki dünyada makam arabası yerine taksiye binen tek siyaset adamı, yine korumasız halkın içinde, çarşı-pazar gezen, paltosunu, çantasını kendisi taşıyan tek lider.

Doğu Anadolu'da bir seçim gezisinde SHP Genel Başkanı olarak Diyarbakır ve Cizre'de halkın karşısına çıkar.
Cizre'de seçim otobüsü taşlanıp ve bir grup tarafından protesto edilince miting iptal edilir ve vaktinden önce sıradaki şehre Siirt'e varılır. Seçim gezilerinde programın sarkmasına alışık olan Siirtli İlçe Başkanı şaşkınlıkla kendisine teşekkür edince, hazırcevap İnönü:

-Sen bana değil, Cizrelilere teşekkür et, der.

Bundan daha net ve daha güzel cevap ve incelik olabilir mi?

6 Haziran 1926 yılında Ankara'da başladığı yaşam yolculuğu, 31 Ekim 2007' de tedavi için gittiği Amerika'da
Houston'da son buldu. Öğrenim hayatı Ankara'da geçti. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi'ni bitirdikten sonra Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü'nde yüksek lisans ve doktora yaptı. Ankara Üniversitesi ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde akademik çalışmalarına devam etti. ODTÜ'de rektörlük görevinden sonra 1974'te Boğaziçi Üniversitesi'ne geçti. 1983 yılında SODEP'in kurulmasıyla birlikte severek yapmadığı siyasete atıldı. 1995 yılında Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak DYP-SHP koalisyon hükümetinde yer aldı.

Prof. Dr. Erdal İnönü 2004'ten beri Sabancı Üniversitesi'nde ve TÜBİTAK Feza Gürsey Enstitüsü'nde görev yapıyordu.

Hepimizin başı sağolsun! Allah rahmet eylesin ve toprağı bol olsun! Onu hep anacağız güzel duygularla!



Resim alıntıdır.

http://www.netturktv.com/img/haber/genel/inonu2.jpg

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sayın inönü 2 temmuz 1993 günü saat 12 ile 19 arasında neredeydi? o sırada hangi görevdeydi? bu soruma doyurucu bir yanıt verilirse ve bana da sorulursa yukarıdaki soru; evet iyi bilirdik derim. sağlıcakla.

Hakan Karaduman (Akdenizli) 
 03.11.2007 8:56
Cevap :
Yanıtını biliyorsunuz,yazmama gerek yok.. Ben de size 4 Temmuz 1980 yılında Ecevit neredeydi,derim...Bazen siyasilerin,hatta askerin elinin kolunun bağlı olduğu durumlar oluyor. Başbakan olsaydı, Cumhurbaşkanı olsaydı soru yerinde bir soru olurdu,yardımcı ne yapabilir ki? Nitekim yapamadı da...Selamlar...  03.11.2007 13:19
 

politikanın da dürüstçe , zerafetle ve bilge bir bakışla yapılabileceğini gösteren nadir insanlardan biriydi. Nur içinde yatsın. Sizin de elinize sağlık . Sevgiler. Nilgün

nilgun 
 01.11.2007 22:52
Cevap :
Teşekkür ederim Nilgün Hanım, zerafet, nezaket ne yazık ki bazı alanlarda geçerli değil,siyaset gibi...sevgiler selamlar...  02.11.2007 10:23
 

BİR İNSAN BU KADAR SICAK GÖRÜNEBİLİR Mİ.İÇİNDEKİ İNSANCILLIK YÜZÜNE VURMUŞ.ALLAH RAHMET EYLESİN.

METİN ÜSKES 
 01.11.2007 13:21
Cevap :
Teşekkür ederim Metin Bey, Tavas'lı imişsiniz, yeni gördüm. Hoşgeldiniz aramıza, güzel yazılarınızı bekliyoruz...selamlar!  01.11.2007 21:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 2957
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 1960
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster