Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '13

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
92
 

Mersin Deplasmanına dair

Mersin Deplasmanına dair
 

Aykut Hoca geçen haftaki gibi yeni transferleri ilk onbirde tercih etti. Emre ve oynadığı oyunla kendini gösteren Webo hakkındaki kararını normal bulmuş. Fit durumda olmadığı açık olan, aylardır maça çıkmayan Ziegler'i Hasan Ali'ye tercih etmesini ise burada eleştirmiştik.

Geçen hafta eleştirilerimin bir diğer sebebi de transferler öncesinde, ilk onbirde oynayan Mehmet Topal ve Hasan Ali'nin 18'de daha olmamalarını anlamsız buluşumdu. Mehmet Topal bu hafta 18'de kendine yer bulurken Hasan Ali yine 18'de yoktu. Bunun bir açıklaması olmalı herhangi bir dsiplin sıkıntısı mı çıkardı, nedir yani mevzu? Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; Ziegler'in şu andaki form durumu, Hasan Ali'nin son dönem form durumunun katiyen üzerinde değil.. Yine de Fenerbahçe kulübesindeki fotoğraflara baktığımızda, kulübenin çok daha iyi göründüğünü söylemek gerek.

 

 

Aynı şekilde haftalardır formsuzluklarıyla ön plana çıkan, Dirk Kuyt ve Cristian Baroni yine onbirdeydi.  Hocanın Kuyt'a olan güveni Rıdvan Dilmen'in anlattıklarıyla bildiğimiz bir durum  Ancak Baroni'nin kötü oynadığı maçlardan sonra da hep onbirde başlamasını kimse gibi ben de anlamlandıramıyorum.

 

Bir ihtimal idmanlarda çok iyi çalışıyor olmaları. Bu konuda Kuyt güvenilir bir isim gibi görünürken, Cristian pek öyle durmuyor dışardan. Buna değinmemin sebebi de, hocanın antrenman performanslarına verdiği önemin bilinen bir şey olması.

 

Maça Sow önceki maçtaki gibi solda başlarken, geçen haftanın etkilisi Webo yine ön alanda etkili oynadı. Fenerbahçe geçen haftaki gibi, maç başlangıcıyla beraber, oyunu büyük oranda rakip kaleye yığdı. Hem son paslardaki sorunlar, hem beceriksizlik, hem de rakip kalecinin başarısı erken bir golü önledi. Sow'un yüzde yüzlük pozisyonunu kurtaran kaleci, Emre'nin harika şutunu da iyi çıkardı. Diğer pek çok pozisyonda da doğru pozisyon alışıyla dikkat çekti.

 

Gökhan ve Ziegler'in kanat etkinliklerindeki noksanlığın da, üretkenliğin çok büyük olmamasında ciddi etkisi olduğunu söylemek gerek. Gökhan'ın formsuzluğuna da iyice alışmaya başladım. Yine de eskisine oranla çok daha fazla pozisyona giriliyor. Webo sol tarafta oynatılması eleştirilen Sow'a iyi kulvar açıyor. Kendi de pozisyona girdiği gibi, iyi takiple attığı kafa golüyle, Fenerbahçe'nin soyunma odasına önde girmesini de sağlamış oldu.

 

Mersin de Fenerbahçe'nin etkili oynadığı ilk yarıda iki ciddi pozisyona girerken, bilhassa Mert Nobre'nin rövaşatası fenaydı. Kaleyi sıyıran topun girmemesi, Fenerbahçe adına şans anıydı. Ayrıca  Nobre'nin de hiç değişmeyen mücadelesiyle, her zamanki gibi parmak ısırttığını söyleyeyim. Kendisi hiç şüphesiz bir 'Modern Çağ Gladyatörü' .

 

 Bulak'ın Mersin'i futbolu çirkinleştirmeden kendi futbolunu oynamaya çalışıyor. Ters ayaklı Culio'yu formsuz Ziegler'in karşına koyarak, Fenerbahçe'nin solundan etkili olmak istedi ama Culio bugün ruh gibiydi.

 

Fenerbahçe ikinci yarıya tel tel dökülen Cristian'ı soyunma odasında bırakıp, saf kanat oyuncusu Caner'i oyuna alarak başladı. Bu değişiklik Emre ve Meireles'e dinamizm desteği anlamında ilaç olurken, Sow'u da forvet arkasına yerleştiriyordu. Sow'un o bölgede pas kalitesi katacağından şüpheliyim elbette. Ama Webo'nun açtığı kulvara harika koşular yapailir gibi göründü. Zaman zaman oyun içinde denenecek bir opsiyon olacak gibi sanki.

 

70'e kadar iyi kötü idare eden Fenerbahçe'de , üst üste yaptığı top kayıplarıyla Aykut Kocaman'ın da bir yere kadar dayanabildiği Kuyt, yerini Mehmet Topal'a bıraktı. Ben olsam Mehmet Topuz'u alırdım. Hoca Topal'ı alıp, Culio'nun yerine giren Lawal'ın enerjisi ve Meireles'in yorulmasıyla düşmeye başlayan orta sahayı geri almak istedi. Bu sırada Sow'u da maçtaki 3. yeri olan sağ tarafa yolladı. Sow'un diğer bölgelerde oynadığında daha fazla pozisyona girdiğini gözlemledim. Ancak çok gezdiği için gol bölgesinde yeterince güçlü olamıyor. Bir süre sonra enerjsini o bölgenin gereklerine uygun bir biçimde yayabileceğine inanıyorum.

 

Mehmet Topal Fenerbahçe'ye orta sahayı geri kazandıran performansı sergileyemezken, Nobre'nin çıkışıyla Mersin de yakaladığı oyun üstünlüğünü pozisyona çeviremedi. Topal muhtemelen bu 2 haftalık yedeklik periyodundan olumsuz etkilenmiş ki, ikiye bir pozisyonda bomboş arkadaşına vermek yerine, normalde hiç yapmadığı şekilde çalımla kaleye gitmeyi denedi.

 

Son dönemdeki düzenli puan kayıplarından sonra, bu galibiyet özellikle deplasmanda alınışıyla da çok değerli. Bu zamandan sonra, iç-dış her sahada kazanmayı sürdürmesi gereken Fenerbahçe, üst üste ciddi deplasman maçlarına çıkacak. Bu son iki maçtaki daha fazla ön alanda oynanan futbol, öncekinden çok daha umut verici. Futbolumuzun yumuşak karnı defanslarımız olduğuna göre, en mantıklısı maçı rakibin zayıf olduğu bölümde oynamak olacak!..

 

Meireles'in 89uncu dakikada, alakasız bir pozisyonda yaptığı faulle aldığı sarı kart anlamsızdı. Sarı kart sonrası itiraz etmesi de öyle. Trabzon'da takımı yanlız bırakmasına neden olacak bu hareketi neden yapar anlamak mümkün değil!

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 439
Kayıt tarihi
: 28.10.12
 
 

Futbola, basketbola voleybola meraklıyım. Diğer pek çok sporu da izlerim. Bunlarla ilgili yazılar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster