Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '09

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
1031
 

Mersin'deyim

Mersin'deyim
 

İLERİ İLK OKULU


En son 1 sene önce gelmiştim.

Büyüdüğüm şehir. Çocukluğumun geçtiği.

İlkokula başladığım şehir. İlkokulum artık bir harabeye dönmüş neredeyse. Uğradım. Tadilat yapılıyor. İlkokuldan evimize gittiğim yolu yürüdüm şimdiki ayaklarımla. Bacak boyumun uzadığından olsa gerek, çok çabuk bitti yol. Ve şöyle bir baktım çocukluğumun geçtiği sokağa. Apartmana. Yol üstünde ki kırtasiye mağazalarına. Eskimişler. Yıllar beni büyütmüş, onları yıpratmış. Çok şükür demek lazım belki de. Ne mutlu ki, hala yıkılmamışlar. Ayaktalar. Ve ben bu okul-ev arası yolculuklarımı gelecek sene de yapabilirim belki.

Özlemişim çocukluğumu. 6 yaşında gözlerime taktığım siyah, kemik gözlük çerçevesi ile gördüklerimle, şimdi ki gördüklerim arasında pek bir şey değişmemiş. Hislerim de değişmemiş. Yüreğim aynı çekingen küçük okul kızına dönüverdi yürürken.

Özlemişim o çekinik, ürkek halimi. O zamanlar beni koruyacak birileri vardı çünkü…

Şimdi öyle mi ya, artık büyüdük.

Şimdi bizim korumamız gereken insanlar var hayatımızda.

Anılar bu yüzden olsa gerek. Sığınacak limanlar gibi.

Yorulduğumuzda, tükendiğimizde eskileri hatırlamak için.

Sahi ne zaman bu kadar büyüdüm ben?

Meraktayım: Okul çıkışında el arabalarının üzerinde satılan leblebi tozları, okul vakti hala satılıyor mu?

Okul kantininden aldığımız simit-şalgam ikilisi hala çocukları cezp ediyor mu?

O şalgam şişeleri hala tombul karınlı, folyo kapaklı mı?

Yazları hala okul önü cici bici ve karsambaç arabaları geliyor mu?

Eve varmadan önceki son köşe başı bakkalı Tahir Amca hâla hayatta mı?

Not: fotoğraftakiler, İleri İlk Okulu ve 3 sokak ötesinde ki Akkızoğlu Apartmanı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

geç kalınmış bir yorum olacak kusura bakmazsın umarım. merak ettiğin konulara yardımcı olayım istedim. Leblebi tozu kalmadı artık, ama hala külahta nohut satan bi amca var:)gerçekten.simit-şalgam hiçbirzaman bitmez, şişeler tombul olanlar pekkalmadı, bici hala mevcut oda bitmez, tahir amcayı bilemiycem ama oraya çok yakın tahsin amca duruyor,Bende az ileride beşyolda aksu fırınını hatırlarsan; üstünde oturduk yıllarca elif apt. 36 yaşında biri olarak en eski hallerini bilirim.fırınının az ilerisinde büyük bir park vardı yaşlı bir söğüt ağacı hiç unutamam altında çook misket oynamıştım. Etrafı çiçeklerle dolu bir parktı çiçeklerini dikkatlice çekip balını yerdik, at arabalı dönme dolap gelirdi arasıra düzeltiyorum at değil eşek çekerdi 4-5 cocuk anca sığar, tahta sandalyeli açık hava sinamalarında film başlar başlamaz uyurduk ve şehir gazozunu unutmam birde siyah çekirdek dişler ve ağız simsiyah :) birde unutmadığım annemin merdaneli çamaşır makinesi az kapmadı elini çamaşırı sıkarken:)

Kıvaç Kılınç 
 19.11.2010 3:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 119
Toplam yorum
: 101
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 1368
Kayıt tarihi
: 11.02.09
 
 

Ben kimim? Tüm sıfatlarımın dışında doğduğum günden beri bu sorunun cevabını bulmak için sürekli ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster