Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Eylül '06

 
Kategori
Lojistik / Taşımacılık
Okunma Sayısı
985
 

Mersin limanının bugünü, geleceği...

Mersin limanının bugünü, geleceği...
 

21. yüzyılda dünya, taşımacılık alanında “ kapıdan kapıya ” olarak özetlenebilecek konteyner modeline yöneldi...

Gemilerin depolarına yüklenen ve gideceği ülke limanında boşaltılıp alıcıya ulaştırılan, büyük kayıplara, zararlara yol açan eski tip taşımacılık yöntemleri terk ediliyor..

Alt taşıma sistemleriyle bütünleşmiş taşıma zincirlerine entegre edilebilen bu yeni taşımacılık tarzı, eski tip dökme yük gemilerine göre inşa edilmiş Türk limanlarını zorluyor...

Türkiye’ de konteyner taşımacılığına uygun sınırlı sayıda liman var..

Bunların en önemlileri İzmir ve Mersin’de..

Limanları elinde bulunduran TCDD gerekli yatırımları yapacağına, yıllarca buralardan elde ettiği kârlarla, başka faaliyetlerinin zararlarını kapatma yolunu tercih etti..

Oysa hem dünya hem Türkiye dış ticareti, küreselleşmenin de etkisiyle hızla büyüyor, gelişiyor..-1996/2005 yılları arasındaki on yıllık dönemde tüm dünyada ekonomi hasılası her yılda ortalama 3.8 büyürken, dünya ticareti bunu neredeyse ikiye katlayarak her yıl ortalama %6.5 büyüdü-

Dünyadaki gelişmelerden Türkiye’de nasibini aldı..

1960 ların koşullarında tümünü toplasanız birkaç yüz bin tonu bulmaz işlenmemiş tarım ürünü ihracatına dayalı içine kapanık bir ekonomik sistem, dünyaya açılmaya başladığı 1980 lerle bile karşılaştırılmayacak büyüklüklere ulaştı..

1980 yılında 2,9 milyar dolarlık ihracat yapan Türkiye, 2000 yılında 27 milyarlık ihracatı başarı sayarken, 2005 sonunda 74 milyar dolarlık rakama ulaştı..

2005 yılında Türkiye 74 milyarlık ihracat yanında 116 milyar dolarlık ithalat yaparak 190 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle tanıştı..

9. beş yıllık kalkınma planında ön görülen verilere göre Türkiye 2013 yılında Türkiye 210 milyar dolarlık ihracat ve 275 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirecek..

80 milyon nüfusu ve 500 milyar dolara yaklaşan dış ticaretiyle dünyanın en büyük ekonomilerinden birine sahip bir ülke, 1960 ların koşullarındaki, 50 yıldır yatırıma hasret bekleyen limanlarıyla geleceğe nasıl ayak uyduracak?..

İhracat ve ithalatın neredeyse tamamının –denizlerin payı %90 ların üstündedir- denizlerden yapıldığı günümüzde, Türkiye özellikle Mersin ve İzmir limanlarını bu haliyle bırakarak bırakın 2013 hedeflerini bugün bile hizmet vermekte zorlanıyor..

Sorun sadece Türkiye’ye de özgü değil..

Başta Çin olmak üzere Uzakdoğu’dan başlayan ihracata dayalı büyüme modelini seçen tüm ülkeleri, özellikle kontayner taşımacılığına uygun limanlar konusunda yeni arayışlara yönelmek zorunda kaldılar..

1990’dan günümüze konteyner taşımacılığının yaklaşık üç kat arttığı görüldü..

Son projeksiyonlar 2012 yılında dünyada taşınacak konteyner sayısının 500 milyona ulaşacağını gösteriyor.. Bunu gerçekleştirmenin yolu, konteyner taşımacılık işlemlerinin hızlı biçimde yapılmasına olanak verecek modern, alt ve üst yapısı yeterli donanımlı, etkin ve verimli hizmet veren limanlara sahip olmaktan geçecek..

Çin bile eski devletçi anlayışı bir yana iterek limanlarını özelleştirmeye açmak zorunda kaldı..

Özelleştirilen Şanghay limanı 2005 yılında 380 milyon tonluk işlem hacmiyle dünyanın en fazla işlem yapılan limanı ünvanını Rotterdam’ın elinden alarak, birincilik koltuğuna oturdu..

Aslında tüm Asya ülkeleri, liman özelleştirmelerinde büyük yol aldılar:

Malezya, Hong Kong, Hindistan, Tayvan, Filipinler, Güney Kore başta konteyner terminalleri olmak üzere pek çok liman hizmetini özel sektöre devrederek, sağlanan taze kaynaklarla yeni yatırımların önünü açtılar..

Bu ülkelerde özelleştirme sonrası verimliliğin %15-20 arttığı gözlendi..

Son 20 yıldır gündemden düşmeyen liman özelleştirmeleri AK Parti hükümetinin 2005 başında aldığı kararla bir anda hızlandı.

Mersin ve İzmir’in içinde bulunduğu 6 liman Özelleştirme İdaresi Başkanlığına devredilerek, öncelikle Mersin limanı ihalesi gerçekleştirildi..

AKFEN-SPA konsorsiyumunun 36 yıl süreyle işletme hakkını elde ettiği liman aylardır yasal işlemlerin tamamlanmasını bekliyor..

Mersin limanında ortaya çıkan belirsizlik ve gecikme İzmir liman özelleştirmesini de etkiliyor.. ÖİB son bir yıl içinde dört kez ihaleyi ileri tarihlere erteliyor..

Oysa yeni yatırımdan geçtik, yenileştirme adına çivi çakılmayan Türkiye’nin en stratejik iki limanının bir an önce çağa ve yeni dünya ekonomik boyutlarına uygun hale getirilmesi şart..

Türkiye’nin her yıl büyük artışlar gösteren ithalat ve ihracatı özellikle konteyner

taşımacılığında ortaya bugünkü yapıyla karşılanması olanaksız talep doğuruyor..

Alt yapı yetersizliği İzmir’de sıkıntıları içinden çıkılmaz hale getiriyor.. Liman sıkışıklığı nedeniyle açıkta daha fazla beklemeye başlayan gemiler nedeniyle bölge firmaları konteyner taşıma ücretlerinde %25’e varan sıkışıklık zammı ile karşı karşıya kalıyorlar.. Söz konusu ekstra ödeme, rekabette zorlanan Türk sanayicisi, iş adamı, ihracatçısına, günahı olmadığı halde maliyet artışı olarak yansıyor..

Türkiye’nin dış ticarette patlama yaşadığı ve ülke genelinde kuru yük işlem hacminin %24 arttığı 2004 yılı sonunda Mersin limanında %12 lik düşüş yaşanması buna karşı konteyner taşımacılığında tüm olumsuzluklara rağmen %14 lük artış gözlenmesi konunun incelenmesi gereken farklı bir boyutu..

Mersin limanının geleceği yeni yatırımlar ışığında konteyner taşımacılığında sağlanacak gelişmeye bağlı..

9. beş yıllık kalkınma planının temelini oluşturan alt komisyon raporunda yer alan muhafazakar hedeflere göre Mersin konteyner taşımacılığında 2010 yılında 1 milyon, 2020 de 2 ve 2030 yılında 4 milyon konteyner/yıl elleçleme hizmetine göre yeniden yapılanmalı..

Birleşik Arap Emirlikleri ise başta Dubai olmak üzere neredeyse tüm şehirlerin kaldırımlarını bile konteyner taşımacılığına açarak ülke toplamında yılda 2005 yılında yıllık 9 milyon konteyner elleçleme rakamına ulaştı..(BAE’lerinin lokomotif limanı Dubai bugün kontayner işlemleri itibariyle dünya genelindeki ilk 10 içinde..)

Dubai’nin gelecek 10 yıl için koyduğu hedef ise normal akıl sınırlarını zorlayacak cinsten..

1970 lerin çöl bedevilerinin cirit attığı Mersin’ den daha az kıyıya sahip kenti 2015 yılında 50 milyon konteyner hacmine ulaşma planlarını yapıyor..

Türkiye’nin gelecek hedeflerini yakalayabilmesi için, yaşamsal önemdeki Mersin limanının bir an önce çağdaş anlamda bir yönetime, bu anlamda limanı işletecek kuruluşların da zaman geçirmeden yatırıma başlaması gerekiyor...




Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1185
Kayıt tarihi
: 04.07.06
 
 

Ekonominin gittikçe küreselleştiği günümüzün yükselen değeri katılımcı demokrasi.. Katılımcı demokra..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster