Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '08

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
30215
 

Meryem Ana ve evinin hikayesi

Meryem Ana ve evinin hikayesi
 

Meryem Ana'ya mum yakarken en arkadaki bayan benim.


Tatil gezimiz de Efes antik şehir ve Meryem Ana’nın evini ziyaret için gittiğimizde, Efes antik şehir tadilatta olduğunu, sadece tiyatro’nun ziyarete açık durumda olduğunu görünce tiyatroyu ziyaret edip hemen Meryem Ana’nın evini ziyarete gittik. Bülbül dağına doğru tırmanarak Meryem Ana evine ulaştık. Ormanlık alan içinde küçük bir kulubeyi andıran ve haç şeklinde olan evin girişinde evin nasıl bulunduğunu anlatan bir yazı vardı. Bir çok turistin haç ziyareti için geldiği bu evin hemen yanında ayinlerin yapıldığı bir kilise bulunmakta.

Taştan yapılmış eve girişte güvenlik görevlisi, kıyafeti ve başı açık olanlara girmeden önce eşarap verdi. Bir çok turistin başını ve açık bedenlerini kapatarak girdiği evde sessizlik hakimdi. Bir ara bizim afacan Çınar ‘Anne’ diye bağıracak oldu ama turistin biri hemen sesiz ol anlamında ingilizce birşeyler söyledi. Bir kaç eşyanın bulunduğu evde meryem ananın heykeli ve resimleri vardı. Evin içinden aldığımız mumları dua ve dileklerimizle evin dışında bulunan yerlere yaktık. Evden çktıktan sonra bir kaç merdivenle inilen alanda dilek duvarı ve çeşmeler vardı. Kağıt peçetelerle yazılan dilekler bu duvara asılıyor. Çeşmeden su içen turistler aynı zamnada da bu suyun kutsal olduğunu düşündükleri için suyu özellikle el, yüz, baş ve ense çevrelerine sürdükleri dikkatimden kaçmadı.

Meryem Ana’nı evinin girişindeki tabeledan ve sonrasında yaptığım araştırmalardan öğerendiğim kadarıyla Meryem Ana'nın ve evinin hikayesini anlatmak istiyorum.

Meryem Ana’nın hikayesi

İsrail’de Yoachim ve Anna isimli karı koca vardı. Bu karı kocanın çocukları olmuyordu. İsrail'de çocuğu olmayan kadınların ölüsü belli bir süre ormanda bırakılırmış. Bu süre içinde eğer vahşi hayvanlar ölüyü parçalamaz ise ölünün üstü taşlarla kapatılırmış. Çocuğu olmayan kadınlar için kötü bir son olan bu gelenekden dolayı Yoachim ve Anna eğer bir çocuğumuz olursa onu üç yaşından itibaren tapınağa Tanrı emrine vereceğiz diye dua etmişler. Belli bir süre sonra duaları kabul olur ve Meryem adında bir kızları olur. Meryem üç yaşına geldiğinde onu nasıl olurda tapınağa veririz diye düşündüler fakat Tanrı'ya söz verdikleri için Meryemi Tanrı için tapınağa verdiler. Ailenin korktuğu gibi olmaz ve Meryem tapınağa çok çabuk alışır. 3 yaşında okuma yazma öğrenen Meryem herşeyi çok çabuk öğrenir.

Meryem ömrünün sonuna kadar bakire kalacak bir rahibe olur. Hristiyanların inancına göre, Tanrı onu öznerek yaratmıştı çünkü onu kendi oğlu için Ana olarak, Meryem’in nişanlısı Yusuf'u da babası olarak seçmişti. Meryem ve Yusuf İsa’ya çok iyi bakımışlar.

Meryem Ana’nın evinin hikayesi;

Hz.İsa yakalanıp, çarmıha gerilişinden kısa bir süre önce annesini, arkadaşı olan St. Jean’a emanet eder. Hz.İsa’nın çarmıha gerilişinin ardından hristiyanlık dinini yaymakla görevli olan St. Jean Kudüs’de yaşamanın sakıncalı olacağını düşünerek Meryem Ana’yı zamanın büyük kentlerinden olan Efes’e getirir. Bülbül dağının eteklerinde, ormanlık alan içinde bir taş kulübeye saklar. St.Jean, Meryem Ana’ya gizli gizli yemek getirir. Son zamanlarını bu kulübede geçirdiği düşünülen Meryem Ana tam 101 yaşına kadar yaşar. St.Jean’nın
Meryem Ana’yı ölümünde Bülbül dağı eteklerine sadece kendi bildiği bir yere gömüldüğü düşünülmektedir.
Meryem ana’nın evi kötürüm Alman bir rahibenin bu evi rüyasında görmesiyle gelişir ve tarifleriyle bu evin Efes’de Bülbül dağı eteklerinde olduğu düşünülerek kazı işlemleri yapılarak bu ev ortaya çıkar. Hiristiyanlar tarafından kutsal mekan ve haç yeri olarak kabul edilen eve sonradan haç şeklinde bir kilise inşaedilir.

Müslümanların da ziyarette bulunduğu Meryem Ana'nın evi görülmeye değer. Özelliklede Hristiyanların ziyaretlerinde ağlamaları ve duygulanmaları dikkatimi çekmişti.

Sevgilerimle...

Kaynak:www.meryemana.net

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Başak hanım Efes başlı başına tarih kokan bir yer.Meryem ana tapınağıda onlardan biri.Güzel anlatımınızla bilmeyenleride bilgilendirmiş oldunuz.Ellerinize sağlık,selamlar...

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 30.08.2008 1:11
 

bir mahzun hissettim kendimi dağın tepesinde yapayanlız bir yapı ve yaşam. Gerçi çağımızda oldukça kalabalık ziyaret yeri olarak ama o zamanlarda ki bu tekbaşınalık ister istemez beni hüzünlendiriyor. şimdilerde arabalarımızla kıvrıla kıvrıla çıktığımız yol var ya o zamanlar? Sözün kısası gerçekten görülmeye değer yerlerimizden. Çok güzel derlemişsin ve kaleme almışsın yazıyı yüreğine sağlık...Saygılarımla..

Güher 
 28.08.2008 9:30
Cevap :
Ben de ziyaret ederken ve hikayesini okurken çok hüzünlendim. Özellikle 3 yaşında tapınağa verilmesi üzdü beni. Teşekkürler güzel yorumunuz için. Sevgilerimle...  28.08.2008 12:22
 

bir de o büyük yangında orman yok olmasaydı.O yol,o güzelim ağaçlarla çok daha güzel oluyordu.Güzel paylaşımınız için teşekkürler.

arslan.ilhami 
 26.08.2008 13:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 163
Toplam yorum
: 574
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 4509
Kayıt tarihi
: 26.03.08
 
 

Hayatı sevmek ve düzgün yaşamak isterken bulurum kendimi. Yaşamın bana verdikleriyle yetinmeye çalış..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster