Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '07

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
6040
 

Mesafe

Mesafe
 

Dışımızdaki alanı bazen içimizdeki alanın bir devamı olarak algılarız ve onu ya birinin varlığıyla doldurmaya çalışırız ya da kimsenin girmemesi için tüm gücümüzle savunuruz.Ve bu durumda her türlü yaklaşımı bir saldırı olarak görür ve başkalarıyla aramıza bizi yaralayacak ve zor duruma sokacak sözlere ve davranışlara karşı koruyacak bir mesafe koymaya çalışırız.

Bu mesafe her ne kadar güven verici olsa da sınırlayıcıdır, zira kendimizi aşırı geri çekmek, sonunda daha büyük bir sıkıntı yaşamamıza neden olabilir. 'Her zaman başkalarıyla arama mesafe koyma ihtiyacı duyuyorum beni ne eleştirsinler ne de herhangi bir şeyden dolayı tebrik etsinler istiyorum.Beni rahat bıraksınlar istiyorum ama aynı zamanda kimsenin benimle ilgilenmemesine tahammül edemiyorum. Anlayacağınız ne öyle ne de böyle!'

Başkalarıyla olan ilişkilerimizde doğru tutum, kolayca aşırıya kaçabilecek iki eğilim arasındaki o ince ayrımda yatmaktadır.Her ne kadar kendimizi savunmayı bilmek gerekse de, sürekli savunmada da olmamak gerekir.Kendimizi unutacak boyuta vardırmadan da başkalarının neler hissettiğiyle ilgilenebilir, onların emrine amade olmadan da yardımcı olmaya çalışabiliriz.Aynı şekilde vermemiz gerektiğinde çok fazla vermemeyi, isterken de çok fazla istememeyi bilmemiz gerekir.

Başkalarıyla aramızda bu kurulması çok zor denge, kendi iç dengemizi oluşturan şeylerin sonucundan başka bir şey değildir.Aynı şekilde sürekli kendi dışımızda dayanak aramak da içimizdeki dayanakların yokluğundan kaynaklanmaktadır.Belki de, aşırılıklara kaçmamak ve kendimizi hasta etmemek için, başkalarından beklediğimiz güveni kendi içimizde bulmaya çalışmalı ve dengeli ilişkiler beklentisi içerisine girmeden önce kendi iç dengemizi tam olarak oturtabilmeliyiz.

Böylece fiziki bir dinginliğe de kavuşmuş oluruz.Fiziki bir dinginlik hissi de, dış dünyaya açık olmamızı sağladığından, o ana kadar düşüncelerimize yabancı gelen yeni fikirlerin ortaya çıkmasını mümkün kılar.Artık birilerine karşı araya mesafe koyma arzusuyla veya sahip olduklarımızı kaybetme korkusuyla sürekli savunmada ve diken üstünde değilizdir.Bir gün artık her şeyi olduğu gibi görmeye başladığımızda, bazı şeylerin gerçekte hiç de bizim düşündüğümüz gibi olmadığını anlar, öfke krizleri yaşamaktan kurtuluruz.Başkalarının yaptıklarını veya söylediklerini kendimize göre yorumlamaktan vazgeçer, yanlış anlamlar yüklediğimiz sözlerden ve davranışlardan dolayı kendi kendimize acı çekmekten kurtulmuş oluruz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bilmem katılır mısınız, ben konuşkan ve bir çırpıda herşeyini ortaya döken bir karaktere sahibim. Tabi sonuç olarak hayat beni epey hırpaladı, ama yine de gülerek bakıyorum hayata ve huyumdan da pek vaz geçmedim diyebilirim. Ama bir parantez açma alışkanlığı edindim insanlar için. Günün birinde o mesafe tanımazlık beni yine yanıltmışsa ve hatta üzmüşse o parantezi hatırlayıp daha az mutsuz oluyorum en azından. Sağlık, bolluk ve huzur dolu nice yıllar diliyorum. Sevgi ve saygılarımla. Enfal Törün

Enfal Törün 
 29.12.2007 13:25
Cevap :
Yorum ve katkılarınız için teşekkür ederim.Mutlu yıllar..  31.12.2007 8:24
 

İnsan ilişkilerindeki bu mesafe olgusu bana hep ünlü felsefeci A.Schopenhauer'in şu tanımlamasını anımsatır"...Kirpiler ayrı olurlarsa üşürler,birbirlerine çok yaklaşırlarsa da dikenleri batar,o nedenle öyle bir yakınlık mesafesinde durmalılar ki ne üşüsünler ne de dikenleri batsın..."(Bu tanımlamayı ben de "İnsan İlişkileri (2)"başlıklı yazımda kullandım).Sevgi ve saygılarımla.

Ersin Kabaoglu 
 27.12.2007 1:35
Cevap :
Ersin Bey,yorum ve katkılarınız için teşekkür ederim.Saygılarımla.  27.12.2007 10:37
 

Adamına göre değişir tabii de, mesafeli olmak yüz göz olmaktan iyidir...

Ali Gülcü 
 25.12.2007 14:10
Cevap :
Dengeleri iyi kurabilmek lazım Ali bey..Vermek istediğim mesaj buydu.Kendini bilen hiç kimse,iyice tanıyıp,güvenmediği kişilerle, samimiyet kurup,yüz göz olmak istemez.  25.12.2007 15:07
 

insanın psikolojik dengesine dair oldukça sağlam bir yazı. Paranoya ile kişilik zayıflığı arasında gidip gelen psikoloji sarkacında ortada dengeyi bulmanın reçetesini sunmuşsunuz bence. Ellerinize sağlık,

Bibliyofil 
 25.12.2007 13:35
Cevap :
Yorum ve katkılarınız için teşekkür ederim,sevgilerimle.  25.12.2007 13:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 60
Toplam yorum
: 255
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1905
Kayıt tarihi
: 14.06.07
 
 

22.06.1970, İstanbul doğumluyum. Finans sektöründe çalışıyorum. Sanata ve edebiyata büyük ilgi duyuy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster