Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Şubat '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
151
 

Mesaj ve Satış

Mesaj ve Satış
 

İnsanlar günlük hayatta farklı kimlikler kullanmayı seviyor, kimi bunu içinde bulunduğu kompleksinin gereği yapıyor kimi ise böyle davranmanın doğru olduğunu düşünüyor. Bu durum toplumun dış görünüşten oldukça fazla etkilendiğini, etkilemek için de daima sıfatlara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Bunu insanlara söylediğiniz zaman ise insanlar kendilerinin sırlarının ifşa olduğunu düşünüyorlar, kızıyor hatta daha da saldırganlaşabiliyorlar.

Şöyle bir yazı okumuştum, Üniversitelerin birinde profesörlerden birisi bir doçentle sohbet ederken, ona şöyle bir eleştiri yönetiyor. “–Senden entelektüel olmaz.” Doçent olan adam profesörünün bu eleştirisine bu zamana kadar yaptığı çalışmaları anlatıyor, ne kadar çok ve azimle gece gündüz çalıştığını anlatıyor. Profesör ısrarla; “Senden entelektüel olmaz” diyor. Doçent olan adam kızıyor ama yine ısrarla kendini savunmaya geçiyor ve yaptığı yurtdışı eğitimlerden, bildiği dillerden, makalelerinden bahsediyor ama profesör ısrarla ilk tezini tekrarlıyor ve "senden neden entelektüel olmayacağını söylediğimde ısrarla bana yaptığın çalışmalardan, bildiğin dillerden bahsettin ancak bir kez olsun neden diye sormadın" diyor. "Sormayan kişi olsa olsa iyi bir takipçi olur, ideal özgün bir fikir üretemez. Başkasının sözlerini tekrarlayan değil, kendi çıkarımlarını fikirlerini ortaya atabilenlere entelektüel denir diyor. Hem bir insanın entelektüelliği genellikle birkaç nesil sonra ortaya çıkan kesintisiz bir sürecin sonunda oluşabilir” mealinde bir konuşma yapıyor.

Zenginlik ve mal, mülk üzerinden veya kıyafet üzerinden mesaj verme ticari açıdan iyi sonuçlar verebilir. Satacak şeyleri olanların bunları sergilemeleri normaldir. Manav, elmalarını parlattıktan sonra en güzel olanlarını görünür yere serer, insanlar da gerek kıyafetiyle gerek dış görünüşünde kullanacağı aksesuarlarla sürekli olarak karşı tarafa mesaj yollarlar. Bu mesajlardan en fazla etkilenen kişiler elbette bireylere en yakın kişiler, yani çocuklarıdır. Baba ve oğul olan insanlara dikkatle bakınız, baba nasıl yürüyorsa oğul da öyle yürümeye özen gösteriyor ve genellikle öyle yürüyordur. Kambur, eğik vs.

İnsanlar sorgulamadıkları sürece toplumun durum ve niteliğine göre mesajlarını çevrelerine gönderirler ve sürekli aynı mesajları yinelerler. Örneğin A arabası Romanya’da sadece Çingenelerin kullandığı, kullanmaya özen gösterdiği araba olurken, söz konusu araba Türkiye’de zenginlik göstergesi olabilir. Ama aynı kişi Romanya’da dışarıdan algılanan şekliyle Çingene’dir. Burada mesajların anlamalarının toplumdan topluma değiştiğini görebiliyoruz ama gerçekte mal sahibi olmak, o şeyi sahip olunabildiğini, kiralanabildiğini gösterir.  Gerçeğe ait sadece bir mesajın küçük bir bölümünü verir ve bu özelde sahtekârlara ciddi kozlar* verir. (Koz hikâyesi de ayrıca başka bir yazı konusu olabilse de burada kısaca değinilecektir.)

Trafikte X aracını kullanan kişiye pek yaklaşılmaz, mesaj açıktır. Bak ben psikopatım ve dikkat et hayatım pamuk ipliğine bağlı, ben gidersem sen de benimle gelirsin veya son derece lüks Y aracını kullanan ise arabasını üzerinize üzerinize sürüp “ben senin hayal dahi edemeyeceğin kadar zenginim, ben kurallara bağlı değilim, memurlar benden korkar sen de kimsin ki? Arabam şekil, önümden çekil!” diyor. İstisnalar kaideyi bozmaz ama bu tür mesaj savaşları başka alanlarda da hızla devam ediyor. Bu durum bazılarınca ustalıkla kullanılıp kazanca dönüştürülürken, dış görünüş birçok yerde işe yaramaya devam ediyor.

 

*http://www.anlam.net/nedir/deyimler-sozlugu/kozunu-paylasmak (Koz ceviz manasına gelir. Eskiden Kastamonu'nun iki köyü arasında ortak olarak kullanılan bir cevizlik vardı. Ceviz toplama mevsimi gelince bir gün belirlenir ve iki köy halkı cevizlikte buluşur cevizleri paylaşırlardı. Ancak her seferinde haksızlık olduğu ileri sürülerek kavga çıkardı. Hatta olay öyle bir seviyeye geldi ki köylerde kavgaya müsait eli sopa tutan delikanlılar koz paylaşma gününden önce günlerce hazırlık yaparlardı. Bir ana oğlunun büyüdüğünü anlatmak için "Benim oğlan, kozunu paylaşacak çağa geldi." derdi.)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1091
Toplam yorum
: 160
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 207
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster