Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '10

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
3639
 

Meslek örgütleri ve tarım

Meslek örgütleri ve tarım
 

Meslek kuruluşları her ülkede meslek ahlakını korumak geliştirmek, meslek mensupları arasında düzeni sağlamak ve mesleğin hak ve menfaatleri korumak amacıyla kurulmuş örgütlerdir. Dünyada meslek kuruluşları kamu niteliğinde meslek kuruluşları ve meslek dernekleri olarak iki gruba ayrılmaktadır. Ülkemizdeki Meslek kuruluşları da kamu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına dernekler ve diğer dernekler olarak ayrılmaktadır. Meslek örgütlerini de işveren konumundaki meslek kuruluşları ve sektöre hizmet veren meslek kuruluşları diye ayırabiliriz. İşveren konumundaki meslek kuruluşları Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), hizmet veren konumundaki kırsal kesim ile ilgili olan meslek kuruluşlarından başlıcalarını Ziraat Mühendisleri Odası, Orman Mühendisleri Odası, Veteriner Hekimleri Birliği, Türkiye Ormancılar Derneği ve Türkiye Ziraatçiler Derneği olarak sayabiliriz.

Kamu niteliğindeki meslek kuruluşları kendileri ile ilgili anayasadan aldıkları güçle çıkarılan yasaları çerçevesinde faaliyet göstermekte, dernekler ise dernekler kanunu çerçevesinde meslek gruplarına hizmet vermektedirler.

Ülkemizde kamu niteliğindeki meslek kuruluşları anayasanın 135 maddesine göre çıkarılan özel kanunlara göre kurulmuşlardır. Bu kuruluşların bazılarının kuruluşları cumhuriyet öncesi dönemlere kadar uzanmakla beraber anayasal ve yasal düzenlenmeleri eski değildir. Cumhuriyet öncesi dönemde ekonominin ağırlığının tarım olmasının etkisi ile lonca teşkilatı yapısında kurulan Ticaret ve Ziraat odaları ile ilgili yasal düzenlemeler 1881 yıllarına uzanmaktadır.

Dünyada bugünkü anlamda meslek kuruluşlarının kurulması Avrupa’da 1600’lü yılların sonuna doğru olmuştur. Bu dönemde sanayi ve ticaretteki gelişmeler nedeniyle meslek gruplarında meslek kurallarını düzenleme ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Ülkemizde ise 1800’lü yıllarda Osmanlı ekonomisinin içine girdiği değişim sürecine bağlı ticaretteki düzenlemeler ile birlikte ülkemizden mal ithal eden başta Fransız tüccarlar olmak üzere yabancı tüccarların etkisi ile meslek odaları kurulması ihtiyacı doğmuştur. İlk mesleki kuruluşu ticaret ve ziraat odası adı altında 1870 yılında ülkemizdeki ihracatçı bir Fransız firmasının etkisi ile İnebolu'da kurulmuştur. Bugünkü anlamda kurulan ilk meslek odası 1882’de kurulan İstanbul Ticaret Odası’dır. 1910 yılına kadar odalar Ticaret, Ziraat ve Sanayi Odaları adı altında örgütlenmişlerdir. 1910 yılında ziraat odası bünye dışı bırakılmıştır.

Cumhuriyet kurulduktan sonra 1943 yılında Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Yasası çıkarılmış, borsalar ayrı bir tüzel kişilik haline gelmiştir.1949 yılında Esnaf Dernekleri ve Esnaf Dernekleri Birliği Yasası çıkarılmış, esnaf niteliğindeki küçük tacir ve sanayicilerin odalardan çıkıp, dernek kurmalarını sağlamıştır.

1950 yılında çıkarılan yasa ile odalar, borsalar ve birlik bugünkü durumlarını kazanmışlardır. TOBB Kuruluş Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra 1952 tarihinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ni kurup faaliyete geçirmişlerdir. Son olarak da 2009 yılında da çıkan bir yasa ile ihracatçılar ayrı bir örgütsel yapı olarak Türkiye İhracatçılar Meclisi kurulmuştur.

Ticaret ve Ziraat Odaları şeklinde başlayan mesleki örgütlenme sürecinde 1910’da ziraat odasının bünye dışı bırakılmasından sonra 1912 yılında çıkan bir tüzük ile Ziraat Odalarının ilçe düzeyinde kurulmuş, cumhuriyet döneminde, aradan geçen zaman içinde yerelde ziraat odaları kurulmasına çalışılmıştır. 1957 yılında Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu çıkarılmış, ancak tüzüğün gecikmeli yayınlanması nedeniyle 1963 yılında faaliyete geçmiştir. Daha Sonraki yıllarda ilgili yasa 1971, 1984 ve 2004 yıllarında yasal değişikliklere uğramıştır.

Bu ayrışma sürecine rağmen gerek ticaret odaları ve borsaları, gerekse sanayi odaları son yıllara kadar ağırlıklı olarak tarım ürünlerini işlemişler ve tarım ürünleri ticareti yapmışlardır. Bugünde tablo pek değişmemiştir.

Diğer tarım ile ilgili hizmet veren mesleklere ait odalar ise 1950 yılından itibaren kurulmaya başlanmıştır. 1954 yılında Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) kurulması ile ilgili yasa çıkarılmıştır. Bu yıl TMMOB Çatısı altında Ziraat Mühendisleri Odası kurulmuştur. Yine bu yıl çıkarılan yasa ile veteriner hekimler birliği kurulmuştur. Bir mesleki dernek olarak hizmet veren Türkiye Ziraatçiler Derneği ise 1946’da kurulmuştur.

Görüldüğü üzere başlangıçta işveren konumunda olan tüm sektörleri bir araya getiren tek bir meslek örgütü varken, zaman içinde bu örgüt sektörlere göre ayrılma sürecine girmiştir. Bunun başlıca nedeni zaman içinde üretici, tüccar ve sanayiciler arasındaki mesleki farklar ve ticari beklentiler değişmiştir. Tabi tüm dünyada tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş sürecinde benzer gelişmeler yaşanmıştır.

Tarıma hizmet veren meslek odalarında da ayrışma süreçleri yaşanmakla birlikte TMMOB çatısı altında birliktelik devam ettirilmiştir.

Tarımda üreticilerin üyesi bulundukları en büyük meslek kuruluşu Türkiye Ziraat Odaları Birliğidir. Sektöre hizmet veren başlıca mesleklerin kuruluşları ise Ziraat Mühendisleri Odası ve Veteriner Hekimleri Birliği’dir.

Ülkemizde meslek örgütleri yasal zeminde üyelerinin hak ve menfaatleri konusunda hizmetlerini kendilerine tanınan yasal haklar ve mali imkanlar çerçevesinde vermektedirler.

Bu örgütler ülke genelinde örgütlenmekte ve gelirlerini üyelerinden ve sektörel hizmetlerinden elde ettikleri gelirler sağlamaktadırlar.

Özet başlıklar halinde ifade edecek olursak, tüm meslek örgütleri üyelerinin kayıtlarını tutarlar, sektördeki gelişmeleri takip ederler, sektörü resmi düzeylerde temsil ederler, sektör ile ilgili görüş bildirirler, mesleki sorunların çözümünde hakem olurlar, üyelerine yönelik eğitim ve danışmanlık hizmeti verirler bütçe imkânlarına bağlı olarak da sektör ile ilgili faaliyetlerde bulunurlar. Bu görevler meslek kuruluşlarının yasalarında daha ayrıntılı olarak gösterilmiştir.

Pek tabi haklı olarak bu görevleri yapabiliyorlar mı denebilir. Hatta bazen meslek mensupları da ayni soruyu sorarlar. Ben aidatımı ödüyorum da odam ne yapıyor diye düşünebilir.

Yukarıda saydığım oda görevlerinin ilk beşi odalar tarafından imkânları ölçüsünde başarı ile gerçekleştirilmektedir. Ancak faaliyetlerin görünen yüzü olarak yapılan tanımlayabileceğimiz eğitim çalışmaları, danışmanlık hizmetleri, bütçe imkânlarına bağlı olarak üretici örgütlerince üyelere verilen teknik ve sosyal hizmetlerin yeterli olduğunu söylememiz güçtür.

Bu noktada gerçekçi düşünmek, örgütlerin faaliyetlerinin ve hizmetlerinin sahip oldukları ekonomik imkânlara bağlı olduğunu göz ardı etmemeliyiz. Ülkemizdeki tüm kurum ve kuruluşların sahip oldukları kaynakları ve verdikleri hizmetleri değerlendirerek yorumda bulunmalıyız.

Bunu bir zamanlar ayni çatı altında olan ve bugün farklı iki örgüt haline gelen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye Ziraat Odaları Birliğini (TZOB) ele alarak düşünelim.

Görünüşte her ikisi de farklı sektörün meslek kuruluşudur. Her iki örgüt ortaklarından güç almakta ve anayasanın 135 maddesine tabi görülmektedirler. Her iki kuruluşunda gelirlerinin büyük bir kısmı sektörlerinden ve üyelerinden elde etmelidirler. Ancak her iki kuruluşun yasalarına göz atarak şöyle bir düşünelim.

5174 sayılı TOBB kanunu (http://www.tobb.org.tr/tobbhakkinda/mevzuati.phpgöz) ve TZOB’nin maddi kayıplarına neden olan 2004 yılında yapılan değişikliğe de yer verilen şekli ile 6964 sayılı TZOB kanunu (http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/1007.html). Her ikisi de mesleki kuruluş her ikisi de bu ülkeye hizmet ediyor. Bir tarafta TZOB’ nin maddi imkânları daraltılırken, diğer tarafta üreticilerin mesleki kuruluşu olmamakla birlikte çiftçilerden ve yıllardan beri de kooperatiflerinden Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne kaynak aktarılmaktadır.

Nasıl mı?

· Borsalarda işlem gören mallardan tescil ücreti alınmaktadır, ülkemizde borsalarda işlem gören mallarından borsanın hizmet bedeli kesintileri yanında azami binde 2 tescil ücreti borsa tarafından kesilmektedir. Bu oran da borsa meclisince belirlenmektedir.

· Tarımsal Kooperatiflerinden ticaret gazetesi tescil ücreti olarak bir ödeme alınmaktadır.

Burada yasayı yapan değerli büyüklerimize sormamız gerekmektedir;

· TOBB’a tarım sektöründen böylesine bir kaynak neden aktarılmaktadır?

· Güçlü TOBB’un bu kaynaklara gerçekten ihtiyacı varmıdır?

· Aktarılan bu kaynaklar kim için harcanmaktadır?

· TOBB çatısı altında Ticaret Odalarında ve Borsalarda üreticilerin ve kooperatiflerin yeri ve gücü nedir?

· TOBB kooperatifler ve üreticiler adına ne hizmetler vermektedir?

Tarım sektöründe TZOB ve Tarımsal Kooperatiflerinin Merkez Birlikleri varken ve de imkânları TOBB’un çok gerisinde iken neden böyle bir uygulama yapılmaktadır. Kaldı ki kurulduğu yıldan beri borsa kesintisinden pay alan TZOB’nin bu geliri 2004 yılında yasal bir düzenleme ile kesilmiştir. Gerçekte tarım sektörü adına üzücü bir gelişmedir. Bu durumda ülkemizde milli gelirden en az payı alan, tarımın yapısal ve ekonomik sorunlar ile boğuşan ve zor zamanlar yaşayan sektör için büyük yara ve gurur kırıcı bir uygulamadır.

Yıllar önce bu kesintinin TZOB’ye aktarılması bir ölçüde ticaret borsaları ile ziraat odaları arasındaki mesleki birliktelik temelinden kaynaklanmıştır. Kaldı ki yerinde bir uygulama olarak görülmüş ve yıllarca uygulanmıştır.

Düşünün kendi meslek odanızın güçlenmesi için aidatlarınızı zor öderken, Kooperatif Merkez Birliklerinizi zor yaşatırken, ürününüzü değer fiyattan zor satarken ve beklide yaşamınızı zor sürdürürken, pazarda rekabet halinde olduğunun bir meslek grubuna sizin üzerinizden kaynak aktarılıyor.

TOBB büyük kuruluştur. Belki tarım sektöründen gelen kaynaklar bu kuruluş için bir şey ifade etmeyebilir. Belki bu konular yasa yapıcılar tarafından TOBB’a yüklenen bir görevdir. Tarımdaki üretici örgütlerine göre TOBB’un ve örgütlerinin hiçbir mali kaygılarının olmadığı görülmektedir. Nitekim TOBB ve örgütlerinin gerek sahip oldukları varlıkları ve açtıkları üniversiteler görsel olarak bu gücü ortaya koymaktadır. Buna karşılık ayakta kalmakta zorlanan ve maddi sıkıntıları olan kooperatif merkez birliklerinin ve ziraat odalarının durumunu neden görmüyoruz. Bugün tarımsal örgütlerin daha iyi faaliyetler yapmak üzere bu kaynaklara ihtiyacı vardır. Neden TZOB bir Fransız Ziraat odası gibi bir tarım üniversitesi açmasın? Neden kooperatif Merkez Birlikleri bir araya gelip Kooperatifçilik ile ilgili okul açmasın ?

Tarım sektöründen besleniyoruz. Tarım kesiminden gelen ürünlerle ticaret yapıyoruz. Tarım kesiminden gelen hammadde ile sanayimizi işletiyoruz. Ancak onların örgütlerinin gelişmesi için adeta hiçbir şey yapmıyoruz. Belki aldığımız bazı kararlar ile önlerini tıkıyoruz.

Bugüne kadar tarımdaki gerek mesleki gerekse ekonomik örgütlenmedeki sorunların suçu sadece bu sektördeki insanlarda ve yöneticilerde mi?

Hepimiz bilmeliyiz ki, kalkınma toplumun tüm kesimleri ile olur. Lütfen gelişmiş ülkelerdeki örgütlerin ilgili sivil toplum örgütlerinin web sayfalarını inceleyin ve görün. Gelişme göstergesi tarımsal kalkınma, kırsal refahın artırılması ve güçlü mesleki ve ekonomik örgütlerinin oluşturulmasıdır. Bugün alınan bazı yanlış kararların zararları bu örgütler kadar tarım sektörünün ve bu ülkenin geleceğine zarar verecektir. Bu zararların önlenmesi için uyarı görevi başta sivil toplum örgütleri olmak üzere tüm toplumun görevidir.

Gerçek bir kalkınma için ülkenin imkânlarından tüm kesimler adil ve eşit yararlanmalıdır. Ne zaman Ankara’da Eskişehir yolundan geçsem bir TOBB’un devasa ve gözler kamaştıran ikiz kulelerini birde tarımın meslek örgütü olan TZOB ve Ziraat Odalarını ve ekonomik örgütü olan Tarımsal Amaçlı Kooperatiflerin Merkez Birliklerini ve kooperatifleri düşünüyorum ve yüreğim sızlıyor.

Kendimi fakir bir ülkenin zengin kralının sarayının önünden geçen bir köylü gibi hissediyorum. Ya siz! Ne hissediyorsunuz? Yüreğiniz hiç sızlamıyor mu?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 416
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 760
Kayıt tarihi
: 19.02.10
 
 

Tarım, Gıda, Ormancılık, Çevre, Örgütlenme ve Proje konularında çalışmalarda bulunmaktayım. Öncel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster