Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '08

 
Kategori
Mesleki Eğitim
Okunma Sayısı
22524
 

Meslek Seçimi



Meslek seçimi, insan yaşamını derinden etkileyen önemli seçimlerden biridir. Yanlış tercihlerin nedenleri incelendiğinde en önemli faktörlerin başında insanın kendini ve olanaklarını yeterince tanımadan karar verdikleri anlaşılmaktadır. Gelişim ve değişim süreci, yaşam boyu devam eden bir süreç olsa da öğrencinin, meslek seçimini doğru yapabilecek farkındalığa ulaşması oldukça önemlidir.

Doğru meslek seçimi için öğrenci, öncelikle kişilik özelliklerini çok iyi tanıyabilmelidir. Ardından mesleki ilgi, yetenek ve baskın olan zekâ çeşidinin uzman desteğiyle, test ve danışma yoluyla öğrenmeli ve son olarak düşündüğü meslekleri, alternatifleriyle birlikte tanımaya çalışıp son kararını hiç kimsenin etkisinde kalmadan, hiç bir olumsuz duygu ve düşünceden etkilenmeden sadece kendi vermelidir.

KENDİNİ TANIMA
Kişilik özellikleri, ( Meta Program )
İletişim özellikleri, ( Temsil sistemleri )
Değerler,
Beklentiler,
Ön yargılar,
Genellemeler,
Başkalarının etkisinde kalınıp kalınmadığı,
Onaylanma isteğindeki abartılar,
İstek ve ihtiyaçların ne oranda ayırt edebildiği,
Korku ve kaygı düzeyi,
Kedine güven düzeyi,
Sorumlulukları ile ilgili yeteri kadar bedel ödenip ödenmediği,
Zorlu süreçlerdeki sabır ve mantıklı davranma düzeyi,
Zekâ çeşitlerinden hangilerinin baskın olduğu,
Beynin hangi lobunun daha baskın kullanıldığı öğrenilmelidir.

İlgi, bireyin özel bir çaba göstermeksizin, dikkatini çeken, zorlanmadan, severek yaptığı faaliyetlerdir. İlgiler ile hobilerin ayırd edilmesi önemlidir.

Yetenek, herhangi bir alanla ilgili sahip olunan bilgi, beceri ve yatkınlıktır. Yetenek doğuştan sahip olunan veya aile ve çevre etkileşimi sonucunda gelişmiş özellikler olabileceği gibi, üzerinde çalışarak sonradan da geliştirilebilir. Öğrencinin, zor matematik sorularını kolaylıkla çözmesi, matematiğe karşı yeteneğinin olduğunu gösterir.

ZEKÂ ÇEŞİTLERİ
Öğrencinin potansiyel yeteneklerinin ortaya çıkarılmasında oldukça önemlidir. Kendi zekâ çeşidini tanıyan öğrenci, hangi işi ne düzeyde yapabileceğinin farkında olur.

Sözel – Dilsel Zekâ
Sözcükleri sözlü ve yazılı olarak etkili biçimde kullanma becerisidir. Söz dizimindeki ustalık, konuşmanın etkileyiciliği, hafıza kapasitesi, ifade gücü ve akıcı konuşma sözel- dilsel zekânın özelliklerindendir.

Dil kurallarını bilme ve dil kurallarını uygun kullanabilme,
Okumaya isteği ve yaratıcı yazılar yazabilme,
Okuduğunu, dinlediğini ve izlediğini okuyup anlayabilme,
Yaş ve seviyesine uygun sözcük dağarcığına sahip olabilme.

Yapılan araştırmalarda hamile annenin, bebeği ile konuşmasının bebeğin sözel yeteneklerini geliştirdiği gözlemlenmiştir. Doğum öncesinden başlayarak her gelişim aşamasında çocuklarla ilgilenmek, onlarla sözlü iletişim kurmak, şakalaşmak, onlara hikaye, öyküler ve masallar anlatmak, soru sormak, fikirler ortaya atmak, duygularını ifade etmelerini sağlamak, bilmedikleri kavramlar üzerinde konuşmak, tartı-şma ortamı oluşturmak gibi etkinlikler çocuğun sözel – dilsel zekasının gelişimi için önemlidir.

Kişiler arası ( Sosyal ) Zekâ
Kişiler arası zekâ insanın başarı ve mutluluğunu derinden etkileyen eş ve meslek seçimleri gibi birçok önemli konularda oldukça etkili ve bu nedenle önemli bir zekâ türüdür. Öğretmen, psikolog, aktör, lider, avukat vb. meslekler sosyal zekayı gerektiren mesleklerdir.

Kişiler arası ilişkilerde zekânın en önemli belirtisi diğer insanları doğru anlamaktır. Sosyal zekâ, insanların ruh halini, kişiliğini, güdülerini, arzularını anlayıp ona uygun tepkiler verme yeteneğidir. Yakın ve uzak çevresindeki olay ve gelişmeleri izleme becerisi, ekonomik, kültürel ve sosyal yaşamla ilgili bilgileri öğrenmeye istekli oluş, tarihsel ve toplumsal olayların neden ve sonuçlarını yorumlayabilme, kişisel hak ve özgürlüklerin farkında oluş, toplumsal yaşam kurallarını bilme ve uygulama, sosyal zekânın özeliklerindendir.

İşbirliğine dayalı öğrenme ( Grup Çalışması ), paylaşma, drama, klüp Kurma, beyin fırtınası, bireysel farklılıkları değerlendirme, farklı bakış açılarıyla mevcut olaylar üzerinde rol oynama vb, etkinlikler sosyal zekânın gelişimine yönelik çalışmalardır.

Mantıksal – Matematiksel Zekâ
Mantıksal- matematiksel zekâ, hesap yapma, problem çözme, mantıklı düşünme, tüme varım ve tümden gelimci bir mantık sürdürme, benzerlik ve ilişkileri belirleme becerilerini içerir.

Mantıksal düşüme, sayıları etkili kullanma, problemlere bilimsel çözümler üretme ve kavramlar arasındaki ilişkileri ayırt etme, sınıflama, genelleme yapma, matematiksel bir formülle ifade etme, hesaplama, hipotezi test etme, matematiksel işlemlere karşı olumlu tutum geliştirebilme, sayılar arasındaki ilişkiyi kavrayabilme, analitik düşünebilme becerisi, deney ve gözlemleri yorumlayabilme yeteneğidir.

Mantıksal düşünme becerisini geliştirecek öğrenme işlemleri;
Çözmesi için açık uçlu problem sunmak
Anladıklarını somut nesneler kullanarak ifade etmesini sağlamak
Farklı alanlar arasında ilişkilerini ve benzerliklerini belirlemek
Görüşlerini veya söylemlerini kanıtlamalarını istemek
Araştırma ve gözlem için görüş oluşturmak
Öğrencileri çalışmalarından anlamlar çıkartmaları için teşvik etmek
Kavramlar üzerine düşünmelerini sağlamak

Öğrenme, öğrenciyi hem bilişsel hem de fiziksel olarak meşgul etmeli.
Öğrenciler (yapbozlar, oyunlar, bloklar, grafikler, cetveller, hesap makineleri, bilgisayarlar ve yazılım programları, deney malzemeleri gibi) gerçek nesnelerle, ölçme, geometri, sınıflandırma, mantık oyunları, veri toplama, deney yapma, bulmacalar, sıralama, eleştirisel düşünme gibi etkinlikler üzerinde çalışılmalı.

Müzik – Ritmik Zekâ
Ritme, melodiye, tona karşı duyarlı olma ve duyguların aktarımında müziği algılama ve sunmada müziği bir araç olarak kullanma yeteneğidir.

Müzik zekâsında, müziğe ilgi duymak, sesleri doğru anlayabilmek ve kullanabilmek, ritim tutabilmek, müzik aletleri çalabilme becerisinin olması, müziksel etkinliklere katılmaya istekli olmak önemlidir.

Şarkı söyleme, ritim tutma, mırıldanma, tempo tutma, fon müziği kullanma, enstrüman çalma müzik zekasına ilişkin uygulanabilecek etkinliklerdir.

Öğrencilerin müzikal bir öğrenme ortamından yarar sağlamaları için edilgin olarak fon müziği dinlemelerinin yanında dikkatlerini müziğin kendisi üzerinde yoğunlaştırmaları gerekmektedir. Bu amaçla, öğretmenin müzikal bestelerin niteliklerini ve öğrenci üzerinde bıraktığı etkiyi öğrencilerle birlikte incelemesi faydalı olacaktır.

Doğa Zekâsı
Doğa ve doğa olaylarına ilgi duyuş
Çevreyi koruma bilinci kazanabilme
Varlık ve nesneleri sınıflandırabilme becerisi
Hayvanların bakım ve korumasına istekli oluş.

Bedensel – Kinestetik zekâ
Bilgi, duygu ve düşüncelerini mimik ve davranışlarla ifade edebilme
Yaparak ve dokunarak öğrenmeyi tercih ediş
Bedenini koordinasyon işinde ustaca kullanabilme
Çalışma ve ilişkilerinde el-kol hareketlerini kullanmaya eğilimli oluş.

İçsel ( Öze Dönük ) Zekâ
Bireyin kendini algılamasıyla ilgili bilişsel yeteneğini ifade eder. Kim olduğunu, hangi duyguları neden hissettiğini düşünmek bu zekâyla ilgilidir. İçsel zekâsı yüksek bireylerin, kendini tanıma, güçlü ve zayıf yönlerinin farkına varma, güvenme, disiplinli olma, hedeflerini belirleme ve kişisel sorunlarını çözme becerileri gelişmiştir.

Bağımsız iş yapabilme becerisi
Kendine güven duygusu kazanabilme
Kendi başına ürünler oluşturabilme
Gerçekçi ve başarılı olmaya istekli oluş
Kendi özelliklerini farkında olma

Bireysel hedefler oluşturma, projeler, sorumluluklar alma, kendine güven, kişisel felsefesini açıklama, kişisel değer yargılarından herhangi birini açıklama, günlük tutma ve çalışırken algılanan amacı açıklama içsel zekâya ilişkin etkinliklerdir.

Görsel Uzamsal Zekâ
Görsel araştırma, fark etme, zihinsel benzetme, uzamsal akıl yürütme, hayalleri gerçekleştirme, içsel ve dışsal benzetmeleri birleştirme becerilerini içerir. Görsel ağırlıklı filmler, TV, slaytlar, bilgisayar, kamera çekimleri, resim ve fotoğraflar, sanat problemlerine özgün çözüm arayışları görsel uzamsal zekanın gelişiminde yardımcı olabilecek araçlar ve uygulamalardır.

Tasarım ve çizimler yapabilme becerisi
Sanatsal yatırım hazzını duyumsama
Resim ve renklerle ifade etmeye istekli oluş
Grafik, harita ve tabloları yorumlayabilme
Görsel sunuları izlemeye istekli oluş

Renkler ve semboller kullanma, desen yapma, boyama kartları, karikatür, bulmacalar, fotoğraflar, izlenen görsel filmler üzerinde diyalog vb. çalışmalar görsel- uzamsal zekânın gelişmesine yönelik etkinliklerdir.

SAĞ LOP ( Duygu )
Akılcı zekâ ( IQ) yıllardır zekâyı genetiğin demir parmaklıkları arasına hapsederek değişmezliğini savundu ve akılcı zekâyı duyguların gücünden soyutlayarak ilahlaştırdı
Öyle ki, IQ tüm başarıların tek kaynağı olarak görüldü. Oysa IQ nun başarıya etkisi sadece %20 idi. Duygusal zekâ (EQ) ise duygu ile düşünceyi barıştırıp el ele yürümesini sağladı.

Duygusal zekâ, doğuştan gelen bir özellik değildir. Doğumdan bugüne yaşantılar yoluyla edinilen tecrübe, bilgi ve becerilerin bir ürünüdür. Dolayısıyla yeni öğrenmelerle geliştirilebilir ve kontrol edilebilir. Duyguların kontrolünü eline almak kişinin kendi yönetimini eline alarak özgürleşmesi demektir. Duyguları zekice kullanmak ise mutluluk ve başarı için çok önemlidir.

İnsan, kendi yaşamı provake edercesine bazen öyle önemsiz ve gereksiz ayrıntıları ciddiye alıyor ki, bozuk plak gibi zehirli duygulara takılıp kendine yazık edebiliyor. Oysa yaşanan tüm olaylar, düşünce ve duygular, yaşamı anlamak, gelişmek ve olgunlaşmak için bir fırsattır. İnsan, duygusal becerilerini geliştirerek yaşamını daha doyumlu ve daha verimli hale getirebilir.

SOL LOP ( Mantık )
Mantıksal beceri, bir sorunu nesnel olarak çözümlemede kullanılabilecek genel kuralları veya ilkeleri formüle edebilme, ayrıca kendi etkinliklerini planlama ve denetleme yetisidir.

Mantıksal beceri yeteneği gelişmemiş anne- baba, diğer aile üyeleri ve olumsuz çevre, kendi mantıksız eğilimlerini, önyargılarını ve tepki tarzlarını çocuğa aktararak çocuğun mantıklı seçim yapma kapasitesinin gelişimini engellemektedirler. Bu tür çocukluk yaşantısı geçirenler diğer yanlış öğrenmelerinin de etkisiyle mantıklarını kullanamayarak, tercihlerini olumsuz etkileyen kişisel-duygusal rahatsızlıklarını büyük ölçüde kendileri sürdürmektedirler.

MESLEKLERİ TANIMAK
Sağlıklı bir meslek seçimi yapabilmek için seçenekler konusunda bilgi sahibi olmak gereklidir. Öğrenci, düşündüğü meslekleri araştırırken, ilgi ve yetenekleriyle uyumlu alternatif meslekleri de incelemesi faydalı olacaktır.

HATALAR
İnsan, ömrünün çoğu mesleği ile birlikte geçirmektedir. Bu nedenle insan, mutlu ve başarılı olmak istiyorsa sevdiği işi yapmalıdır. Sevmediği bir mesleği sırf kazancı iyi diye sürdürmesi en başta kendisine haksızlıktır. İnsanın, işini ne kadar severek yapıp yapmadığı, hayatının nasıl geçtiği veya geçeceğiyle ilgili önemli bir ipucudur.

Öğrencinin kişilik özellikleri, ilgi ve yetenekleri dikkate alınmadan temelsiz öneriler ve yüklenilmiş duygusal hayallerle meslek seçimi yapılmamalıdır. Bu süreç, bilimsel verilere göre sağlıklı biçimde yapılandırılmalıdır. Öğrenci dış referanslı ise, Dış referansa göre yaşayan insanlar, başkalarından “onay” almak ister. Vereceği tüm kararlarda, başkalarının fikrini alır. Dolayısı ile kendi düşüncelerinin bir önemi yoktur. Önemli olan, başkalarının ne dediğidir. Bu nedenle, sürekli tedirgin ve kaygılı yaşar. İç referansa göre yaşayan insanlar, kararlarını kendi düşüncelerine göre alır. Onun için çevrenin ne söylediğinin hiç önemi yoktur. Çevreyi dinler fakat kendi düşündüğünü uygular.

Amaç, illa üniversiteli olmak mıdır? Yoksa kendine uygun bir meslek edinmek için mi üniversite eğitimi almak mıdır? Kendi yaşamını başkalarının gözünde daha değerli olmak için çizim edenler asla gerçek mutluluğu ve başarıyı yaşayamazlar.

Bilgi edinmeyi engelleyen diğer bir neden öğrencinin korkularıdır. Belirsizlik ve kararsızlıklar zihni yorar. Gelecekle ilgili insanın kendine güvenini düşürür ve sonuçta korku ve kaygıları tetikler. Hedef yokluğu ve seçeneklerin çokluğu karşısında öğrencinin aklı karışabilir. Böyle durumlarda öğrencinin bir uzmana danışması yararlı olacaktır.

Sosyal medyadaki her bilginin doğru olmadığı dikkate alınmalı, güvenilir, doğru kaynaklardan bilgi edinilmelidir.

Meslek sahibi kişilerle yapılan görüşmelerde her meslek sahibinin o mesleğin iyi bir temsilcisi olamayacağı unutulmamalıdır. Her meslekte iyi örnekler olabileceği gibi kötü örneklerinde olabileceği göz önünde bulundurulması gereklidir.

Meslekleri saygın olan ve olmayanlar olarak ayırmak doğru değildir. Yapılan üretim, iş insanlara fayda veriyorsa doğal olarak saygındır. İnsan bir mesleğin başarılı bir üyesi olursa, işini en iyi şekilde yaparsa saygınlık kazanır. Bir kimsenin, ilgi ve yeteneklerine uymayan bir mesleğe girmesi, zayıf bir olasılıkla da olsa, mümkün olabilir ama o mesleğin başarılı, saygın bir üyesi olma olasılığı yoktur.

Üniversitenin iki yıllık bölümlerin küçümsenmesi yanlıştır. Kendini iyi yetiştirmiş bir tekniker, sıradan bir mühendisten daha başarılı olabilir.

Bir iş yaparken, bazı insanlar işin faydasına, özüne, verimine, mutfak kısmına odaklanırken diğer bazıları işin popüler, geçici, işe yaramayan, görünen, keyifli bölümleriyle ilgilenir. Önce üniversiteyi seçip, sonra bölüme karar vermek son derece olumsuz ve zararlı bir tercihtir. Meslek seçimiyle ilgili uzman desteği ile birlikte yapılan onca çalışmanın arasında önce üniversiteyi seçmek gibi saçma bir ölçü yoktur. Üniversite ne kadar iyi eğitim verirse versin sonuçta diğer üniversitelerden en fazla %10-20 gibi bir fazlalığı olur. Bu oranda öğrencinin o mesleği, diğerlerinden çok daha iyi yapacağı anlamına gelmez. İyi bir üniversite ortamında bulunma uğruna istemediği bir bölüme giren öğrenci, eğitim ortamından memnun olsa bile, eğitimin özünden memnun olamayacağı için başarılı da olamayabilir.

Öğrenci hangi bölümü seçerse seçsin, hangi üniversiteye giderse gitsin üniversite eğitiminin üzerine ek çalışmalarla, mesleğinde gelişmek için gösterdiği çaba kadar, emek verdiği oranda ilerleyecektir.

Şehirlerden uzakta yetişen gençlerin için bilgi edinme olanakları kısıtlı olabilir. Bu çevrelerde polislik, öğretmenlik, hemşirelik, kaymakam, asker dışındaki çeşitli meslekler için örnekler de olamadığından gençlerin seçenekleri sınırlı kalabilmektedir. Bilgi kaynaklarından haberli olamama ya da onlara ulaşma zorluğu yüzünden insanlar yetersiz bilgi ile karar verme durumunda kalmaktadırlar.

Sorumsuz öğrencilerin meslek seçiminde kararlarını son güne bırakmaları kendilerini telafisi zor durumlara düşürmektedir. Meslek seçiminde, karar için ne acele davranılmalı ne de tercihleri son gününe bırakılmalı. Öncelikle öğrencinin sınavlara hazırlık sürecinden daha önce meslek seçimine karar vermeli ki, çalışmalarını hedefine göre düzenleyebilsin.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 54
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 5643
Kayıt tarihi
: 06.10.08
 
 

Günün dünden güzel olsun... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster