Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '16

 
Kategori
Üniversitelinin Sesi
Okunma Sayısı
2516
 

Meslek yüksekokulu mu, açık öğretim mi, hayat okulu mu?

Meslek yüksekokulu mu, açık öğretim mi, hayat okulu mu?
 

ÖSYM'de tercih zamanı yaklışıyor. Bir çok kimse hayllerini kuruduğu bölümlere yerleşirken, maalesef bir çok kimsede hayal kırıklığına uğrayacak. Fakültelerin 4 yıllık bölümlerine yerleşenler olduğu gibi puanları ancak meslek yüksekokulunu kazanabilecek kadar düşük olan öğrenci kardeşlerimizde olacak. Ben bu yazıda, özellikle meslek yüksekokulu tercihi yapacak olanlara yönelik bir bilgilendirme yapmayı amaçladım. İnşallah faydalı olmasını diliyorum.

Türkiye'de  2008 yılında 540 tane meslek yüksekokul varken; 2014 yılına gelindiğinde yaklaşık %50 artışla bu sayı 820 olmuş. Bu durum meslek yüksekokullarının nitelikli eğitim-öğretim hizmeti sunabilmesi açısından sıkıntılı bir durum aslında. Yeni meslek yüksekokulları kuruluş ve öğrenci alımı izni almış fakat eğitim ve öğretim hizmetleri, konaklama, ulaşım gibi bir çok konuda  eksikliklerini tamamlayabilmiş değiller. 

Özellikle öğrenciyi, eğimiti hatta memleketin kaynaklarını hesaba katmadan; birilerine yaranmak için siyasi bir kararla 3-5 bin nüfuslu küçücük ilçelere bile meslek yüksekokulları açıldı. Öğrencinin kalabileceği yurt, kiralayabileceği ev yok. Yemek yiyebileceği, sosyalleşebileceği bir alan yok, kütüphane ve intenete bile erişim sınırlı ya da yok.

Yeni açılan bu okullarla birlikte, meslek yüksekokullarının  toplam öğrenci kontenjanı da 360 bin civarına ulaşmış. Ancak 2014'te öğrencilerin 285 bini buraları tercih ederken 75 bin kontenjan da boş kalmış. Yani kontenjan olmasına rağmen %20'lik bir tercih edilmeme durumu söz konusu haklı olarak.

Meslek yüksekokulu hiç mi tercih edilmez? Öyle söylemekte yanlış olur. Meslek Yüksekokulu tercihi yapan öğrencilerin en çok istediği 10 bölüm tercih edilme sayısına göre;

Çocuk gelişimi

İlk ve acil yardım

Tıbbi labaratuvar teknikleri

Anastezi

Bilgisayar programcılığı

Adalet

Bankacılık ve sigortacılıık

Muhasebe ve vergi uygulamaları

Dış ticaret

İşletme yönetimi, programları olmuş.

Bu listeye göre bir değerlendirme yapacak olursak; çocuk gelişimi, bilgisayar programcılığı ve sağlıkla ilgili teknik bölümler meslek yüksekokulllarının en popüler bölümleri. Adalet, bankacılık, muhasebe, dış ticaret ve işletme yönetimi gibi sosyal-iktisadi ve idari programlarda favaroliler arasında.

Bu bölümlerin tercih edilmesinin sebeplerine değinecek olursak;

Sağlık alanında son dönemde müthiş bir istihdam yaratıldığından bu sonuç gayet normal. Kamu hastanelerinde sağlık personeli ihtiyacı olduğu gibi her geçen sayıları artan özel hastanelerde sağlık personeline ihtiyaç duyuyorlar.  Bu nedenle, özel sağlık meslek liselerinin bile mantar gibi türediği bir dönemdeyiz.

Çocuk gelişimi bölümü ise çocuk kreşlerinin personel ihtiyacını karşılması açısından önemli. Her zaman kamuda olmasa bile özel sektörde işe başlama durumu söz konusu.

Adalet bölümünü tercih edenler "acaba  hukuk bölümüne DGS ile dikey geçiş yapabilir miyim?" düşüncesiyle hayal kuruyorlar. YÖK'ün puan sınırlaması getiren son düzenlemelerinden önce bir çok kimse Vakıf üniversiteleriyle bu hayallerini gerçekleştirebiliyordu. Şimdi çok zor ama denemeye değer.

Bankacılık, muhasebe, işletme ve dış ticaret  mezunları, özel şirketlerin ara elemanı ihtiyacını karşılarken öncelikli tercih edebildekleri bölümler. İyi bir eğitim ve kişisel çabalarla kariyer anlamında güzel işler yapılabilir.

Gel gelelim, tercih edilme sayılarına karşılık sağlık programları ve adalet bölümünde yeteri kadar kontenjan yok. Bir çok kişi istiyor ama  belki 1/10'u yerleşebiliyor. Yerleşenler açısından en nitelikli ve yüksek puanlı meslek yüksekokulu öğrencileri ile bir arada öğrenim görme imkanı demek.

Üniversite diploması tek başına artık bir şey ifade etmiyor. Artık patronlar cv eklerinde sunulan diploma fotokopilerini yırtıp atıyorlar. Mesleki tecrübe arıyorlar. Teknolojiye yatkınlığa bakıyorlar, iş bitirici özellikler talep ediyorlar. Hız istiyorlar, yeni personele eğitim yatırımı yapmak istemiyorlar.

Şimdi dost acı söyler diyelim ve önerilermizi sıralayalım;

İl merkezlerine uzak, yurt ve barınma imkanları olmayan küçük ilçeleri tercih etmeyin

Üniversitenin havasını üniversite kampüsünde alabilirsiniz, kampüsün dışındaki meslek yüksekokullarını düşünmeyin

Sosyalleşme hayalleri yerine mesleki anlamda yetkinlik için tercih yapın

Ailenizin ekonomik durumunu düşünün, gerekirse açıköğretim ve uzaktan öğretim programlarını tercih edin

Gündüz çalışıyorsanız ikinci öğretim tercih edin ama ikinci öğretimin eğitim-öğretim kalitesi daha düşüktür

2 yıllık meslek yüksekokulu yerine 4 yıllık açık öğüretim programlarını tercih edin. Zira meslek yüksekokullarının 4 açıköğretim programlarına sınavsız geçiş hakkı kaldırıldı.

Hayat en büyük okuldur. Okul olmadan da kendinizi geliştirebilirsiniz. Anlamı ve karşılığı olmayan bir meslek yüksekokul yerine uygulamalı girişimcilik eğitimlerine katılıp kendi işinizi kurabliirsiniz. KOSGEB hibeleri çok işinize yarayabilir.

Size bir yetkinlik kazandırabilecek, iş imkanı sağlayabilecek programları seçin. Organik tarım, el sanatları, mantarcılık gibi bölümleri okumak için ailenize masraf çıkarmayın. Yaşadığınız ilde bulunan meslek yüksekokullarını tercih edin.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 3179
Kayıt tarihi
: 26.05.12
 
 

İktisat, Sosyoloji, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster