Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '13

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
301
 

Meşrutiyet üst köprüde neler oldu bilmek ister misiniz?

Meşrutiyet üst köprüde neler oldu bilmek ister misiniz?
 

Engelsiz insan yoktur !


Adı Kaya Arslan, 20 yaşında sağ kolunu ve sol bacağını kaybetmiş;  bu hepimizin başına gelebilecek bir durum.

Ben Meşrutiyet üst köprüden geçerken tanıştım, çok efendi, onurlu ve sevgi dolu bir insan.

Ağrı'dan Mersin'e göçmüşler ailece, Kaya 10 yaşlarındayken, kolay değiş gurbet, kendi vatanın bile olsa doğup büyüdüğün topraklar bir başka olur gene de.

Kaya inşaat kalıpçısıymış, askere çağrılmış, bavulunu büyük bir sevinçle hazırlamış, ama hiç askere gidememiş, çünkü kalıp çıkarırken yüksek voltaj  nedeniyle kolu ve bacağı yanmış, ampute edilmiş.

Şimdi gelelim Ankara Meşrutiyet köprüsünde neler yaşadığımıza?

Kaya evli ve her doğulu erkek gibi çok çocuk seviyor (!)

Şimdi 10 Şubat 2013 doğumlu çok şeker bir kız bebeği var, mutlu; kız babası olmak ayrıcalıklı olmaktır diyerek yazıma devam ediyorum!

Çocuklarından biri lösemiye yakalanıp, minik bedeni kemoterapiyi kaldıramıyor ve ölüyor, Kaya ve eşi kahroluyorlar, kolay değil ateş düştüğü yeri yakıyor, çocuğun tedavisi nedeniyle krediler, borçlar, hacizler, kahır bitmiyor bir türlü...

Kaya'ya destek olmak umuduyla, köprüde yan flüt çalmaya karar verdim, biraz dikkat çekelim istedi.

Yağmurlu ve çok soğuk bir güne denk geldi , ama dedik,insan olmanın güzelliklerine inanmışız , flüt çalarken çok heyecanlanacağımı zannettim, ama ilgisizlik ve duyarsızlık karşısında hiç heyecanım kalmadı; dört saat sürekli çaldım,  bir kişi de gelip bir merak etsin, sorsun -Ne yapıyorsunuz, ne oluyor diye, fakat hiç öyle bir tepki yoktu.

Dört saatte 18 TL toplandı, bir vatandaş uzaktan 25 krş fırlatarak, akıl almaz finali gerçekleştirmiş oldu. Evet artık duyarsız, merhametsiz empatiden yoksun bir çoğunluk gözlemlemekteydim!

Keşke Kaya kardeşimize hep beraber destek olabilseydik ve asıl engel zihin ve yüreklerdeymiş meğer bunu gördük !

Kaya kardeşim diyor ki:" Ben bedensel engelli olabilirim ama zihinsel engellilerle daha çok karşılaşıyorum "

Çok haklı, biz önce insan olmayı öğrenmeliyiz.

Dört saat Meşrutiyet köprüsünde aşırı üşüyerek, titreyerek çaldığımız flütümüzün sesi hiç susmayacak, çünkü güneş balçıkla kapatılamaz.

Bize uzaktan fırlatılan 25 krş, 25 trilyon olup, onurlu ama muhtaç insanlara,  öğrencilere, işkence altında şiddet gören insanların kurtuluşlarına derman olacak, vakıfların kurulmasına her insanın yaşama hakkına saygılı  olmaya vesile olur dilerim.

Nazım Hikmet'in dediği gibi dilim varmıyor ama akrep gibisin kardeşim, merak etmediğin, ilgilenmediğin, paylaşmadığın, karanlıktan rahatsız olmadığın için !!!

Unutmayalım, cam evde yaşayan taş atmamalıdır ve hepimiz cam evlerde yaşıyoruz !

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba... Yazınızdan çok etkilendim... Kaya ve ailesine geçmiş olsun diliyorum... Ancak bu toplumsal yaranın tedavisi toplumun gönlünden kopanlar değil, alınması gereken yasal haklar olmalıdır... Sevgiler...

KUYUCAK 
 19.02.2013 12:40
Cevap :
Kesinlikle çok haklısınız bizim amacımız dikkat çekmek birlik bütünlük içinde paylaşımcı yaşamı desteklemek.Yoksa kimsenin üç kuruşuyla olacak iş değil bu ! Sistem bu ,bu koşullarda yapılacak başak bir şey yok,kemoterapi ne kadar pahalı bir tedavi biliyor musunuz? Devlet yalnızca çok zenginleri destekliyor bu acı ama gerçek !!!  20.02.2013 0:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 258
Toplam yorum
: 380
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 1996
Kayıt tarihi
: 09.11.06
 
 

Ben İngilizce öğretmenliği yapan yurdum insanıyım. Yalnız öğrencilerim yetişkin arkadaşlar. Devlet m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster