Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '18

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
90
 

Metal Fırtına ve Türkiye Meydan Okuyor / Bir Karşılaştırma

Metal Fırtına ve Türkiye Meydan Okuyor / Bir Karşılaştırma
 

 İlk baskısı 2004 yılında 50 bin adet olarak yapılan Politik Kurgu Roman Metal Fırtına Serisi, aradan geçen 14 yılda sekizinci kitaba ulaşmış ancak ilki yayın dünyamızda büyük bir gürültü koparmıştı. Yazarı Burak Turna o tarihe kadar tanınmamış ve hatta amatör bir yazar olmasına rağmen yayınevinin 2,5 milyon lira gibi pek görülmeyen bir bütçe ayırması, daha basılır basılmaz müthiş bir tanıtım çalışması yapılması ve tüm bunların neticesinde de best seller olması zihinlerde ister istemez bazı sorular oluşmasına yol açmıştır.

Gerçekten de Türk Edebiyatında pek nadir görülen bu kampanya salt bir edebiyat olayı mıydı? Yoksa arkasında bazı tahmin edilebilir veya edilemeyen niyetler mi vardı? Bu konular üzerinde gerek basın ve gerekse TV programlarında çokça durulmuş ve hatta üzerinde bir kitap bile yazılmıştır.( Bkz.Metal Fırtına'nın Kırılması Ay Yıldızın Parıltısı - Osman Metin Öztürk Ersin Yükselay)

Kuzey Irak'ta konuşlu bir Türk Deniz Piyade Tugayına (Türkiye'nin böyle bir tugayı hiç olmadı) Amerikan hava kuvvetlerinin ani bir saldırısıyla başlayan Türk Amerikan Savaşı'nın konu edildiği romanda; Türk Ordusu'nun tahmin edilenin aksine bir vuruşta dağıldığı, günde ortalama 100 km. kateden Amerikan zırhlı Birliklerinin Torosları aşarak 7 günde  Ankara'ya,  14 günde de İstanbul'a ulaşarak (Afrin'de aslında it sürüsü olan PKK -YPG karşısında operasyonumuzun kaç gün sürdüğüne dikkat edelim) işgal ettiği, Türk halkının ve kamuoyunun hiçbir direniş göstermediğini, bütün ülkenin işgalden ancak bir Amerikan şehrinde patlatılan bir atom bombası şantajıyla kurtulabildiği işlenmiştir.

Genel çerçevesi bu olan kitapta Türklerin milli gururuna ait ne varsa kırılmasına ve özellikle ortak değerlerimiz olan ordumuzun çok  kısa zamanda çöküşü, halkımızın yabancı işgaline direnç göstermeyeceği, Anıtkabir'ın tahrip edilerek Atatürk'ün naaşının oradan çıkarıldığı gibi akla mantığa aykırı şeyler normal bir olay gibi anlatılmıştır. İçinde özellikle askeri konularda birçok tutarsızlık ve yanlış bulunan kitapta; eyalet siştemine geçilmesi, ülkenin etnik gerçeklere göre yeniden yapılanması gibi kelalaka konular da eklenmiştir. Tüm bu yönleriyle alalade politik kurgu olmayıp, bazı özel niyeyler taşıdığı su götürmez olan  Metal Fırtına ile tarafımızdan yazılan ve Cumhuriyetimizin 2023-2123 arasındaki ikinci yüzyılını öykülerle anlatan "Türkiye Meydan Okuyor Cumhuriyetin İkinci Yüzyılı"  kitabı arasında bir karşılaştırma yapmak gerekirse:

türkiye meydan okuyor cumhuriyetin ile ilgili görsel sonucu

* Metal Fırtına milletimizle,  onun bağrından çıkan Türk ordusunu bir vuruşta dağılan bir Saddam  Irak'ı  gibi  göstermektedir. Oysa Türkiye Meydan Okuyor'da ülkemizin bilim ve teknolojiye gereken önemi verdiği takdirde 2050'lerde dünyanın süper güçlerinden biri olacağı,

* Metal Fırtına'da belirtildiği gibi Türk Ordusu'nun alalade bir müstemleke ordusu değil, 2000 yıllık bir geleneği olan ve çelik gibi sert disiplini ile karşılaştığı bunca badirelere rağmen (Kumpaslar, Fetö kalkışması) geleneği olan,  güçlü  bir ordu olduğu, 2030'larda Hint Okyanusu'nda uçak gemisi destekli bir filo bile bulundurabileceği,

- Metal Fırtına'da vurgulandığı gibi Türk teknolojisinin çok geri olmadığı, günümüzde kullanılan  yerli ve milli  silahlar bir yana, 2050-2060'larda uzaya "Savaşçı Uydu " gönderecek ve savaşçı robotlar yapacak kadar üstün bir teknolojiye erişeceği işlenmektedir.

Tüm bu farklılıkları sayıp dökersek sayfalar yetmez ama şu çok acı bir gerçektir ki, bu satırların yazarı yayınevi kapılarından adeta kovulup, söz konusu kitabımı üste para vererek bastırabilirken, Türk milletini ve ordusunu yerle bir eden  böyle bir kitap onbinlerce basılmakta ve adeta paraya boğulmaktadır.

Ülkesini ve milletini seven bir yazar olarak beni asıl kahreden de budur.

 

İbrahim ARSLAN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlgili romanın yazıldığı tarihlerde her şeyiyle güçlü bir ordu olan TSK, Fetö kumpasları ve darbe girişimi ile zayıflatılarak Amerikan müdahalesine uygun hale getirilmeye çalışılmıştır.Hele o hain girişim başarılı olsaydı belki de amaçlarına tek kurşun atmadan erişeceklerdi.Bu durumda eli silah tutan kadar, eli kalem tutanların da bıkıp usanmadan yazarak bu hain planların önünde yıkılmaz bir set gibi durması gerekir..

mustafa semih arıcı 
 14.10.2018 21:05
 

Türkler bu dünyanın en mert savaşan en masumluğu yaşatan ordularıdır. Dün olduğumuz gibi yarın da hep olacağız. Bize mahsus içerdekiyle dışardakiyle mücadele etmek. O yüzden yazarlarımız bu kahramanlığı göremeyen değil yaşayabilen cesur olmalılar... Yazarlara bir asker kadar çok iş düştüğü bu zaman da her yazarın üzerine düşeni vatanını düşünerek yerine getirmesi gerekir. Kitabınız bu bağlamda cesur bir kitaptır. Ama ne yazık ki bizim medya çiçeklere basar kaktüsleree şak şaklar

İbrahim ARSLAN 
 14.02.2018 10:57
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler..Bu aldırmazlık ve hatta aymazlık yalnız basın ve yayın dünyasında değil her yerde fazlasıyla var.Mesela bu yazımızın okunma sayısı ile alalede bir dedikodunun okunma sayısına bakın apaçık görebilirsiniz.Ancak biz yine de, her şeye rağmen yeni baharlara çiçek yetiştirmeye devam edeceğiz.Selamlar..  25.02.2018 21:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 326
Toplam yorum
: 166
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 420
Kayıt tarihi
: 19.02.11
 
 

Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi mezunuyum. Teknoloji Yönetimi dalında mast..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster