Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Aralık '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
8045
 

Metro'daki Kemancı...

Metro'daki Kemancı...
 

Soğuk bir Ocak sabahı, bir adam Washington DC'de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca altı Bach eseri çalar. Bu süre icinde, çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi kemancinin önünden geçip, gider.

Kemanci çalmaya basladiktan ancak üç dakika kadar sonra, ilk kez orta yasli bir adam kemanciyi fark edip, yavaslar ve birkac saniye sonra da gitmek zorunda oldugu yere yetismek uzere yine hizla yoluna devam eder.

Kemanci ilk bir dolar bahsisini bundan bir dakika kadar sonra alir. Bir kadin yürümesine ara vermeksizin parayi kemancinin önüne koyduğu kaba atarak, hizla gecer, gider. Birkaç dakika sonra, bir baska adam duraklayip, eğilerek dinlemeye başlar ancak saatine göz attığında, işe geç kalmamak icin acele ettiğini belirten ifadelerle hizla yoluna devam eder.

En fazla dikkatle duran ise üç yaşlarında bir oğlan çocuğu olur. Annesinin çekiştirmelerine rağmen, çocuk önünde durur ve dikkatle kemancıya bakar. En sonunda annesi daha hızlı, cekistirerek çocuğu yürümeye zorlar. Oğlan arkasina dönüp dönüp kemanciya bakarak, çaresizce annesinin pesinden gider. Buna benzer şekilde birkac cocuk daha olur ve hepsi de anne, babalari tarafından yürümeye devam için zorlanarak, uzaklaştırılırlar.

Çaldığı 45 dakika boyunca kemancının önünde sadece 6 kişi, çok kisa bir süre durur. 20 kişi duraklamadan, yürümeye devam ederek, para verir. Kemanci çaldığı süre içinde 32 dolar toplar. Çalmayi bitirdiğinde ise sessizlik hakim olur ve kimse onun durduğunu fark etmez, alkışlamaz.

Hiç kimse onun dünyanın en iyi kemancisi Joshua Bell olduğunu ve elindeki 3, 5 milyon dolarlık kemanla, yazılmış en karmaşık eserleri çaldığını anlamaz. Oysa Joshua Bell'in metrodaki bu mini konserinden iki gün önce Boston'da verdiği konser biletleri ortalama 100 dolara satılmıştı...

Bu gerçek bir hikayedir ve Joshua Bell'in öylesine bir kılıkla metroda keman çalması, Washington Post gazetesi tarafindan algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine yapılan bir sosyal deney gereği kurgulanmıştır. Konuyla ilgili makalenin orijinaline buradan ulaşabilirsiniz.

Sorgulanan şeyler; sıradan bir yerde, uygunsuz bir saatte güzelliği algilayabiliyor muyuz? Durup ondan keyif aliyor muyuz? Beklenmedik bir ortamda, bir yeteneği tanıyabiliyor muyuz? İdi...

Dünyanın en iyi müzisyeni, dünyadaki en iyi müziği çalarken, önünde durup, dinleyecek bir üç dakikamız dahi yoksa, hayatta başka neleri kaçırıyoruz acaba?

Hani her yılbaşı geçen senenin muhasebesi, gelecek sene yapılacaklar listesi yapılır ya, yukarıdaki hikayenin o sürece katkısı olması dileğiyle...

www.divitimle.blogspot.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu hikayeyi okuyunca ki çok iyi bildiğim bir hikayedir hep evet birçok şeye bakıyoruz ama dinlemiyoruz görmüyoruz ve duymuyoruz derim... Bunu düşünüyoruz kabul ediyoruz ama yapılacak o kadar çok işimiz var ki bir türlü uygulamaya geçemiyoruz...

picolee 
 15.01.2009 22:52
 

Hayatın kargasasında ve sadece yaşama telaşesinde koşarak gidiyoruz birçok güzelliğin yanından. Yaşamın anlamını kavrayamadan sonuna geldiğimizi farkedersek bir gün, işte o gün, çok üzücü ve geri dönüşü olmayan bir pişmanlık olacak...Hayattan lezzet almak gerektiğini vurgulayan çarpıcı bir örnek ve güzel bir yazıydı. Hayatımı tekrar sorgulayıp gözden geçirmem gerektiğini hatırlattı sanki biraz:) Sevgiyle...

Tülay TERZİOĞLU 
 14.01.2009 15:30
 

Kusura bakmayın ama yorumunuz, kopyaladığınız yazının yanında "devede kulak misali" kalmış. Selamlar.

Semih Alpay AKHUN 
 13.01.2009 14:50
 

Sevgili yazar, bu türden tamamen kopyala yapıştır bir yazıyı zaten bizler elektronik posta yolu ile bir kaç gün önce okumuştuk. Aslında internetin kaynak olarak kullanılmasına karşı değilim fakat en azından bu alıntının altında iki satır da olsa yorumunuzu görebilseydik daha çok sevinirdik ve bu kadar olumsuz eleştiri almazdınız... selamlarımla

Semih Alpay AKHUN 
 08.01.2009 9:32
Cevap :
Sevgili Yorumcu, bu yazının bir alıntı olduğu zaten yazının içinde orijinaline verilen linkten belli oluyor. Benim eklemelerim ise son paragrafta. Diğer bir katkım ise Jashua'nın kendi web sitesine olan link. Yani tamamen kopyala yapıştır değil. Sanırım hızlı okumada bu detalar gözünüden kaçtı.  08.01.2009 10:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 107
Toplam yorum
: 111
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 1939
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

"Hayat, özellikle, yazılanları okumak, çekilenleri seyretmek ve tabii kipişirilenleri yemek için çok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster