Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Haziran '12

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1090
 

Mevlana ve Anadolu insancılığı

Mevlana ve Anadolu insancılığı
 

Gerçek insancıllık


Tarih kitaplarında hepte padişahların kimi yenerek, toprakları ve yönetimi ele geçirdiği, ele geçirdiği topraklarda ne kadar hüküm sürdüğü bize anlatılır da, bahse konu imparatorlukların eğitim, bilim ve kültür konusuna verdiği önem anlatılmaz. İnsanlığın geleceğini, kültürel tartışmalar daha çok belirleyecektir. Örneğin Mevlana 800.doğum gününde tekrar tartışılmalı ve öğretisi tüm insanlığa ders olarak anlatılmalıdır.

 Mevlana düşüncesi, sadece tasavvuf felsefesi içerisinde değerlendirilmeyecek kadar büyüktür. Aşağıdaki şiirinde ise ben sen kavramının olmadığı anlatılır açıkça.

BEN BENDE DEĞİL

Ben bende değil, sen de hem sen hem ben.
Ben hem benimim, hem de senin, sende benim.
Bir öyle garip hale geldim ki
Sen benmisin, bilmiyorum, ben mi senin.
Mevlana’nın şiirine yansıyan temel özelliği insanı yüceltmeye çalışmasıdır. “Bir Anadolu hümanisti Mevlana” Selçukluların Anadolu’ya gelmesi ile Anadolu yaşayan insanlarla bir arada yaşamayı, birbirini anlamaya çalışmayı, evrensel barışı geliştirmeyi, mimarilerini, taş işçiliklerini, zanaatlarını paylaşmalarını, herkesin birbir olanaklarından yararlanmayı bir düşün insanı olarak, Anadolu insancılığının (hümanizm) meşalesini ateşlemiştir.

GEL

Gene gel, gene.
Ne olursan ol, ister kafir ol,
İster ateşe tap, ister puta,
İster yüz kere tövbe etmiş ol,
ister yüz kere bozmuş ol tövbeni…
Umutsuzluk kapısı değil bu kapı,
Nasılsan,
Öyle gel…

Mevlana’nın o muhteşem hoş görü dehası şiirinde, tüm insanlığı kucaklayan, bir araya getirme çabası vardır. Mevlana’nın insancılığı, batınınkinden ayrılır. Batı insancılığı, kentsoylular karşısında hak elde etme, çıkarlarını koruma savaşıdır. Mevlana, Yunus Emre ve diğer Anadolu Ozanlarında ise hiçbir çıkar beklentisi olmadan insanı yüceltme çabası vardır. Anadolu insancılığı, dinler, mezhepler, insanlar arasında ayrım yapmayan, hoş görüsüyle Türk Ulusunun olduğu kadar, başka uluslarında sahiplenmesi gereken insanlık mirasıdır.

 Anadolu İnsanı, emperyalizm kaynaklı tüm kışkırtmalara karşın, Mevlana, Yunus Emre, Karacaoğlan, Hacı Bektaşi Veli, Pir Sultan Abdal ve daha nice bilge insanların ve ozanlarımızın yeşerttiği insan sevgisi ile yan yana yaşamayı omuz omuza direnmeyi başarmıştır. Kuşkusuz Mustafa Kemal’in “Yurtta Barış, Dünyada Barış” düşüncesi de bu kültürden beslenmiştir.

 Anadolu sufi kültürünü temsil eden, Mevlana ve diğer tasavvuf şairlerinin ortak özelliklerinden biri de yöneticilerin değil halkın yanında yer almalarıdır. Bilgeliklerini insandan yana kullanan, Mevlana, Yunus Emre ve diğer Anadolu Ozan ve Bilgelerinin yüzyıllar önce başlattıkları geleneklere sahip çıkılmalıdır. Bu gelenek Devlet eliyle daha da geliştirilmeli, söz konusu tasavvuf felsefesi kullanılarak, Ulusumuz ile doğu dünyası arasında temel dayanağı hümanizm olan sağlam ilişkiler geliştirilmelidir.

Anadolu’da yüzyıllardır yaşayan “Yeni İnsancılık Anlayışı” çıkarcı batı dünyasına anlatılarak, içerisinde insan olan hümanist bir insanlık modeli yaratılmaya çalışılmalıdır. Ama en önemlisi Anadolu tasavvufu ve hoş görüsü kullanılarak, Ülkemiz barış içerisinde mutlu insanların yaşadığı bir coğrafyaya dönüştürülebilir.

Anadolu’da yüzyıllardır devam eden o engin hoş görü yaşam felsefesi ile selam olsun sizlere.

Nizamettin BİBER
Uzman İnşaat Mühendisi  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 832
Toplam yorum
: 3630
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2568
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster