Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '09

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
300
 

Meyhanedeki masa ve bir fıkra

Meyhanedeki masa ve bir fıkra
 

Nedense, bir fıkra atlatmak geldi içinden bugün…

Neden mi?

Hayal-gücümde bir zafiyet, bir hapşuruk, bir öksürük… İki çekirdek keyfimin içine tuğla döşemek geçiyor aklımdan; gönlük itiraz ediyor.

Ve derken…

Haldun Taner hocamızın bir sözü uçuştu zihnimin içinde.

Dışarıda hiç içki içmezdi Haldun Taner.

Belki de, aydın taifesinin “muhabbet-i sarhoş” söylemine karşı denenmiş bir savunma mekanizmasıydı üstadın bu duruşu…

O gün de, son kadehlerimi bitirmemizi sabırla beklemiş ve tam çıkarken masanın üzerine bir söz fırlatmıştı:

- Bir hayalin gerçek olması kadar hayal kırıcı bir şey yoktur!..

Evet, yukarıdaki cümle tümüyle ona ait.

Ses tonundaki ciddi, vakur, kararlı ve duygulu tonun bir belirtisi olarak “ünlem” işaretini ben koydum.

Sonraki üç noktayı da…

Hala anımsıyorum, biz gittikten sonra da masanın üzerinde kalmış olan o söz... Olağanın çok üzerindeydi. Olağanın çok dişinde bir kıvılcım oluşturmuştu zihnimde. Yirmialtı yaşındaydım.

Şimdi ise, durup dururken açıklanmaması gereken bir yaştayım.

O söz hala yaşıyor… Masa ne oldu acaba?

Ve birden bire, [bugün] aşağıda okuyacağınız fıkra geldi aklıma…

Buyurun birlikte okuyalım:

Adamın biri, her mehtaplı gecede alır başını deniz kıyısına gidermiş. Dönüşünde, arkadaşları ona sorarlarmış:

- Ne gördün?

Adam her seferinde aynı yanıtı verirmiş:

- Dünya güzeli denizkızları gördüm, altın saçlarını gümüş taraklarla tarıyorlardı…

Aynı adam, bir gece yine tek basına deniz kıyısına vardığında, gerçekten dünya güzeli denizkızları görmüş… Kızlar, altın saçlarını sahiden gümüş taraklarla tarıyorlarmış…

Deniz kıyısından döndüğünde, arkadaşları yine sormuşlar:

- Ne gördün?

Adam asık bir yüzle cevap vermiş:

- Hiçbir şey!..

Ve sonra, alnında düşünceli çizgiler, yürüyüp, gitmiş…


Ben, kendi inisiyatifimi kullanıyorum.

Ve bu fıkrayı da, o masanın bir köşesine iliştiriyorum.

Belki o masaya oturan birileri daha olur.

Belki hayal gücü bizlere, o masanın kalabalığını sunar bir gün?..

Belki…

Belki!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayalin gücü her zaman gerçeğin gücünden üstün ve muhteşemdir..:)) Belki de bu yüzden kavuşulmuş aşk yokrur diyorlar. Sn Haldun Taner'in cümlesine bayıldım. Fıkranıza da...:)) Mutlu kalın...

Yıldız... 
 01.02.2009 16:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 911
Toplam yorum
: 360
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 461
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster