Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '16

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
1809
 

Meyve ve sebze neden pahalı?

Meyve ve sebze neden pahalı?
 

görsel netten alıntıdır.----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


İstanbul'da yaşayanlar isyan ediyorlar, meyve ve sebze çok pahalı diye. Yalnız İstanbul değil, yurdun her köşesinde meyve ve sebzenin yanına yaklaşılmıyor el yakan fiyatları yüzünden...

Nasıl pahalı olmasın bu organik!  toprak ürünleri?

Genç kuşak köylerdeki ekili alanlarını bırakıp şehirlere göç edince ekili-dikili bağ ve bahçeleri nadasa bırakılmış artık tarım yapılmıyor. O genç kuşağı şehirlere iten sebeplerin başında  toprağı işlemede kullanılan mazot, benzin, tohum, yem gibi temel maddelerin pahalı olması. Böyle olunca elde edilen ürün kârlı olmuyor zarara sebep olacak bir işle kim uğraşır? Onlar da asgari ücretle iş bulup şehirlerde yaşam savaşı veriyorlar.

Az bir kesimin yıllarca uğraş verdiği sebzecilik ve seracılık da artık yüz güldürmüyor, bu kişiler de işlerini bırakma eğiliminde. Bazıları daha çok ürün alma amacıyla fazla hormon kullanınca genetik yapısından uzaklaşan zararlı ürünler elde ediyorlar ki tüketicilerde uzun vadede hastalıklara sebep oluyor.

Üreticiler, meyve ve sebze toptan toplama merkezi olan hal aracılığı ile ürün satışını gerçekleştirmekte, örneğin 1.- TL fiyatla verdikleri ürünün büyük kentlerde 5.- TL gibi bir fiyata satışa sunulduğunu gördüklerinde isyan bayrağını kaldırmaktalar.

Fazla emek istemeyen nohut, kuru fasulye bile ekilmiyor onları da dışarıdan alıyoruz. Üretici  mazot masraflarıyla başa çıkamıyor.

Dış ülkeden getirilen meyve ve sebze ile bakliyatın daha ucuz fiyata geldiği düşünüldüğünde;

Bu işte bir terslik olduğu aşikardır.

Mazot, yem, tohum fiyatları devletin ekonomi politikası, buradaki çarpıklığın üretici lehine düzeltilmesi gerekiyor.

Toptancı hal komisyoncuları satın aldıkları ürünleri belli bir kar yüzdesi ile büyük kentlere sevkiyatını yapmaları sağlanmalıdır, alınan ürün fiyatının ikiye katlanmasıyla oluşan (ilk basamak)  çarpıklığa izin verilmemelidir.

Büyük kentlerdeki toptancı hallerinde ve son satıcı tarafından uygulanan yüksek kar sonuçta biri beş yapmaktadır.

Sonuç: kabzımalların ve al-sat uğraşçılarının yüksek kar hırsı meyve-sebze fiyatlarını yaklaşılamaz duruma getirmektedir.

Ülkemiz sosyo-ekonomik bakımdan dar gelirliler, orta durumdakiler ile varsıl kesimlerden oluşmaktadır.

Ve her kesimin ülkemizde sağlıklı ve mutlu yaşam hakları vardır. Bu hakkın oluşturulup süreğenleşmesinde herkesin payına düşen sorumluluğu üstlenmesi gerekir.

BEN, BEN diye diye bu hallere geldik, bir zaman sonra "BİZ" diyeceğiz ama iş işten geçmiş olacak,

Düşünürsek;

Haksız sayılmam, değil mi?

Selam ve saygı ile,

Yurdagül Alkan.

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Doğru söylüyorsunuz Yurdagül hanımcığım, "BEN BEN ÖNCE BEN" haykırışlarımıza kurban gitti "BİZ" bilinci ve varlığımız, dilerim acilen toparlayabiliriz. Üreticinin hakkını alamama sorunu her dönemde oldu hala da var. Fakat tembellik de var toprakla uğraşmayı istemeyen de çok, güzelim tarlalar boş çoğu yerde elinize sağlık selamlar sevgiler

Cemile Torun 
 21.12.2016 21:16
Cevap :
Cemile hanımcığım, sorunlar çok boyutlu. Öncelikle ben zihniyeti yani egoizm ve doyumsuz hırs. Sonrasında haksızlıkların hüküm sürmesi ve biraz da tembellik. Sonuç dışa bağımlı bir tüketim. Selam ve sevgi ile...  23.12.2016 22:27
 

Merhaba, Tarım ürünlerine dünyanın bütün gelişmiş ülkeleri büyük teşvikler veriyor. Örneğin ABD tarım bakanlığı mısır ihraç eden ülkelerin fiyatlarına bakıyor. Kendi üreticisini en ucuz olacak şekilde teşvik ediyor. Bize ise teşvik sınırı koyuyor. Pahalılığın sebebi bu. Saygılar...

izmirli doksanyedi 
 15.12.2016 13:26
Cevap :
Bizde çıkmazların açmazların düğümü en son devlette yani sayın Osman bey, sebze ve meyvedeki pahalılığın çözümü devlette. İlk akla gelen denetimsizlik ve enerjideki yüksek vergiler ile teşvik etmeme, selam ve saygı ile...   17.12.2016 16:18
 

Tohumu İsrail'den alıyoruz Yurdagül hanım. Ve bu tohumun özelliği hibrit tohum olması. Katır nasıl yavrulamaz ise, hibrit tohumdan alınacak üründen de tohum elde edilemiyor. Biz her sene tohum ithal ediyoruz. Gıda bakımından dışarıya bağımlı olan bir ülke dövizin artışından da doğal olarak etkilenecek. Birçok ürünü ise zaten dışarıdan alıyoruz. Trakya'da verimli topraklarımız rant uğruna, iskana açıldı. Bu gidişle artık ekecek toprak da bulamayacağız. Elma üreticileri 50 kuruşa elmalarını satamıyor, ürünlerini çöpe atıyorlar. Ama biz elmayı 3 liraya alıyoruz. Aslında iyi bir tarım reformuna ihtiyacımız var. Saygılar, selamlar...

Erol Özışık 
 11.12.2016 22:50
Cevap :
İsrail'den o tohumlar öyle yüksek fiyatlara geliyor ki Erol bey, bahçemize diktiğimiz sebzelerin fidanlarını bu yüzden yüksek rakamlara alıyoruz. Onlar da nasıl bir çalışma yaptılarsa bizim sebzelerde tohum var ama yeni fide üretmek imkansız. Ülke olarak enerji, gıda, elektronik cihazlar, oto ve akla gelebilen her konuda dışa bağımlı haldeyiz. Dövizdeki artış sınırlarımız içinde adeta deprem etkisi yapıyor tüm ürünleri etkileyerek. Dolara itibar etmeyerek TL ye dönüş hamlesinin etkili olacağı ihtimali zayıf, tümden yani kökten bir revizyona ihtiyacımız var ama bu revizyonu isteyecek bir halk ile bu ağır mesuliyeti üstlenecek bir yönetime ihtiyaç var, selam ve saygı ile...  13.12.2016 14:28
 

Haksız sayılmazsınız, sonuna kadar haklısınız, sevgiler, selamlar...

Recai Şahin 
 11.12.2016 18:45
Cevap :
Teşekkürler sayın hocam, herkes gibi siz de haklısınız, selam ve saygılarımla...  13.12.2016 14:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 329
Toplam yorum
: 5744
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1667
Kayıt tarihi
: 09.04.09
 
 

Özel bir finans kuruluşundan emekliyim. Hayatın her aşamasını acısıyla tatlısıyla yaşamış biri ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster