Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Temmuz '07

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
423
 

Meyvesiz ağaca ne yaparlar?

Meyvesiz ağaca ne yaparlar?
 

Akşamın alacası çökerken şehre bir penceren içeri süzülüverelim ne dersiniz... Neler konuşulmakta bir kulak kabartalım;

Televizyon açık evin büyüğü eski tip divanda arkaya doğru kaykılarak oturmuş, elinde ağızlıklı bir birinci sigarası, yanında kahvesi yemek sonrası gözü ajans haberlerinde keyif etmekde..

Belli duruşundan şişmanca, maviş maviş gözleri sıkıntı ile bir sokağa komşu pencereleri radar gibi taramakta diğer yandan da bir derdi var söyleyeyim mi?? yoksa söylemeyeyim mi diye sıkıntıda...

Durun biri daha var, taze bir şey utangaç mahcup, gözleri uzaklara gidip gidip gelmede, gözler doluyor, boşalıyor, sessizce siliyor kimse görmesin diye.

Maviş gözler kocaman açılıyor;

-E eee Mehmet Emin kimsenin işi gücü kalmamış bizi inceliyor bakkalın karsı beni yolda yakaladı bir iki hoş beşten sonra lafını soktu bana, canım çok sıkıldı, dedi. Baktı eşine ilgisini çekebildim mi diye. Gözlerini televizyondan ayırmadan sordu Mehmet Emin;

-Hayırdır nedir senin canını sıkan?

İş gücü yok bu milletin hesap etmişler bizim Salih evleneli on sekiz ay olmuş, (göz ucu ile geline bakarak kibirle) Ali evleneli bir yıl olmuş, yok mu imiş bizim gelinlerde bir hareket?

Ne diyeceğim bilemedim valla, ağzımda geveledim istemiyorlar şimdilik, biraz gezeceklermiş dedim ama kadın makinalı tüfek gibi onlarla bir evlenenlerin hepsinin döl tuttuğunu bizimkilerin tembel olduğunu söyledi, çok üzüldüm çok biz ne zaman ağızlarının payını vereceğiz gelinnn diye ünledi maviş gözleri ateş saçarak.

Gelin suskun, gelin ağlamaklı..(aslında ağzının payını verecektir bir gün ama aldığı terbiye ahh babası ahhh sen bizi böyle yetiştirdin büyüğüne saygılı ol, karşılık verme diye tembihlemişti) sustu kaldı..

Maviş anne hızını alamadı hınzırca bir gülümseme geldi yüzüne son darbeyi vurdu;

-Meyvesiz ağacı ne yaparlar? Mehmet Emin diye sordu..

Baktı Mehmet Emin oda etkilenmişti komşu kadının oğullarına karşı söylediklerini vur abalıya misali yanıt verdi;

-KÖKLER ATARLAR...

Gelin, çağlayan bir pınar, gelin yalnız, sessizce odadan çıktı..

Aradan geçen yıllar maviş gözleri aynı parlaklıkta ve cinlikte bıraksa da biraz yorgun mu bakıyorlardı ne:)

Odada üç çocuk ortalığı birbirine katmada, ajans haberlerini bile dinleyemiyor Mehmet Emin bağırdı çocuklara;

-Yeter artık ne bu susun döveceğim şimdi sizi...

Gelinin gözleri parladı, gülümsedi seslendi;

-Hatırlar mısın baba dedi yıllar önce annemle konuşmuştunuz böyle bir akşam üzeri, benim çocuk doğurmadığımı meyvesiz ağaç olduğumu söyleyip beni çok üzmüştünüz;

-Alın size üç kök meyve hadi kökleyin bakalım beni, şikayet etmeyin meyve istediniz ahacık size meyve...

Baba mahcup, maviş anne suskun, roller mi değişti ne...)

Devamı olmaz mı? olmamııııı...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tıkladım ilk, öyleyse okurken duyduğun hisleri yaz: Evin büyüğü deyimini beğenmedim,mahalli tabir bu da olsa eşitliği gölgelediği için dil alışkanlığından çıkaralım.Bu sorunlara eşlerin fazla takılması son tıp ilerlemesi ile sorun olmayacağı kanısındayım. Sayfanızdaki mavi pancurlu evden aşinalık oldu.:)) sevgi ve saygılar.

Nariçi 
 29.07.2007 11:20
Cevap :
Belki biraz özel olacak, yaşanmışlardan bir andı anlattığım başka bir sesleniş gelmedi içimden... sevgi ile kalın  29.07.2007 22:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 292
Toplam yorum
: 1601
Toplam mesaj
: 220
Ort. okunma sayısı
: 975
Kayıt tarihi
: 08.03.07
 
 

Yazmaktan hoşlanan... Kelimeleri renklendiren bir sihirbazım ben.. Bodrum'da yaşamaktayım.. Sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster