Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Eylül '12

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
2693
 

Mezapotamya'nın Nazlı Gelini ; Mardin

Mezapotamya'nın Nazlı Gelini ; Mardin
 

Beyaz güvercin yürekli, dantel duvaklı, taş yüzlü ak bir gelin Mardin.

Gündüzleri seyranlık; geceleri yıldızların kıskandığı, ayın sevdalandığı Mezapotamyanın ak gerdanındaki ışıl ışıl elmas bir gerdanlık Mardin.

Usta bir sihirbazın hünerli elleriyle dantel dantel işlediği samani renkli taş evleri, labirent gibi birbirine geçen , loş, kuytu ve gizemli abbaraları (evlerin altındaki tonozlu geçitler) Selçuklu-Arap-Süryani mimarisi ile tarihi bir masal Mardin...

Birbirine sırtını dayamış Süryani manastırları, kiliseleri ile Müslümanların camii ve , medreseleriyle, çan seslerinin ezanlara karıştığı, Arapçanın, Kürtçenin, Türkçenin, Süryanicenin birarada konuşulduğu, hoşgörünün, dinlerin, medeniyetlerin, kardeşliğin beşiği Mardin...

Mezapotamyanın beyaz güvercin yürekli nazlı gelini, sarı huzurun şehri Mardin..

Birbirinin üstüne gölgesi düşmeyen taş evlerin abbaraların destanı Mardin...

Sana geldim , sana dokundum ve sana sevdalandım ...bir gün yine sana geleceğim Mardin...

Ben ne söylersem az söylerim Mardine dair. Sözü Mardinli şair Murathan Mungan'a bırakıyorum . Bakın O nasıl tasvir etmiş Mardin'e duyduğu aşkı...

ANTİK KENT

mutlu günlerimizdi...

deniz tuzu,dövme gül

yanık tarçın gibiydik

rüzgarın saçlarımızı taradığı yamaçlarda

ikimizden bir bayrak

dalgalanırdı

birbirine bakan

tarihin ve otların

arasında

adı yoktu yaşadığımız şeyin

bir boşluk bile değildi bu

onca boşluğun içinde

yontulmamış birkaç harf

taşlar kadar tarihe kefil

günler gibi düşünülmeden akıp giden

otların gölgesindeki gece kadar derin

ay ışığıydı her şeyi sessizce bütünleyen

bir dönüş biletiyle kırıldı gece

kırıldı mevsim

kalakaldık

birbirine bakan sunaklarda

zehiri giz olan otlar boyverdi

kırık heykel parçaları dağılmış ten

zaman tarihe geri çekildi

kalıntıları ne kadar ipucuysa bir antik kentin

o kadar biliyoruz nedenlerini ve sonuçlarını

ayrılınca adını aşk koyduğumuz o şeyin.


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şehirlerin insanın içini kaldıran cinayetlerle değil de sanat eserleriyle anılması güzel şey. Ve inanıyorum ki gelecek nesiller oraları saçma sapan sebeplere dayanan olaylarla değil taş ustalarının eserleriyle anacaklar. Sağlıcakla...

Asi Güvercin 
 28.01.2013 15:03
Cevap :
ve süryani, arap ,kürt,selçuklu, türk kültürlerinin mozayığı ile... teşekkürler  08.05.2013 16:37
 

Görmeyi çok arzuladığım yerlerden biri Hindistan, biri Leningrad, diğeri Mardin. Çok güzel anlatmışsın, Murathan Mungan'ı paylaşman çok hoş olmuş. Kitaplarını okumayı da çok seviyorum ama şiirlerine bayılıyorum. Bizi bize anlatan bir karakter. Bu arada resimlerine de bayıldım, sevgilerimle arkadaşım

kevser şekercioğlu akın 
 27.09.2012 13:03
Cevap :
Katkı ve desteklerini hiç esirgemiyorsun Kevsercim. mutlu oluyorum sesimi duymaktan, aıcak, samimi varlığını, aktif katkını hissetmekten. Ben kimseleri ziyaret edemiyorum vakitsizlikten. Umarım bana kırılmıyosundur. Girişinden sonra gelelim mardin meselesine... Kapodakyanın doğusuna geçmemiştim hiç. Büyük eskiklik hissediyordum özellikle de mardin8ig örmeyi çok istiyordum, yazılanları, çizilenleri gördükçe. Eski Mardin korunmuş, dünya kültür mirası olması da bunu desteklemiş.hiç hayal kırıklığına uğramadım. Az bile yazılmış. Ama yaılması gereken çok şey var daha... yine gideceğim. Hindistan da tamam zor ama... ben latin Amerikayı da istilorum ama.. Uçak yolculuğu çokr uzun. B kadarını ancak krabullenebiilyorum ama biraz daha büyüyünce belki:)) Bütün çocukları ve sen öpüyorum. seni mutlu eden insana da selamlar:))   28.09.2012 16:29
 

Neşe Hanım, Mardin'e güzel bir yolculuk yapmışsınız anlaşılan ve fotoğraflarla da bizi oralara götürdünüz. Çok gizemli bir havası var, görmeyi arzu ettiğim...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 27.09.2012 11:38
Cevap :
Sevgili Ayşegül(böyle hitabımı hoşgöreceğini düşünüyorum. sen de bana aynı şekilde hitapedebilirsin, nerdeyse nine statüsüne giricem bir türlü "hanım" olmaya alışamadım gitti)gerçekten hala etkisi altındayım Mardin'in... Eski mardin7in nerdeyse bütünüyle krorunuyor olması, masa yeklindeki yükseltilerin üzerine kurulu olup, mezapotamyanın uçsuz bucaksız önünde uzanması...kültürü, gizemli sokaları, abbaralar, özellikle çağla yemeği, süryani şarapları... ne iyi etmişim ed gitmişim, dişorum. Siz de ne iyi ettiniz de geldiniz mardin sayfama.. ben pek gelemiyorum , vakitsizlikten ötürü, umarım affdersiniz. sevgiler , selamlar...  28.09.2012 16:02
 

Merhaba Neşe Hanım, akıcı ve duru bir Türkçe ile şiirsel bir anlayışla MARDİN'İ anlatmanıza sevindim. Çünkü ben de o güzelim toprakların çocuğuyum. Tebrikler ve selamlar.

Abdülkadir Güler 
 27.09.2012 11:28
Cevap :
Eski Mardin'in dünya kültür mirası olarak kabul edilmesine, korunmasına, mahkeme kararı ile yıkımına kararv erilen velerin giydirme yöntemi ile eskiye benzer hale getirilecek olmasına, yeni Mardin'in farklı bir yerde konumlanmış olmasına...çok kültürlülüğüne, hoşgörüsüne, mimarisine, insanına... velhasıl gördüğüm, hissettiğim her şey beni çok duygulandırdı. Görmeyi çok istemekte halklı oludğumu anladım. ancak şehirdeki sokaklar kazı halindeydi tesisatların edğiştirilecek olmas ından dolayı. hem bununiçin hem doyamadığım için mutlaka en az bir kez daha görmeyi istiyorum. hem de tura bağlı olmadan... paylaşımınız için teşekkürlerim içten selamlarımla...  28.09.2012 15:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 3375
Toplam mesaj
: 406
Ort. okunma sayısı
: 2267
Kayıt tarihi
: 15.02.07
 
 

Düşünen, üreten, kendine, insana, çağına sorumlu, tavırlı, taraflı , çağdaş ve yüzü aydınlığa dön..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster