Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Haziran '18

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
37
 

MHP’yi Okuma ve Anlama Kılavuzu -1 | 2007 -2018

MHP’yi Okuma ve Anlama Kılavuzu -1 | 2007 -2018
 

AKP'nin refendumda "evet"i çoğaltmak adına MHP ve Ülkücüler'e sık sık çağrıda bulunduğunu, Ülkücü camianın 12 Eylül cehenneminde nasıl yandığını somut örneklerle dillendirdiğini gördük. Bütün bunların yalan olmamasına rağmen mevcut MHP yönetimi (tavan diyeyim) bunu bir istismar olarak gördü ve Ülkücüler üzerinden siyaset yapılmasına çok şiddetli bir şekilde karşı çıktı.

Eğer bu bir seçim olsaydı MHP tavanı bu noktada haklı olurdu. Çünkü parti partinin (hele ki – özellikle Anadolu coğrafyasında- düşünce ve inanç bağlamında yakın tabanlara hitap eden  iki farklı parti bağlamında) kurdudur. Ama bu bir referandum idi ve diğer bütün maddeleri atın bir tarafa sâdece (sembolik olarak da olsa) geçici 15. madde için geçmişte yaşanan ülkücü idamlarını, ‘Yusufiyeler’i hatırlayarak bütün MHP’liler ‘evet’ diyebilmeliydi. Anadolulu ülkücüler bunu yaptı da… Referandum sonuçlarının Anadolu ayağına bakın, ne demek istediğimi anlarsınız.

Biraz yakın geçmişe giderek MHP'nin ortaya koyduğu siyaseti ele alayım:

1)1999 genel seçimleri sonrası MHP (129) DSP (136) ANAP (86) milletvekili çıkardı. Sonrasında da Ecevit başbakanlığında Türkiye Cumhuriyeti 57. Hükümeti kuruldu. Oysa başka alternatifler vardı hükümet kurmak için. Ama MHP ne bunun için çaba harcadı ne de dönüşümlü başbakanlığı teklif edebildi. Zaten şimdi rahatlıkla görülüyor ki o koalisyon 28 Şubat sonrası "asker"in bir dayatması idi.

2)Yakalanan Abdullah Öcalan'ı, siyasi konjönktürün dayatmasıyla - çok istediği halde- astıramadı. Meydanlarda çok seslendirdiği halde baş örtüsü yasağına çözüm getiremediği gibi baş örtülü olarak meclise giren Merve Kavakçı'nın aksine MHP Antalya milletvekili doktor hanım baş örtüsünü çıkararak meclise girdi ve böylece MHP "türban" karşısında duruşunu göstermiş oldu. (Erkek ürkek suçlamasını hatırlayın.)

3)Rahşan Ecevit'in (milletvekili bile değildi.) ülkücüleri töhmet altında bırakan, "Eli kanlı katillerle koalisyon kurmayı içime sindiremiyorum." sözünü içine sindirdi MHP tavanı. Üstelik herkes biliyordu ki o söz Bülent Ecevit tarafından kurulmuş Rahşan'a söylettirilmiş bir cümleydi ve DSP içindeki "aşırı sol"a bir mesajdı.

4)1990 sonrası MHP tavanı, 1980 öncesi MHP'de ve Ülkücü teşkilatlarda görev almış kişilerle arasına bir mesafe koydu. Birçok üyeyi sildi, delegeleri yeniden tespit etti. Böylece büyük bir "küskün, muhalif MHP'li kitle" oluştu.

5)Bahçeli bir şenlikte seçim kararı aldı ve 2002 seçimlerine gidildi bu ortamda. MHP sandıkta kaldı. Bahçeli istifa etti. Sonra tekrar genel başkanlığa geldi / getirildi.

6)2007 seçimlerine kadar AKP tek başına ülkeyi yönetti. Cumhurbaşkanlığı krizi çıktı o günlerde. Bu defa AKP erken seçim kararı aldı. 4 partili (AKP, MHP, CHP, DTP) bir meclis oluştu 2007 seçimlerinden sonra. Cumhurbaşkanlığı krizi MHP'nin meclise girmesiyle çözüldü. (Çok yerinde ve doğru bir hareketti.) Tam da bu noktada MHP'ye eleştiriler başladı: "MHP, AKP'nin koltuk değneği oldu." vb. Başörtüsüyle ilgili düzenlemeye de MHP destek verince eleştirilerin dozu arttı.

7)Sonrasındaki gelişmeler bir kırılma noktası getirdi. Öncelikle AKP'nin (bence hiç gerek yokken) ortaya attığı açılım (Özellikle Habur görüntüleri) AKP ile MHP arasındaki köprüleri atılmasına sebep oldu. Bunun yanında ufuktaki muhtemel bir MHP-CHP Koalisyon projesi de AKP ile MHP arasındaki uçurumu derinleştirdi.

 8)2011 seçimlerine gittiğimiz günlerde seçim meydanlarında  Tayyip Erdoğan  Devlet Bahçeli’ye yüklendi . Bahçeli de  Erdoğan’ı hedef aldı. Ne yalan söyleyeyim milliyetçi muhafazakâr birisi olarak ikisinin de tutumunu  tasvip etmiyordum. Dahası da vardı: Anadolu insanı da her iki liderin  tavrından  memnun değildi. Çünkü Anadolu’da AKP tabanı ile MHP tabanı arasında zerre kadar fark yoktu milliyetçilik, muhafazakârlık ve mütedeyyinlik açısından. Dolayısıyla tavandaki bu ayrışma tabanda görülmüyordu / görülmez de. Anketler bile bunu söylüyordu: MHP’lilerin oy  vereceği ikinci parti BBP ve/ veya AKP, AKP’lilerin de oy vereceği ikinci parti MHP. Bakmayın siz Batıdaki MHP ile CHP arasındaki geçişkenliğe. Anadolu coğrafyasında bunun karşılığı yoktu(r).

Mustafakemalpaşa, 10 Haziran 2018

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 319
Toplam yorum
: 178
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 893
Kayıt tarihi
: 13.06.10
 
 

Tarih, edebiyat ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster