Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
980
 

Midye kabukları

Midye kabukları
 

Anlatmaya başladığınızda, konu ne olursa olsun, cümlenin orta yerinde sözünüzü kesip, muhabbeti; kendinden örnekler vererek devam ettiren midye kabukları var.

Komplekslimi desem?

Sohbet ederken konu bulma sıkıntısı yaşayan tipler mi desem?

Biraz abartsam ezik veya sürekli kendini ön plana çıkarma isteği duyan zavallılar mı desem?

Bilemedim şimdi!

Siz o tipleri bilirsiniz, etrafınızda muhakkak vardır.

Konuyu örneklemem lazım ki daha iyi anlaşılsın;

" Enez'e balığa gittik, oltayı attım, on dakika ya geçti, ya geçmedi, bir çupra aldım…"

" Ali lafını unutma, geçen hafta biz de Mordağan'a gittik arkadaşlarla, bir balık gurubumuz var; 8-10 kişi. Hepsi işini gücünü yenmiş adamlar, içlerinde motorcular, yamaç paraşütü yapanlar var. Hilmi babanın tekneye doluştuk, 14 metre…(!) Ne ararsan var; tuvaleti, mutfağı…Oltayı attım, aradan ya 10 saniye geçti, ya on beş saniye, mübarek bir çekti, kolumu koparacak! Sinarit! 6,5 kilo!... Sen ne diyordun Alicim?"

Ben ne diyeceğim ağbi bu saatten sonra?

Bayram sabahı uyanmış bir çocuğun coşkusu ile yakaladığım 300 gramlık çuprayı anlatacaktım, adam lafımı kesti, lafımı kestiği yetmedi, altı buçuk kiloluk sinariti kafama vurdu…

Böyle durumlarda içimden içimden adamın yüzüne karşı sövüyorum! Yüzümü ekşiterek değil, gülerek…

Midye kabuğunun bir solukta, kaşla göz arasında verdiği mesajlara bakar mısınız?

8-10 kişilik balık gurubu!

İşini gücünü yenmiş adamlar!Para ile malla mülkle, dünyevi olaylarla ilişkileri yok yani. O işini gücünü yenmiş adamları biliyorum ben, "ölüyorum" desen çıkarıp elli lira vermezler. Egoları şişkin olur, burunlar; Himalayalar'da, zor beğenirler, kılı kırk yararlar, etrafındakilere sürekli tepeden bakarlar…

Hilmi baba, başka tabi! O'nun 14 metre teknesi var! Tuvalet,mutfak, banyo, harem!

Teknenin boyu ve sinaritin kütle çekim kuvveti sabit değildir. Farklı muhabbetlerde farklı zamanlarda değişir.

Teknenin boyu; 28 metreye, sinaritin ağırlığı 12 kiloya kadar çıkabilir!

Hilmi baba bazen filozof olur, bazen; derviş. Denizi çok iyi bilir, iyi şiir okur. İsteyerek yalnızlığı seçmiştir. Türk sanat müziği sever. Genellikle eski kulağı kesiklerdendir, zamanın ünlü kadınlarından birinin unutamadığı sevgilisidir. Kadın Hilmi babayı hala sevmektedir de baba kendini, denize, martıya, börtü böceğe vermiştir. Tek başına yaşar, plak dinler, az konuşur fakat söyledikleri özdür!

Biraz; Kuşçu; biraz; Ramiz Dayı, biraz da, (son dönemde popüler olduğu için yazıyorum); Reaksiyon dizisindeki Dayı veya Oğuz gibidir…

Ben bu duruma kişinin olmak istediği karakteri anlatma hali diyorum. Bu hal kişinin üzerine (tecrübe ile sabittir), üçüncü dubleden sonra gelir,  kafayı yastığa koyana kadar gitmez.

 

"Fotoğrafı var mı sinaritin?"

" Öyle bir canavar oltaya gelir ve fotoğraflanmaz mı?" der ve cep telefonunu karıştırmaya başlar…

Nice sonra yüzü ekşir sözde sinirlenir;
" Bizim oğlan karıştırırken silmiş fotoğrafları!"

 

Aradan zaman geçer, balık konusu açılır yine, sütten ağzım yandığı için topa girmem, dinlerim. Midye kabuğu cep telefonunu çıkarır sandalda çekilmiş bir fotoğraf gösterir;

" Mordağan'da bizim bacanak var. Hilmi! Kopuğun teki, leğen kadar sandalla balığa çıkardı beni kitapsız, sabahtan, gece yarısına kadar bekledik tane balık alamadık!"

 

 

 

ümitümit bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir de olta atarken tepene dikilip ha bire konuşan sinekler vardır yapışkan. İlgilenmezsin, yüzüne bakmazsın yine de car car konuşur her şeyi bilir, senden iyi balıkçıdır. "Ulen madem oltacısın sen de at şuradan ama sus" diyemezsin, sinir olursun. Bir de bu versiyonları var onların bilirsin. "Balıkçı sinekleri" Selamlar kardeşim.

Adil Serkan SATI 
 03.11.2014 14:22
Cevap :
İçi su dolu kovanın çözemediğim bir cazibesi var Sayın Satı…Aklımda kalan birkaç sahil diyaloğunu paylaşayım; " Kıyıdan balık yakalanır mı ağabey?"…." Ne çıkıyor kardeş…" " Boğaz balıkçısıyım ben de, gidemiyorum ne zamandır!"… " Yemi yanlış takıyorsun!..." İğneler çok büyük değil mi?"…." Tekneyle çıkıyoruz biz."…" Fazla yem var mı birader, parası neyse veririz!"…" Fazla iğne var mı?"..." Olta dolaştı rica etsem çözebilir misiniz?"…" Kurşun kaç gram?"…" Yenir mi o balık?"…" Çocuk çok merak ediyor, balık yakalandığında oltayı o çekebilir mi?"..." Yavrum amca duymuyor galiba…"   03.11.2014 22:00
 

evlat olsa sevilmez:)

mis-tress 
 23.10.2014 20:38
Cevap :
Hakikaten öyle : ))  26.10.2014 21:37
 

gecen sene tuttugum 40 adet kofananin resimlerini gormedin degil mi(sey harbiden ha atmasyon yok)ulkede iken de ne hikmetse istavrit ve mezgit ten baskasini tutamadik tekneyle hatta o kadarki arkadaslar lanetli tekne derlerdi benim garibe.

Newyorker 
 23.10.2014 1:11
Cevap :
Kırk adet kofana! Hilmi ağabey de var tabi. Tekne 14 metre, 8-10 kişilik balıkçı gurubu ile berabersiniz. Hepsi işini gücünü yenmiş adamlar, içlerinde motorcular, yamaç paraşütçüleri var… Şaka yapıyorum, Büyük elmanın sade vatandaşı : )  23.10.2014 20:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1089
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster