Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Eylül '19

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
60
 

Mikroplastikler 2

Mikroplastikler yıllardır bardaklarımızdaki poşet çaylarımızda imiş!

Prof. Dr. Hamdi Temel

www.hamditemel.com.tr

10 yıldan fazla zamandır kamuoyunu plastiklerin meydana getirdiği kirlilikleri ve bunun sonunda sağlığımıza verdiği zararları ve etkileri hakkında halkımızı bilinçlendirmeye çalışıyorum.

“Mümkün oldukça poşet çaylar içilmemeli, eğer mecburen içilecekse çok kısa bir süre sıcak cam bardakta bekletilip sonra poşet çayın bardaktan çıkarılması ve öyle içilmesi gerektiğini” belirtiyorum.

“Özellikle de çok ince plastik bardaklarda sıcak çayın veya sıcak içeceklerin içilmemesini, kâğıt ve köpük bardaklarında çare olamayacağı” bilgilerini paylaşıyorum.

Çünkü “kâğıt bardakların yüzeylerinde bulunan kimyasal kaplamalar çay, kahve ve benzeri sıcak içecekler için kullanıldıklarında içeceğin içine nüfuz ederek vücudumuza girerler. Bu durum kansere davetiye çıkarmaktadır”.

Köpük bardaklarda Polimer bir malzeme olan köpük plastik malzemelere göre ısıl müdahalelere dayanıklılığı daha yüksek gibi görülse de gözenekli yapısı dolayısıyla 100 derece sıcak sıvılar bu materyalin (ör. polistiren) çözünmesini sağlayabilir.  Bu durumda yine monomerik gruplar sıvıya geçecek ve oral yolla bünyeye toksik madde alımı gerçekleşebilecektir”.

CBC News haberini okuduktan sonra yukarıdaki bilgilerimin ne kadar doğru olduğunu ne yazık ki görmüş oldum.

Mikroplastikler ile ilgili çalışmalar son yıllarda oldukça fazladır. Kuzey kutbundan tutun okyanuslar, denizler ve hatta musluklarımızdaki sulara kadar mikroplastiklerden etkilendi.

CBC News haberine göre McGill Üniversitesi kimya mühendisliği profesörü Nathalie Tufenkji plastikten yapılmış poşet çayları incelemiş. Daha önce bizim pet şişeler ile ilgili yaptığımız çalışmalara benzer şekilde piyasadan çeşitli markalı poşet çaylar almış ve onları incelemişler. Plastik parçacık bırakıp bırakmadıklarını araştırmışlar.

Tufenkji, CBC News'e verdiği demeçte, "Tek bir çay bardağında milyarlarca parçacık gördüğümüzde şok olduk" demiş.

Araştırmacılar, toplamda 95 derece santigrat derecesinde plastik bir çay poşetinin sarılmasının, 11,6 milyar mikroplastik ve 3,1 milyar nanoplastiği tek bir bardağa saldıklarını buldular. Bu, Tufenkji New Scientist'e verdiği demeçte, genellikle plastiklerle kontamine olmuş diğer yiyecek ve içeceklerden çok daha fazla olduğunu söyledi.

“Mikroplastik içeren diğer gıdalarla karşılaştırıldığında çok olduğunu düşünüyoruz” dedi. "Nispeten yüksek bir mikroplastik içeriğe sahip olan sofra tuzu, gram tuz başına yaklaşık 0.005 mikrogram plastik içerdiği rapor edilmiştir. Bir fincan çay, fincan başına 16 mikrogramda binlerce kat daha fazla plastik kütlesi içerir."

Bunun aslında insan sağlığı için bir sorun olup olmadığı kesin değildir. Dünya Sağlık Örgütü, geçen ay içme suyundaki plastik parçacıkların insanlar için mevcut seviyelerinde "düşük" bir risk olduğu sonucuna vardı. Ancak raporda, özellikle kimyasal katkı maddelerinin ve 150 mikrometreden daha küçük mikro plastiklerin vücudun dokularına girebilecek sağlık etkileri üzerine daha fazla araştırma yapılması gerektiği belirtildi. Plastik çay poşetleri, CBC News'e göre, gıda ambalajı olarak onaylanan polietilen tereftalat (PET) ve naylondan yapılmıştır.

Potansiyel toksisitelerini değerlendirmek için, Tufenkji ve ekibi, plastik parçacıkların su pirelerini (water fleas) nasıl etkilediğine dair ilk bir test yapmışlar.

Tufenkji, New Scientist'e, "Parçacıklar, su pirelerini öldürmedi, ancak önemli davranışsal etkilere ve gelişimsel bozukluklara neden oldu" dedi.

CBC News'e verdiği demeçte, "Şahsen, plastik çay poşetlerinden uzak durun diyebilirim, çünkü bu başka bir tek kullanımlık plastik."

Sonuç olarak, mikro plastikler yıllardır bardaklarımızdaki poşet çaylarımızda imiş de haberimiz yokmuş…

 Yararlandığım kaynak:

https://www.ecowatch.com/healthy-alternatives-to-candy-2640735451.html?rebelltitem=1

ilhan Aydın, jale kasap bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Efendim ben naçizane bir köylüyüm, Karadeniz'de kendi bahçesinin kenarında ormanları olan ve ilkokul bile görmemesine rağmen, başkaları ağaçları kesip odun eylerken, rahmetli babamızın sadece kurumuş ağaçları kestiği, zorunlu olmadığı takdirde hiçbir canlıya zarar verilmemesini öğreten, "yaş kesen baş keser" diye öğütlediği, kiraz ve vişne ağaçlarında mümkün mertebe kuşlara da kalması için hepsini toplatmayan bir babanın oğlu. Elbette şekil ve moda olduğu için değil, ülke bizim ülkemiz olduğu için ve bizimle birlikte en az bizim kadar diğer canlıların da yaşama haklarına saygı duyulması gerektiğine inan biri olarak yazdıklarınız çok değerli ve fikirleriniz, farkında olmamı sağlaması açısından bana katkı sağladı ve bu sebeple en içten teşekkürlerimi sunarım.

ilhan Aydın 
 03.11.2019 14:56
Cevap :
Bu güzel cümleler için bende tüm içtenliğim ile teşekkür ederim. babanızın yolunda devam edin lütfen.   03.11.2019 16:20
 

Ne yazık ki, biz günlük hayatın keşmekeşine o kadar dalmışız ki, hızla ilerleyen trene binmiş çevrede ne var ne yok kaçırıyoruz. Detayları kaçırıyoruz. Bu yazı da detayları veren bir yazı idi...

ilhan Aydın 
 03.11.2019 2:39
Cevap :
teşekkür ederim, böyle bir yazı yazı yazdığınıza göre sizde çevre bilincine çok önem veren birisiniz tebrikler   03.11.2019 12:07
 

Hocam bilgiler için çok teşekkür ediyorum..O kadar yanlışlar var ki akıllanır mı insanımız?

jale kasap 
 30.09.2019 21:02
Cevap :
Haklısınız, bizim görevimiz uyarmak  01.10.2019 10:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 208
Toplam yorum
: 63
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 204
Kayıt tarihi
: 12.12.13
 
 

Prof. Dr. Hamdi Temel, 1966 yılında Sorgun'da doğdu, İlk ve orta öğretimini Sorgun'da tamamladı v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster