Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ocak '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
366
 

Militan muhalefet

Tuncay. ... Şu laf nasıl babacan ‘biz hayatın makul çocuklarıyız, aşk hariç’.

Okan: İyi biraderim iyi...

Tuncay: Bir tane de Can babadan yazmak lazım. Şey nasıl ‘insanın olabileceği boyuta engel olan ne kadar unsur varsa ben buna öfke duyuyorum’

Okan: Doğru tabi... Hacı sorması ayıp sen bu yelken kadar panoyu ne yapacaksın, yani bizim fakirhanenin duvarlarına falan sığmaz ki bu.

Tuncay: Eve değil oğlum bunlar. Bu gece operasyona çıkıp kentin en net görünen duvarına asacağım bu pankartı ben. Şu televizyon yorgunu beyinler sabah işlerine giderken bu yazıları okuyup irkilecekler. Zihinleri açılacak bir bakıma.

Okan: Zihinlerinin kapalı olduğuna nasıl kanaat getirdin ki? Hem sana mı kaldı hafız milletin zihnini açmak?

Tuncay: Eskiden ‘zincirlerimizden başka kaybedecek bir şeyimiz yok’ derdik şimdi emperyalizm o elimize ayağımıza bağlı zincirleri alıp ...

Okan: İyi de abi böyle bir eylemin kanuni ayakları nelerdir, yakmayasın sonra bünyeyi.

Tuncay: Babacan hiç caydırmaya kalkma beni, ha varım diyorsan o ayrı, kan kardeşin olarak seni bu onurlu göreve dahil etmenin hazzı bana yeter zaten ama yokum diyorsan sessiz sakin otur köşende. Sakın bana akıl vermeye kalkma.

Okan: Ya oğlum coşmasana bi...

Tuncay: Bitsin artık bu uyku. Yeter yahu! Bu kadar mı boş lan bu topraklar!

Okan: Hafız bağırıp durma komşular da bir şey oldu sanacak.

Tuncay: Bağırmıyorum abi ben. İçimdeki öfkeyi gerektiği gibi yönetmesini bilirim, merak etme yani.

Okan: Babacan burada ne yazıyor? ‘Yarasın tam bağımsız Türkiye.’

Tuncay: Yarasın değil o, yaşasın.

Okan: Ama ‘yarasın’ yazmışsın. Elemanların şerefine kadeh kaldırır gibi olmuş. Şu spreyi ver de düzelteyim şunu.

Tuncay: Neyse gördüğün iyi oldu. Başka yerinde bir arıza yok galiba.

Okan: Yok yok. Güzel olmuş hatta... Şimdi bu pankartı halı misali rulo yapıp katlayalım, sabaha karşı da gider belirlediğimiz bir yere asarız.

Tuncay: Yaşa be hacı. Senden de bu beklenirdi. ‘kuşandık genç öfkeni, taşların kucaklarımızda bizlere öğrettiğin kavga kavgamız büyüyor omuzlarımızda’

Okan: Ulan beni de gaza getirdin ya hadi bakalım. Sabah da Yeşilsoğan'ı okuduydum zaten, sokaklara çıkıp marş söylememek için kendimi zor tutuyorum.


Tuncay: O kim babacan?
Okan: Tanıştırırım bi ara.
(Akşam - cumartesi sofrası)

Okan: ... Babacan nereden çıktı bu Rıza abiler şimdi ya. Tam da böyle kıllı yünlü bir eylem öncesi misafirin sırası mı anasını satayım...

Tuncay: Ya onu İsmet amca fakslamış buraya. Bunların İsmet amcayla bir arsa-bahçe davaları var ya hani; karıların yanında konuşmayalım diye burada buluşacaklarmış... Hadi girelim içeri, ayıp olacak adama.

Okan: Rıza abi viskiye ne gerek vardı yav. Bizim zulada bolca köpeköldüren vardı zaten. Ehe ehü...

Rıza: Oğlum ciğerinizi kurutur o şaraplar, için işte güzel güzel. Seksen milyon para verdim o şişeye ben, kıymetinizi bilin yani.

Okan: Hediye getirmeniz gerçekten çok kibar bir davranış bir de üstüne üstlük fiyatını yüzümüze vurmanız bize ayrıca duygulandırdı yani.

Rıza: Lan oğlum gençsiniz siz, ikide bir öyle her şeye alınıp darılıp durmayın. Nedir yani üzümünü yiyeceksin, bağını sormayacaksın icabında.

Okan: Akabinde.

Tuncay: Ve de nihayetinde.

Rıza: Nasıl?

Tuncay: Yok bu bizim aramızda bir şakadır. Siz üstünüze alınmayın yani... Eee bu arada Aysel yenge nasıl Rıza abi? İyidir inşallah.

Rıza: Sana en lan Aysel yengenden. İyidir herhalde. Tasası sana mı düştü?.. Bu İsmet abi de nerede kaldı be, kimlerle muhatap ediyor bizi anasını satayım.

Okan: Efendi! sözlerine dikkat et. Çocuk laf olsun diye bi soru sordu bunda anılacak gocunacak ne var yani?

Tuncay: Tamam abi germeyin ortamı. Hah İsmet amca da geldi. Hoş geldin İsmet amca.

İsmet amca: Hoş bulduk gençler. Rıza abiniz geldi mi...

Rıza: Buradayım İsmet abi. Ya gençler sizin evde televizyon yoktu değil mi, Tayyip Erdoğan’ın Ulusa Sesleniş şeysi vardı onu dinlerdik.

Tuncay: Televizyon yok ama isterseniz radyodan takip edebilirsiniz. Gerçi bizim eve öyle her isteyen seslenemez ama siz konuğumuz olarak ...

İsmet amca: Tamam yavrum uzatma. Ayrılıkçılılar sizi... E Rızacım benim fazla vaktim yok, bırak şimdi Tayyib’i tuyyibi de biz gelelim meselemize.

Rıza: Gelelim İsmet abi.

İsmet amca: Sen ne yapmayı düşünüyordun bizim bu bahçeye?

Rıza: Valla hele bi anlaşalım bakacağız artık bir şeyler.

İsmet amca: ‘Yaman pazarlıkçıyımdır kendini kolla’ diyorsun yani anladım ben. Yalnız ortanca oğlanla konuştuydum geçenlerde, ne yalan söyleyeyim aklımı çeldi çocuk. E hani sana ya da bir başkasına verilmiş bir sözümüz de yok.

Rıza: Yani?

İsmet amca: Diyeceğim o ben burayı satmayacağım Rıza. Geberip gittiğimde çoluk çocuk ne halt ederse etsin ama ben sağken dursun anasını satayım. Son ve değişmez düşüncem budur.

Rıza: Valla şaşırdım yani ne diyeyim şimdi.

İsmet amca: Bir de ben oraları o yeşilliğiyle seviyorum, ne yalan söyleyeyim şurada üç günlük ömrümüz kalmışken o ağaçların canına kıymak da imansızlık olur.

Rıza: Anladım. Hayırlısı olsun canım... Çocuklar şu viskiden biraz getirir misiniz bana.

Okan: Tabi Rıza abi. Buz da ister misiniz? yani hazır buz gibi olmuşken. Ehe ehe. Tuncay mutfağa gelsene benle.

Tuncay: ... Ne oldu hacı.

Okan: Hafız bu işte bi .okluk var bence. Bu Rıza düzenbazı İsmet amcayı biraz korkutmuş gibi göründü bana.

Tuncay: Tabi canım tekin adam değildir bu Rıza. Zaten düşünsene öyle olmasa İsmet amca görüşmeyi neden bizim evde yapmak istesin?

Okan: E oğlum o yüzden diyorum ya. Bak aklıma ne geldi; biraz ağır görünelim şu Rıza’ya da gözü korksun bizden, yoksa yetmiş yaşındaki İsmet amca bu herif için sepetteki alabalık yani.

Tuncay: İçeri gidip atıp tutalım mı yani; onu mu diyorsun?

Okan: Aynen hacı.

(akabinde)

Rıza: Şimdi son sözün nedir İsmet abi sen onu söyle bana. Yani benimle anladığım dilden konuş istersen.

İsmet amca: Benim dilim de ağzım da budur Rıza, diyeceğimi dedim sana bende satılık arsa bahçe filan yok.

Okan: Tamam Rıza abi uzatma artık sen de bak adam ‘satmayacağım’ diyor. Eee... Bu arada, Tuncay seni komiteden aradılar babacan.

Tuncay: Öhüm! Hadi ya. Eee ne diyorlar?

Okan: Raporun onaylanmış, inisiyatifin senin elinde olduğunu bildiriyorlar ve başarılar diliyorlar.

Rıza: Ne komitesi bu çocuklar. Çalgıcılar derneği mi?

Tuncay: Değil birader, senin aklın ermez zaten... Tabi geçen gün ki görevi başarıyla tamamlayınca bana hareket alanı yaratmakta bir sakınca görmediler demek ki. E Okan şefin ayrıca bir uyarısı oldu mu?

Okan: Şef kim lan? Haa... olma mı babacan. Öhöm! Eylem için gerekli parayı altı numaralı bölgenin sorumlusu tükürük köftecisinden alacakmışsın.

Tuncay: (Yuh ulan ne köftecisi) Tamam kardeş tamam. Bu kadar bilgi yeter. Rıza abi yanlış anlama ama senden gitmeni istemek zorundayız.

İsmet amca: Ben de gidem mi?

Tuncay: Sen otur İsmet amca.

Rıza: Aman aman. Zaten kal deseniz de kalmam. İyice bi tuhaf olmuşsunuz siz. Hadin eyvallah.

Tuncay: Yalnız şu arsa mevzuunu bir daha açmamanızı rica edeceğiz sizden.

Rıza: Anlamadım.

Tuncay: Okan Rıza abi bizi anlamadı galiba.

Okan: Anlar canım o, akıllı adamdır Rıza abi.

Rıza: Haaa.... Tamam canım öyle olsun. Biz de başka yerde ararız kısmetimizi, istediğiniz gibi olsun yani.

(gece)

Okan: Babacan soğuktan her tarafım uyuştu be. Hadi bi yere yapıştıralım şu pankartı da gidip zıbaralım artık.

Tuncay: Hafız memlekette duvar kalmamış ki. Şurası nasıl babacan bayağı yer var burada.

Okan: Lan oğlum orası karakol. Denyo musun nesin biraderim.

Kaç kaç kaç!


Okan Ünver

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tam kolamı içerken, Yarasın tam bağımsız Türkiyeyi okudum. Gülecem diye boğazımda kaldı. Öksür öksür, gül gül. Neyse, Yeşilsoğan okumadı heralde daha. Blog habercilerinde sorun var. Bana da yazın yeni geldi. Sevgiler.

SINIR 
 10.01.2009 21:27
Cevap :
aman güldürceğim derken zarar vermeyeyim size öğretmenim. haberciler arıza bu ara:) oluyo arada... sevgiler...  10.01.2009 22:01
 

senin bu diyalogların yaşatıyor ...

son tual 
 09.01.2009 12:46
Cevap :
daha adil bi ülke, yaşanılası bi dünya için:) sevgiler...  09.01.2009 16:14
 

süperdi be babacan...süper....insanın öğrenci evine dönesi geliyor.....ahhh ulenn ahhh

selviyalnızlığı 
 09.01.2009 0:04
Cevap :
eyvallah babacan. yer farkı gözetmeksizin, huzur evinde olsak sönmez içimizdeki ateş:) sevgiler...  09.01.2009 13:19
 

yazmaya devam, bekliyorum yeni maceraları.... Radyo tiyatrosu iyi fikir gerçekten :)) Bu arada cam merdiven olayına ne desem boş dumurum zaten kültür politikasına.... al işte bi dumur daha. Korkuyorum antik kalıntıların üzerine modern tapınaklar olan alışveriş merkezlerini yapacaklar diye...

hemera 
 08.01.2009 18:08
Cevap :
ilk defa yazdığım bi şey geri döndü editörden. galiba ona bi kategori falan açmak lazım. her neyse beklesin biraz. O cam merdiven kafalarına düşsün. alışveriş merkezi de yaparlar. 'bu kadar da olmaz' dediğimiz neler oluyor memlekette... sevgiyle kal, teşekkürler...  09.01.2009 13:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 104
Toplam yorum
: 564
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 478
Kayıt tarihi
: 06.03.08
 
 

1978 doğumlu Antalyalı bir müzisyenim, devamını ben de bilmiyorum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster