Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
37
 

Millet bu oyuna ne zaman düşer?

1980 öncesi yaşanan sağ-sol çatışmaları, alevi -sunni ayrımcılığı, laik - islamcı cepheleri,Türk- Kürt kutuplaşmaları derken elimizde hala iç savaştan uzak, bölünmeyi redden bir Türkiye var. Abartmadan söylemek gerekirse her türlü kirli oyunları bertaraf edebilen bir Türk Milleti var. Ne yazıkki siyasilerin elinde geleceğini iyi tayin edemeyen bir Türk Milletİ' nin varlığı da var.

Emperyalistlerin dayattığı siyasi partileri iktidara taşıma gafletinde bulunan bir Türk Milleti var diyebilmek  insanın gerçekten içini acıtıyor. Her nedense günlük yaşantısında geçmiş iktidar dönemlerinde göremediği kolaylık ve hizmetleri alabilen halkımız geleceğini veya kendisine emenet edilmiş vatanı ne kadar ileriye götürmesi gerektiğini veya varlığını sürdürme konusunda fazla duyarlı olmadığı da gözden kaçmıyor.

Türk Milleti' nin ana karakterine uymayan bu durumdan ABD ve AB'nin yarar ummayacağını düşünmek başka bir gaflet. Laik Türkiye Cumhuriyeti' nin temel kavramlarından rahatsızlık duyanların kendi basiretsizliklerini bir tarafa bırakarak halkı aldatma gafletine düşerek rahatsız olmaları, cumhuriyet ilkelerinin ve Atatürkçü düşünce sisteminin yetersiz kaldığını iddia etmeleri, sistemin iflas ettiğini ileri sürerek "ileri demokrasi" gereği  devletin yapısının hantallıktan kurtararak yeniden şekillendirilmesi gerektiğini savunmalarının temelinde Türkiye' nin bölünerek bir kaç etnik unsura dayalı devletler icat edilmesinin dayatması yatıyor.

Bunun farkına PKK' nın varması hiçte tesadüf değil. Çünkü PKK'nın arkasında O' nu yöneten sistematik bir güç var ve dünya siyasetine yön veriyor. Türkiye Cumhuriyeti yerine AKP' yi hedef alan bir PKK, devletin temel kuruluşlarının iktidar partisi tarafından ele geçirilerek devletin nasıl partileştiğini nasıl gördü? Şöyle düşünmekte mümkün: Kim görmesini sağladı?

Sonuçta bu millet tercihlerinde yanılamaz. Küresel güçler hem bizi hem karşı tarafı, ister elinde silah olsun, ister sınırlarımızı kaldırdığımız ülkeler olsun karşılıklı kendi çıkarlarına uygun kullanıyor. Kulağa hoş geliyor ama değişen dünya da demokrasi ve özgürlük vaadi adı altında köleleştirme ve milletleri bölme stratejisi yatıyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, Eskiden bu halk sağ/sol v.s. diye birbirine girer ama söz konusu vatan olunca aynı potada birleşirdi. Bu birleşmeyi önlemek isteyenler çareyi borçlandırmakta buldular ve başarılı oldular. Başbakan seçim konuşmalarında "sakın istikrar bozulmasın" diye tehdit ediyordu. Artık ne yazık ki büyük çoğunluk vatanından çok kendi geleceğini düşünüyor. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 07.10.2011 10:05
 

Yazınızı dikkatli bir şekilde okudum. Okuduktan sonra bir süre düşündüm. "Ülkem insanının yüzde kaçı bu yazıyı okusa bir değerlendirme yapabilir" diye sordum. Çok ufak bir dilim harici cevap veremedim. Günlük yaşayan yarını umrunda olmayan bir toplumdan fazla bir beklentiniz olmasa gerek. Cahillik diz boyu. Gelkişmişliği bina yüksekliği ve şık giyimde olduğunu sanan yüzde 4-5 okuma oranı olan ülkemde fazla bir umut olabilirmi. Kaygılarınızı anlıyor ve katılıyorum. Lakin toplumun büyük çoğunluğu asıl gerçewkten uzak ve dizileri tartışıyor. Saygılarımla...

hssensoz 
 06.10.2011 22:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 202
Toplam yorum
: 76
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 304
Kayıt tarihi
: 10.03.11
 
 

BİR DUAMIZ BİR DUYANIMIZ OLSUN YETER ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster