Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1838
 

Milletvekili Maaşı…

Milletvekili Maaşı…
 

Sayın Mesut Selek’in yazısına yorum gönderdim ve dedim ki “Sevgili Selek… Yıl 1962 galiba... O zaman da böyle bir zam olmuştu, (Zaten hep böyle oluyor, gündüz gözüyle tartışarak yapılamıyor)Biz de "Gazi Lisesi öğrencileri" olarak sınıfımızdan para toplayıp, önergeyi veren milletvekiline PTT aracılığı ile topladığımız parayı havale etmiştik. Yine mi yapsak ne?”

Konu, başka ülkelerde nasıl, orasını bildiğimi söyleyemem. Ancak bizim ülkemizde “Kazın ayağı” bizim/sizin gördüğünüz gibi pek değil. Bir tarafı, bütün dünyada aynı, seçim yatırımı, seçim ekonomisi gibi bir şey var. Seçim kampanyası denilen şeyde, inanılmaz paralar harcanıyor. Harcanan paraların büyük bir çoğunluğu da, seçimlerde kullanılan tanıtım ve propaganda malzemelerine gidiyor.

Siyasete soyunan, aday olan kişi, “Seçmen” sıfatıyla etrafındaki kişilerin beklentilerine cevap vermek zorunda kalıyor ve bu “Beklenti” genellikle maddi oluyor ne yazık ki…

Yerel seçimlerde aday olduğumda başıma geldi. Seçim ofisinde çay kalmamış, seçim ofisinde oturan birisi “Aday olmuş ama cebinde akrep var galiba, çay bile almıyor” dediklerini kulağımla duydum, bu en basiti…

Çok yakından bildiğim, bir milletvekili arkadaşım, aldığı “Milletvekili” maaşını, milletvekilliği süresince öğrencilere burs olarak dağıttı. Bunun yanında kendi cebinden yaptığı harcamanın tutarının da aldığı maaşının üzerinde olduğunu çok net biliyorum.

Dün, MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, milletvekillerine yapılan gece yarısı zammına yönelik tepkilere bir ayda yaptığı yaklaşık 11 bin liralık harcamanın listesini yayınlayarak yanıt verdi. Verdiği hesabın çok doğru olduğundan da hiç kuşkum yok.

MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan; sanayici olduğunu ve aldığı maaşı da öğrencilere burs olarak verdiğini, milletvekili maaşına ihtiyacı olmadığını vurgulayarak yaptığı harcamaları samimi bir şekilde ortaya koymuş ve doğru da…

Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in “Bir milletvekili ayda kaç düğüne gider?” diye sorup, kendi sorusuna verdiği cevap da Allah için doğru…

Bir gün “Sülalenin” dertlerinden bıkıp tepki koyduğumda, rahmetli dedem “Oğlum, her sülalenin bir eşeği olur, bu sülalenin de eşeği sensin, kızma” demişti.

Milletvekilleri seçim bölgelerinde sanki böyle görülürler, her derde deva olmak zorundadırlar…

Bu şartlar altında, milletvekilliği görevinin dışında hiçbir işle meşgul olmaması, geliri de olmaması gereken kişilere acaba ayda 10 bin lira maaş sizce yeter mi?

Milletin aslı sürüm sürüm sürünürken, vekilinin aldığı maaş elbette göze batıyor. Ancak bizde de “millete vekil” olmak için “milletvekili” olunmuyor ki…

Eğer öyle olsa, “Millete vekil” olunma amacıyla siyasete girilse, önce “Olmak” için o kadar para dökülür mü? Hadi döktün oldun, “milletin vekili” sıfatıyla kalsan, aldığın maaş yetecek de, millete şirin görünmek için yapmak zorunda hissettiğin harcamalarla maaş elbette yetişmez.

“Milletin vekili” sıfatıyla düğünlere davet edilmese de “Dost” sıfatıyla düğünlere davet edilse, bir milletvekilinin senede kaç düğünü olur ki? Olsa olsa, seninki benimki kadar düğünü olur, o da zaten “Harcama” anlamında sorun olmaz…

İşin yanlışı şu…

Birincisi ve doğru olanı, eğer maaşları, bu harcama kalemleriyle yetişmiyorsa, yapılacak zamlar, gece yarısı operasyonu ile değil, gündüz gözü ile ve mecliste tartışılarak yapılmalı. Zırt diye önerge verilip cırt diye geçirilmemeli.

İkincisi, milletvekilleri bu türden harcamalara zorunlu olmamalı, seçmen bu konuda anlayışlı ve daha da önemlisi bilinçli olmalı ki, maaşına zam yapınca ortalığı toz duman etmemeli…

Meclise ziyarete gittiğinde “Bana bakmadı” dememeli, düğününe “Nezaketen” davet ettiğinde gelmiyorsa, alınmamalı…

Milletvekili arkadaşlarımızdan dinlediğimiz ve bir o kadar da şahit olduğumuz o kadar çok ve bir o kadar da garip olaylar var ki, “Seçmenin” taleplerini karşılamak için milletvekili maaşının “Yetersiz” olması kaçınılmaz…

Şunu da vurgulamak isterim…

Samimi bir milletvekilinin, bu maaş ile “İkram” ve “Yardım” fasıllarına harcama yapmadan, bir daha seçilmesi mümkün değil…

O “İkram” ve “Yardım” fasıllarında da milletvekili maaşı zaten yetmez. Doğru işi "Yanlış" yöntemle yapmak da doğru olmasa gerek...

Peki, ne yapmalı?

Vallaha ben de bilemiyorum ne yapmalı. Başta da dediğim gibi, vaktinde öyle bir protesto yapmıştık ama…

27 ARALIK 2011
İBRAHİM PEKBAY
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

aslında vekillerimize yeni göreve başlayan ortalama bir öğretmenin maaşını görev süresi boyunca bağlayıp, 2 yıl görev yapana vekillikten emekli olmayı değil görev yaptığı dönemi sigortalı sayarak hak kaybını önlesek ve bunların yanı sıra dokunulmazlıklarınıda kaldırıbilsek. bana kalırsa o zaman gerçekten görev aşkı ile seçilme arzusunda olurlardı.

laprea . 
 27.12.2011 13:07
Cevap :
Nasrettin Hoca'nın dediği gibi, hani "Sen de haklısın" demiş ya... :)- Yorumunuz için teşekkür ederim. Saygılarımla...  27.12.2011 14:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1104
Toplam yorum
: 2655
Toplam mesaj
: 212
Ort. okunma sayısı
: 911
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster