Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

21 Eylül '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
340
 

Milli birlik süreci

Milli birlik süreci
 

Önce adına “Kürt açılım paketi” denildi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay’da bu paketin içini doldurabilmek için Başbakan tarafından bizzat görevlendirilerek çalışmalara başlandı.

Hükümetin ortaya koymaya çalıştığı bu pakete en şiddetli tepkiyi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli vermiş, Kürt açılım paketinin “bir ihanet ve parçalanma paketi” olacağını söyleyerek şiddetle karşı duruşa geçti. CHP de bu pakete daha fazla sessiz kalamayarak , “bu paketin giderek ülke bütünlüğüne ve üniter yapımıza zarar verecek bir gidişin olduğunun altını çizerek karşı durmaya ve Bakanla bu konuyla ilgili “görüşmeyeceğini, bu gemiye de CHP olarak binmeyeceklerini” ifade ettiler.

“Hükümetin “Kürt açılım paketi” tutmamıştı, Ana muhalefet ve muhalefetten çok büyük tepkiler geliyordu. Diğer taraftan Kürt açılımının “tarafı olduğunu” iddia eden DTP, PKK ve Kandil üçgeni de bu çalışmaları “yeterli bulmuyor”, Kürt açılımındaki muhatabın İmralı’da ki caninin olması gerektiğini çekinmeden söylüyorlardı.

Kürt açılım paketinden iki taraftan da büyük salvo yiyen hükümet bu kez “demokratik açılım” paketinden bahsetmeye başladı.

Bu paketin içerisinde sadece Kürt açılımı olmadığını, İnsan haklarında, yargıda özgürlüklerin kullanılmasında birtakım iyileştirmeler yapılacağı belirtilerek her kesimden “destek” istendi.

İktidar her adımının “geri tepişi” karşısında Başbakanında bizzat ifade ettiği gibi “bu gidişin geri dönüşü olmayacak” beyanına uygun yeni bir kavramı ortaya attılar.

Bizzat Başbakanın ağzından açıklanan bu yeni açılımın adı: “Milli birlik ve bütünleşme süreci”.

Başbakan “Kürt açılımıyla başlayan, demokratik açılımla yol bulan, ancak şimdilerde ise “yeni bir çıkış yolu” aranan aslında PKK ile ve İmralı’yla “PKK terörünü” sona erdirme projesi olarak hedeflenen bu yolda şimdi ise geldiğimiz nokta “milli birlik süreci” dır.

Başbakan Erdoğan “bu sürecin bir paket olmadığını, bu sürecin kısa, orta ve uzun vadeli olacağını; Bu sürecin içersinde terör, işsizlik, hak ve özgürlükler vardır” diyerek bu sürecin milli birliğimizi kuvvetlendireceğini ifade etmektedir.

Hükümet tarafından yaklaşık iki ay içersinde “Kürt açılımı” adıyla başlatılan, son olarak da adının artık “milli birlik süreci” denilen tüm bu çalışmaların ve kimilerine göre de dayatmaların temelinde “dağdaki terörü bitirmek, anaların gözyaşını dindirmek” diye özetlense de;

Olayın perde gerisinde ABD nin Irak’ı terk etme projesinde Türkiye’ye yüklemek istediği sorumluluk yatmaktadır. ABD Irak’tan çekilirken “güvenebileceği bir müddefikle Irak’ı kontrol etmek istemekte, bu müddefik de şu an da Türkiye’den başkası olamamaktadır. O halde Türkiye’nin PKK sorununu bir şekilde çözerek bu sıkıntıyı aşmak istemekte, Kuzey Irak Kürt yönetimiyle Türkiye’nin yan yana durmasını istemektedir.

Türkiye’nin doğusunda maalesef otuz yıldır bitirilemeyen bir terör belası halen devam etmektedir. Dağdaki teröristi indirmenin, silahı bıraktırmanın çok da kolay olmayacağı ortadadır.

Doğuda ki feodal yapıyı yok etmeden, doğudaki cehaleti yok etmeden ve doğudaki işsizliği ve açlığı önlemeden hangi tedbiri alırsanız alın dağa çıkmayı engellemek mümkün olmayacaktır.

Daha önceki birçok yazımda da yazdım. Doğuda ki terör sadece güvenlik tedbirleriyle önlenmesi mümkün değildir.

Siz buradaki aşiret yapısını, ağa yapısını ortadan kaldıramadığınız sürece istediğiniz hak ve özgürlükleri verin sonuç almanız çok zordur.

Doğuda halen binlerce dönüm arazisi olan ağalar yanlarında binlerce çalışan “marabalar” olduğu sürece,

Doğudaki eğitim ve öğretim kadrolarının geliştirilmesi ve desteklenmesi sağlanmadığı sürece, batıdaki öğrenciyle doğudaki bir öğrencimizin “eşit şartlarda yarıştırılmadığı” sürece,

Doğuda göçler nedeniyle köyünü, merasını terk eden, hayvancılığını bitiren insanlara yeniden köyüne dönüşü, yeniden hayvancılığa dönüşü sağlamadığımız sürece, Doğunun metropol şehirlerine “terör nedeniyle” yığılan binlerce işsiz ve aç insanımıza iş, aş ve ekmek sağlayacak projeler ortaya konmadığı sürece,

Adına ister Kürt açılımı deyin, ister “milli birlik süreci” deyin otuz yıldır sürdürülen bu terör belasının sonunu getirmek mümkün olmayacaktır. İşin tehlikeli tarafı ise açılım yapacağız derken İmralı, Kandil, PKK ve DTP üçgenine sıkışıp kalmak. Milli süreç derken “milli birlik ve beraberliğimizi tehlikeye sokacak, geri dönüşü olmayan yollara girilmeye çalışılması, anaların gözyaşı dinsin derken, Şehit anasıyla bu ülkenin kahraman askerine, güvenlik güçlerine kurşun sıkan terörist analarını “aynı kefeye koyma” cesaretini göstermek.

Sayın başbakan’ın kafasındaki plan ve projelerin yeni adı “milli birlik süreci”. Zaman bize bu açılımın milli birliğimizi ne kadar kuvvetlendirecek, ya da bu süreç de milli birliğimiz ne kadar zedelenecek.

Bekleyip göreceğiz.

SONSUZLUK (Osman Özeker)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 286
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 3020
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster