Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
443
 

Milli Eğitim din temelli mi olacak ?

Milli Eğitim din temelli mi olacak ?
 

Okullar açıldı. Artık yeni düzen HAREMLİK-SELAMLIK olacak !..


Dün bir gazetede çıkan “kara çarşaflı öğretmen”  haberi üzerine benimde bir yazı yazmam gerekiyordu. Dün yayınladım. Okuyanlar hatırlayacaktır. Bugün bakıyorum da pek çok yazar, bu konuyu işlemiş köşe yazılarında. Çoğu durumu eleştiriyor. Kimisi de şaşırmış. Yandaş basının yazarlarının yazılarına burada yer vermeyeceğim. Zira, neler yazmış olabileceğini sanırım tahmin etmişsinizdir..

Bugün de kısaca bu konuya bir değinelim istiyorum..

Öncelikle, bu kara çarşaflı öğretmen olayı Cumhuriyet ülkesinde ve bir Cumhuriyet okulunda ve laik bir düzende vahim bir görüntüdür. Bunun altını çizeyim. Sonra da şu soruyu yönelteyim. Burada yapılmak istenen nedir ? Aslında cevabı da sorunun içinde ama yine de belirteyim. Burada yapılmak istenen elbette ki, din sömürüsüdür, laiklik karşıtlığıdır. Cumhuriyet karşıtlığıdır, Atatürk ilke ve devrimlerinin karşıtlığıdır. Kimse beni kıyafet serbestisi, fikir özgürlüğü, inanç özgürlüğü safsataları ile kandırmasın… Çünkü kimse kimsenin fikrine, inancına, özgürlüğüne müdahale etmiyor. Yalnızca bu tarz bir kıyafet ‘ne kadar inanç özgürlüğünü’ betimliyorsa da, Cumhuriyet okullarında kullanılmamalı. Peki bu hale nasıl gelindi ? Onu da Akp politikalarında aramak gerekiyor.  Zira bu rahatlık, hükümetin türbanı kamu alanına sokmak istemesiyle bu günlere geldi. Yani tavan yaptı.. Hatırlayın türbanın siyasi bir simge olup olmadığı konusunda ne demişti başbakan ;

“Türban velev ki siyasi simge olsun dünyanın hangi yerinde siyasi simge yasaklanmıştır?”

Doğru ancak, laik rejim düzenini bir kenara koyun, demokrasiye ve insan haklarına inanan ve bu bağlamda sistemlerini kurmuş toplumların çoğunda kamu görevi yapan kişiler, kamu görevlileri,  siyasi ve dini simge taşımazlar. Hele o simge dini aidiyet yansıtıyorsa...  Genellikle batıda insanlar boyunlarında haç kolyesi taşırlar.. Ancak, bu tarz simgeler, yakın geçmişte pek çok Avrupa ülkesinde yasaklanmıştır.  Oysa bizim ülkemizde türban yasal zemine oturtulmaya kalkılıyor. Bunun da gereği inanç olarak gösteriliyor. Halbuki hepimizi biliyoruz ki bu bir sin sömürüsüdür ve oy avıdır. Yoksa inanç özgürlüğü ile alakası yoktur.  Aslında türban, geçmişten günümüze siyasi simge ve kavga konusu/malzemesi yapılmasa belki de doğal mecrasında toplum nezdinde kabul görürdü. O zaman da okullarda türbanlı öğretmenler sırıtmazdı…

Bu konuda bir yazarın yazısından bir alıntı yaparak konuyu noktalamak istiyorum..

“Cumhuriyet okuluna giderken insanlar farklılıklarından arınmalıdırlar. Bunun sonu yok. Bugün türbana evet derseniz yarın Taliban’ın tepeden tırnağa kapalı, gözleri bile görünmeyen kızlarına ne diyeceksiniz?” (Ahmet Taner Kışlalı -  Cumhuriyet). Bu arada bu söylem de sanırım Fransız yazar Elizabeth Badinter’e ait.Yani Laik bir ülkenin vatandaşı ola birine..

Gelelim eğitim ile ilgili diğer meselelere..

Bu yaşıma kadar kaç iktidar gördüysem, hepsi iktidara gelir gelmez, ilk uğraştıkları konu ‘eğitim ‘ konusu. Ne sorunlu bir yapısı varmış ki, her gelen onunla uğraşıyor. Yahu, bi hükümet de eğitimle uğraşmasa, bir şeyleri değiştirmeye kalkmasa dişimi kıracağım vallahi.. Yok, dişim yerinde kalsın. Böyle bir uygulama görürsem, 10 tane okul önünde öğrencilere İzmir lokması dağıtacağım.. Söz.

Geçmişe fazla gitmeyelim. Akp’nin 10 yıllık hükümeti boyunca iktidarın eğitime bakışının özeti şudur. İktidar, din eilimli bir eğitim ve öğretim sistemini ülkeye getirmek istemektedir. Bunun da örnekleri çok. En başta “inançlı gençlik yetiştirmek istiyoruz” diyen Başbakan’ın sözlerinde aramak lazım gelir. Nedeni ise basit değil mi ? Önce, okullarda serbest kıyafet getirdiler. Sonra 444 eğitim sistemi ve ardından İmam Hatif Ortaokulu’nu hayata geçirdiler. Sonra da, dünkü yazımda belirttiğim gibi, insanları çocuklarını bu okullara yazdırmaları için zorlamaları.. Sonra bir başka Akp vekilinin şu sözleri oldukça çarpıcı. Diyor ki Akp’li vekil “Şu anda bir şans geçti elimize. Biz bütün okulları, elbette bu okulların kaydında kuydunda sayıyı artıracağız. Ama bütün okulları imam hatip okulu yapma şansını elde etmiş durumdayız. 4+4+4’ten sonra Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimizin hayatının seçmeli ders olmasından sonra bu şansımız var. Buradaki topluluğa imam hatip okulunu yaşatmak, devam ettirmek, orta kısmı açmak, daha yeni kampüsleri açmanın yanı sıra hepimizin omzuna bir yük daha biniyor.” Bunu söyleyen Akp vekili Ali Boğa..

Yetmiyor, bir Milli eğitim Müdürü “kızlarla, oğlanların aynı merdivenleri kullanması beni rahatsız ediyor” diyor. Yetmiyor, bir başka vekil çıkıp “okullara mescid yapılsın” diyor… Yetmiyor, okullarda din eğitimine geçen yıl hacılar, hocalar, mollalar, tarikatçılar girip ders veriyor.  Ama kimse bu ülkede sünni eğilimin dışında da inançlar olduğunu kabul etmek istemiyor. Peki sonraki adım ne ? O da açık değil mi ? Cumhuriyet rejimini yıkıp, din eğilimli bir rejim monte etmek. Çok mu uçtum sizce.. O zaman şu sözlere dikkat lütfen..

“İslam bir yaşam tarzıdır, bütün alanları kapsar. Bu nedenle devletin kadrolarının şeriatçılardan oluşturulması yetmez. Yalnızca yasama ve yürütme erkinde değil, yargı erkinde ve yaşamın tüm alanlarında karar verme gücü ele geçirilecek, Cumhuriyet düzeni yerine İslami kurallar konulacaktır. Örneğimiz Osmanlı devlet düzeni olacaktır!” (Eski Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer )

../..

 

Garip Avcı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlkönce gençlerden başlandı lise-üniversite-ortaokul şimdi ilkokul yani tabana indiler yapılmak istenen ortada inkarın alası da onlarda..selamlarımla.

Tülay EKER 
 21.09.2013 12:06
Cevap :
Tavandan, tabana ineceklerdi ama üniversitelilerden bekledikleri cevabı alamadılar. Nereye gitseler protesto edildiler. Artık Akape'li siyasiler üniversitelere giremiyorlar. Başbakan bile 2000 kişilik koruma ordusu ile gidebildi. Baktılar ki, üniversitelerde bir değişim yapmak sor. Üniversiteler direniyor. Bunun en basiti nedir diye düşündüler ve tabandan başlamanın daha iyi olacağına karar verdiler. Düşündüğünüzde de en mantıklısı buydu. Zira o beyinler körpe beyinler. Dönüştürmesi daha kolay olur.  23.09.2013 15:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2462
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster