Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ocak '14

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
2457
 

Milli Ekonomi Modeli

Milli Ekonomi Modeli
 

Milli Ekonomi Modeli İlk olarak Mustafa Kemal ATATÜRK öncülüğünde 18 Şubat 1923 yılında yapılmış olan İzmir İktisat Kongresi ile reel çalışmalarını başlatmıştır.

1921 yılında Kuzey Amerika’da başlayan ekonomik kriz Avrupa ülkelerini de kapsamak üzere 1929 yılında tüm dünya genelinde tam olarak etkisini göstermiştir. Uluslar arası bu krizden etkilenmeyen tek ülke henüz yeni bir Cumhuriyet temellerinin üzerine kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti olmuştur.

Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN başta askeri alanda olmakla birlikte siyasi, kültürel, demokratik, toplumsal ve de ekonomik plâtformlardaki öngörü enginliği ülkeyi büyük bir burhandan kurtarmakla kalmamış aynı zamanda bölge ve dünya ülkelerine örnek bir rol model olma ayrıcalığı tanımıştır.

Milli İktisadi Kuruluşların en belirgin yapılanması KİT’ler (Kamu İktisadi Teşekkülleri), Devletçilik anlayışı ile birlikte özel sektörlerin kuruluş ve de işleyişleri aşamalarına yol gösterici olmakla kalmamış hayatiyetlerini devam ettirmeleri içinde destek olmuştur.

Her ne kadar ülke ekonomisi üzerinde bir kambur olarak nitelenmiş olsa da KİT’ler, siyasi partilerin politik oy elde ettikleri kuruluşlar olarak da seçim arifelerinde iktidar partileri için adeta birer can kurtaran görevini üstlenmişlerdir.

Devrim yasalarının temellerinden olan Devletçilik anlayışı ile ülkenin ekonomik ve toplumsal kalkınmasına büyük oranda katma değer etkisi yapmış olan ve de kısa sürede dünya genelinde hizmet vermeye başlayan KİT’ler, ne yazıktır ki güncel politik hesaplaşmaların kurbanı haline getirilerek atıl birer işletmeler haline dönüştürülmüşlerdir.

Yakın zaman içerisinde de ‘SAT KURTUL’ mantığı ile hazırda beklemekte olan uluslar arası ekonomi devlerinin kurtarıcısı olmuşlardır.

On yılı aşkın bir süredir dünyayı kasıp kavuran GLOBAL EKONOMİK KRİZ’ den çıkış yöntemi olarak da MİLLİ EKOMİ MODELİ olarak kabul edilmiştir.

Bugün, hangi amaç ve de düşünce ile ısrarla gündem dışı bırakılmaya çalışıldığı tam olarak anlaşılmamakla beraber çağımızın iktisadi ve toplumsal kurtuluş reçetesi olan bu modelle ülkemizin ve ülkelerin yaşam sürekliliğinde geleceğimizin teminatı olduğu gerçeği kaçınılmazdır.

18 Şubat 1923 yılında İzmir İktisat Kongresi’nde Mustafa Kemal ATATÜRK öncülüğünde temelleri atılmış olan MİLLİ EKONOMİ MODELİ’NİN doğumuna birlikte göz atalım.

İzmir İktisat Kongresi'nde Alınan Kararlar

• El işçiliği ve küçük işletmeden derhal fabrikasyon siteme geçilmelidir.
• Devlet yavaş yavaş ekonomik gücü olan organ haline gelmelidir. Özel sektör tarafından kurulan teşebbüsler devletçe desteklenmelidir.
• Özel teşebbüse destek ve kredi sağlayacak iki devlet bankası kurulmalıdır.
• Dışarı ile rekabet edebilmek için sanayi bir bütünlük içinde kurulmalıdır. Yabancıların tekellerinden kaçınılmalıdır.
• Demir yollarının kısa sürede yapılmasına başlanmalıdır.
• İşçilere amele değil işçi denmelidir.
• Sendika hakkı tanınmalıdır.

Bu kongreye işçi, çiftçi, tüccar ve sanayici olmak üzere toplam 1135 delege katılmıştır. Kongre "Misak-ı İktisadi" (Milli Ekonomi İlkesi)’yi kabul etmiş ve nihayetinde de yukarıda özetlenmeye çalışılan kararlar ortaya çıkmıştır. Bu ilkenin özü ise "Ekonomik gelişmemiz ve kalkınmamız, milli bağımsızlığımız içinde sağlanacaktır. Temel hedef siyasal bağımsızlık gibi ekonomik bağımsızlığın da sağlanmasıdır." 

Kongre ekonomik doktrinlere saplanmamış bilime ve ülkenin içinde bulunduğu ekonomik duruma uyan bilimsel uygulanabilir çözümler getirmiştir. Misak-ı İktisadi'nin taşıdığı bir diğer anlam ise büyük devletlerin ekonomik boyunduruğu altına girmeden kendi kaynak ve çabalarımızla kalkınmanın sağlanmasıdır.1920 ile 1933 yılları arasında yeni Türk devletinin ekonomik, kültürel ve sosyal alanlarda kalkınmaya hazırlık yılları olmuştur.

*****

Bağımsız, özgür bir yaşam ancak, kendine özgü Milli Politikalarla birlikte gerçeklik kazanacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 635
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 546
Kayıt tarihi
: 07.09.13
 
 

Şiiri, yazmayı seviyorum..hepsi bu kadar.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster