Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ocak '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
384
 

Milli Güvenlik dersleri kaldırılınca milli güvenliğimiz tehlikeye girer mi?

Milli Güvenlik dersleri kaldırılınca milli güvenliğimiz tehlikeye girer mi?
 

sondevir.com


Türkiye, dünyanın gördüğü son büyük savaşa, ikinci dünya savaşına, katılmamıştı. Ama, bu savaşa katılan ve milyonlarca kayıp veren ülkeler, "savaş hali"nden kurtulup normalleşme yoluna girdiler kısa zamanda... Demokratik gelişmeler, ekonomik atılımlar sürdü gitti bu ülkelerde.

İkinci dünya harbine katılmayan Türkiye de ise, savaş hali hiç bitmedi. Çünkü bitirilmek istenmedi... Sürekli savaş hali, askerler başta olmak üzere, iktidarını askerlere dayayan (CHP gibi) siviller için vaz geçilmez bir dayanak oluşturuyordu.

Toplumu sürekli savaş halinde tutmak ve sürekli asker karşısında "hazır ol" vaziyetinde bulundurmak için, işin temeline inildi. Okullara eskiden "askerlik" denilen sonradan "milli güvenlik" adı verilen dersler kondu.

Bu derslere de subay öğretmenler geliyordu. Öğrencilik yıllarımdan da öğretmenlik yıllarımdan da hatırladığım, bu asker öğretmenler derse girerken, sınıf başkanları, tıpkı askerlikte olduğu gibi "dikkat" çeker ve sınıfın hazır olduğuna dair komut verirdi.

Dediğim gibi, temelden başlayan bir askerlik... Hepimiz bunun gereğine inandırılmıştık... Çünkü, etrafımızı saran düşmanlara karşı her zaman birer "nefer" olarak hazır olmalıydık...

Aslında, bizi her zaman emre muti asker olarak görmek isteyen güçler böyle istiyordu... Yoksa, değişen çağda, gelişen dünyada, ancak Türkiye ve Kuzey Kore gibi ülkelerde kalmıştı bu "askeri" kafa...

Bu derslerde sanki çok lazımmış gibi, rütbeleri öğrenir, kaç yıldızın hangi generallliğe tekabül ettiğini ezberlerdik...

Ama, sonraları öğrendik ki, bu asker öğretmen arkadaşlarımız, sadece "milli güvenlik" dersleri vermekle görevli değillermiş; aynı zamanda okullardaki öğretmenleri "fişlemek" gibi bir görevleri de varmış... Bunu da bizzat yaşayarak öğrenmiş olduk.

Şimdi, bu okullara uzanmış "asker eli" oradan alınıp yerine iade ediliyor. Milli Güvenlik dersleri kaldırılıyor...Müfredatındaki bazı konuları da diğer dersler içerisinde sivil öğretmenler verecek...

Türkiye, eğitimini sivilleştirme adına önemli bir adım daha atıyor. Askerlerin getirdiği her şeyi "kutsal" sayan kimi zihniyetler buna da karşı çıkacak/çıkıyor mu bilmiyorum. Ama, için için kızanlar olduğuna eminim...

Baksanıza, 12 Eylül 2010 referandumuyla 12 Eylül 1980 cuntacıları yargılanacak dediğimiz de inanmayanlar, şimdi Kenan Evren ve arkadaşının 4 Nisanda mahkemeye çıkacak olmasına burun kıvırıyor... Adamın yaşı zaten 90'na gelmişmiş, bundan sonra yargılansa ne olurmuş...

Adam gençken yargıladınız da elinizden tutan mı oldu?... Ancak bugün ve bu iktidar döneminde bunlar hayal olmaktan çıktı ve tabii aradan yıllar geçti... Biz yaşlandık, Kenan Evren ihtiyarladı... Ama şükür ki, biz de o da ölmeden bugünleri gördük... Fena mı oldu?

Mesele Kenan Paşa'nın kendisi de değil elbette... Mesele, artık darbeciliğin darbecilerin yanına kar kalmıyor oluşudur. Türkiye bunu başarmıştır.

Tekrar Milli Güvenlik derslerine dönersek, kimi aklı evveller, bu dersler kaldırıldı diye, milli güvenliğimizin tehlikeye düşeceğini iddia etmeyecektir inşallah...

Yoksa, edecekler mi?...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Ali Bey, Ergenekon ve Cuntacıların düşüncelerini bakınız çok açık olarak Cumhuriyet gazetesi yazarlarından Oktay Akbal nasıl açıklamaktadır. Akbal’a göre, bu “dinci” iktidarın (AK parti kastedilmektedir.) olumlu bir şey yapması ontolojik olarak mümkün değildi. Dolayısıyla ne yaparsa yapsın yanlış bulunmalı ve bu çizgi iktidar yıkılıncaya kadar sürdürülmeliydi. Oktay Akbal’ın, o günlerdeki Kartaca Yıkılmalıdır başlıklı yazısından: “Roma tarihinde bir senatörden sık sık söz edilir. Bu senatör, toplantılarda hangi konu açılırsa, hangi sorun söze gelirse bir tek cümle söylermiş: ‘Kartaca yıkılmalıdır.’ Romanın büyük düşmanı Kartaca’ydı. Bu düşman yıkılmadan, ezilmeden, Roma, huzuruna, barışa, güvenliğe kavuşamayacaktı. Biz de ‘AKP iktidarı yıkılmadan Türkiye’nin hiçbir sorunu çözülemez’ diyenlerdeniz.” (Kaynak;Ergenekon haberciliği,Alper Görmüş) Dolayısıyla bu anlayışta olanları ikna etmek gibi bir seçenek bulunmamaktadır. Halk iktidarının yıkılmasının dışında! Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 06.02.2012 10:42
Cevap :
Teşekkür ederim Mehmet bey...Durumu çok güzel özetlemişsiniz...Ben de şunu ilave edeyim: Fatih gibi bir Hak ve Adalet timsalinin elinde Roma da yıkıldı...Selamlarımla  06.02.2012 15:24
 

Newyorker arkadaşımız din dersini eleştirmiş, onu haklı da görüyorum ama şunu eklemek isterim.Din dersinden 'muaf olmak ya da muaf olmamak' diye bir ibare çıkıyordu eskiden biz ilkokuldayken önümüze.hala bu uygulamanın var olduğunu sanıyorum.Var, ama uygulanmıyor diye biliyrum.Uygulansa bence bu sorun da ortadan kalkacak.Ayrıca bunca senedir 'din dersi , din dersi' diye konuşuldu durdu da ben bir kere olsun milli güvenlik dersinin konuşulduğunu eleştirildiğini görmedim.Bu hükümete helal olsun şu ana kadar attığı adımlar mükemmel.Ama ben onların bu işi aşırı dinciliğe götürmesinden korkuyorum.

Mucahit OZ 
 04.02.2012 3:34
Cevap :
Bu işin aşırı olmaz Mucahit bey...Kiimse kimseye din dayatamaz...Önemli olan, çocuklarımızın bazı ahlaki değerleri almasıdır...Katkınız için teşekkür ederim..Selamlarımla  04.02.2012 15:12
 

Silivrideki duruşmayı izlemiş olmam neden bu kadar tuhaf geldi size anlayamadım. Orada sizin dediğiniz anlamda yargılanmıyor insanlar; siz bir kişinin ceketini çalmayı düşünmüşsünüzdür diyelim ama sonra vazgeçmişsiniz ya da vazgeçirilmişsiniz ancak yıllar sonra sen benim ceketimi çalmak istemişsin haydi gel bu yüzden hapse.Başbuğun savunması gayet basit; siz beni kademe kadem bu yere getirdiniz o zaman birşey bilmiyordunuz da şimdi mi terörist oldum? Komik çok komik ama herşeye bir kılıf bulunuyor.Amerika komut veriyor düğmeye basılıyor ve başlaaa..durum bundan ibarettir. Deniz feneri aklanıverdi her nasılsa! Daha fazla yazmaya gerek yok, gün bugünün günü.

SAHAFÇA 
 02.02.2012 12:39
Cevap :
Silivrideki duruşmayı izlemeniz bana niye tuhaf gelsin, bir sürü insan izliyor...Önemli olan yargı üzerinde baskı kurmamamaktır. Ayrıca, darbecilik niyet edip de başaramamak gibi bir şey değildir..Başarsalardı, memleketin hali nice olurdu o ayrı da, başaramadıkları için suçsuz olunmaz...Devletin kendilerine verdiği yetkiyi hukuka aykırı kullananlar bunun hesabını verecektir...Onlar başarsalar belki bir çok kişiyi asarlardı, başaramadılar yargılanıp hapse girerler en fazla...  04.02.2012 15:17
 

ali hocam, bilgini yenileyim abd de federal kanun hic bir sekilde okullarda din egitimini yasaklar. Ancak mufredadi aynen uygulamak sartiyla katolik ve/veya diger dinsel okul acilabilir.(lise icin tabi)dinsel egitimden mufredat sonrasi verilir ve istege baglidir.Yani devlet eliyle dinsel egitim kanunla yasak. Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 28.01.2012 16:14
Cevap :
Öyle olabilir Sevgili Newyorker...Ama bak ne diyorsun, insan isterlerse kendi din okulunu açabilirler...Türkiyede özel din okulu(imam-hatip) açamazsınız...Cuntacılar, dini de kendi tekellerine almak için, özel şahıslara din eğitimini yasakladılar, buna karşı da zorunlu din dersi koydular...O dindersinin içeriğinin de İslam dini ile pek alakası olmamak üzere...Yani, zorunlu din dersi kaldırılsın ama özel şahıslara din okulu açma izni verilsin...Tıpkı Amerikadaki gibi...Tabii, bizim laikçi cenah buna da isyan edecek...Çünkü onlar, din eğitimin hiç verilmemesinden yanadır...Haksız mıyım?...Selamlarımla  28.01.2012 23:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1625
Toplam yorum
: 4213
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 797
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster