Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

12 Kasım '11

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
6962
 

Milli mücadele yıllarında Türk kadını

Milli mücadele yıllarında Türk kadını
 

Anadolu’ya ismini veren Türk kadını, 1. Dünya Savaşı esnasında ve Kurtuluş Savaşı yıllarında top yekûn yürütülen “Milli mücadeleye” destek vermekten, erkeğiyle birlikte Anadolu’yu savunmaktan geri kalmamıştır.

Öncelikle Çanakkale’de verilen o şanlı direnişe “hem cephe gerisinde, hem de cephede büyük bir mücadele örneği vermiştir.

Çanakkale’de çeşitli cephelerde “nişancı Türk kadınları "düşmanın adeta kâbusu olmuş bu konu mevcut belgelerde yer almıştır.

Türk kadını Anadolu’nun işgaliyle birlikte Mustafa Kemal’in başlattığı Kurtuluş Savaşına en büyük desteği veren, cepheye mermi ve erzak taşıyan, bizzat cephede düşmanla savaşan büyük bir mücadele örneği vermiştir.

Anadolu kadınının bu büyük mücadelesini her zaman takdirle karşılayan Mustafa Kemal bir konuşmasında;

“Dünyada hiçbir milletin kadını ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluş ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar himmet gösterdim diyemez” sözleriyle kadınlarımızın vatanları için verdikleri o olağan üstü mücadeleyi her zaman takdirle karşıladığını ifade etmiştir.

Mütareke ve Kurtuluş yıllarına ait kadınlarımızın verdiği önemli mücadele ve direnişler var ki, burada sayfalara sığmayacak kadar çoktur.

Kara Fatmalar, Nene Hatunlar, Halide Edipler vb. birçok kadınımız için çiltler dolusu yazı yazılabilecektir. Bizler burada en çok öne çıkanlar ve kurtuluş mücadelesinde adeta destanlaşan kahraman kadınlarımızın bir kısmından örnekler vererek onların haklarını teslim etmeye çalışacağız.

Kurtuluş mücadelesinde ki Türk kadınlarını dört ana başlıkta değerlendirmek mümkündür.

        Kurulan Cemiyetler;
        Düzenlenen mitingler;
       Savaşa bizzat katılanlar;
       Taşıt Kollarında Görev Alanlar.

Asri kadınlar Cemiyeti 1919 yılında üniversiteli öğrenciler ve vatansever ler tarafından kurulmuş, İzmir’in işgali sonrası da yayınladıkları bildiri ise “Ulusal beyanname” niteliği taşımaktadır.

İşgal yıllarında kadınlarımız tarafından hayata geçirilen bir diğer kuruluş ise, Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cephesi’dir.

Sivas’ta kurulan ve tüm Anadolu’ya yayılan bu teşkilat milli orduya para ve malzeme desteği sağlamıştır.

Anadolu’nun birçok yöresinde kadın cemiyetleri irili ufaklı oluşturularak kurtuluş mücadelesinde Mustafa Kemal ve Kuva-i Milliye ile birlikte hareket etmişlerdir.

Türk kadını tarafından başarılı bir şekilde yürütülen diğer bir eylem biçimi ise “halkın milli duygularını üst seviyede tutmak ve harekete destek sağlamak üzere” çeşitli mitingler düzenlenmesidir.

İlk miting Kastamonu’da İzmir’in işgalinden bir gün sonra yapılmış kadınlarımız işgali büyük bir heyecanla tel’in etmişlerdir.

10 aralıkta yine kastamonu’da Kız Öğretmen okulunda ikinci miting düzenlenerek “işgal hareketine karşı yurdun her köşesinden direniş yapılması “ çağrısında bulunulmuştur.

19 Mayıs 1919 da İstanbul Fatih’te Asri kadınlar Birliği de bir miting düzenleyerek işgallere karşı durmuşlardır. Bu mitingde önemli bir konuşma yapan Halide Edip;

“Şunu asla unutmayın ki, çocuklarımıza bırakacağımız tek miras, büyük bir tarihi olan bir Türk olduğumuzu söyleyebilmektir” sözleriyle Türk milletinin yok edilemeyeceğini vurgulamıştır.

Aynı Halide Edip bu kez 23 Mayıs 1919’da Sultan Ahmet Meydanında halka hitap ederek, milli duyguları galeyana getirmiştir.

Kurtuluş Yıllarında Türk kadını boş durmamış bizzat verilen “milli mücadeleye” elinde silahla cephede erkeğiyle birlikte savaş vermiştir.

Bizzat savaşa cephelerde katılan Anadolu kadınlarından bazıları;

Kara Fatma; Aslen Erzurumlu olan Kara Fatma Balkanlarda ve Kafkas cephelerinde savaştı. Üsteğmen rütbesine kadar yükseldi.1955 yılında vefat etti.

Ayşe Hanım; Yunanlıların İzmir’i işgali ile Aydına giderek milli mücadeleye katılmış, 1 ve 2. İnönü savaşlarında bizzat görev almış, bu savaşlar esnasında iki oğlunu da şehit vermiştir.Son olarak Sakarya Meydan Savaşında da yer alan Ayşe Hanım bu savaşta yaralanmıştır. Kendisi 1942 yılında Ankara’da vefat etmiştir.

Kurtuluş Savaşının bir diğer kahraman kadını ise Tayyar Rahmiye’dir. Osmaniye civarında Fransız işgal güçleriyle kurduğu “Kadın müfreze Birliğiyle” savaşmıştır.

Hatice Hatun Adana civarında Fransızlara karşı mücadele veren milis güçlerinde görev yapmış Fransız birliklerini yanlış yönlendirerek pusuya düşmelerini sağlamıştır.

Kurtuluş savaşında kahramanlık destanları yaratan bir çok isim vardır. Bu isimlerden bazıları ise;

Bitlisli Defterdarın hanımı, Kara Fatma Şimşek, Tarsuslu kara Fatma, Gaziantepli Yirik Fatma, Nazife Kadın, Gördesli Makbule, Asker Saime hanım.

Kurtuluş yıllarında kadınlarımızın çok yoğun olduğu bir diğer alan ise Taşıt kollarında yaptıkları görevlerdir. Özellikle cepheye cephane ve malzeme taşınmasında, İstanbul’dan Anadolu’ya geçirilecek Mühimmatların naklinde Türk kadını büyük başarılar sağlamıştır.

Kurtuluş yıllarında büyük destanlar yazan Anadolu kadını gerçektende dünyada eşi, benzeri görülmeyen bir mücadele, direniş örneği vermiştir. Yazımızı Halide Edip’in miting meydanında çoşkuyla söylediği sözlerle bitirelim;

"Bugün, Müslümanlar ve Türkler; şanlı Tarihlerinin, en karanlık günlerini yaşıyorlar.

Bugün, elleri, kolları kesilmiş bir duruma düşen Türk Milletinin, Tarihindeki, geçmiş günlerindeki gibi, cesur, atılgan ve kahramanlıklarla dolu bir yüce ruhu var….

Asırlardır, “Medeniyim” diyen bütün batılı ve Avrupa Devletleri, bizleri parçalamak ve topraklarımız üzerinde, en vicdansızca girişimlerde bulunmaktan asla geri kalmadılar…

Bu yaşananlar, tıpkı zifiri karanlık bir gece gibidir.

Ancak, insanın hayatında, sabahı olmayan gece yoktur…

Yarın, bu korkunç geceyi yırtıp, parlak bir sabah yaratacağız.

Buna da gücümüz mutlaka vardır…

Şimdi buradan yükselen bu ses, Türk Ve Müslüman halkın, göklere doğru yükselen asil sesidir.

Bugün, elimizde top, tüfek yok ama, ondan daha da güçlü, ondan da, daha büyük bir silahımız var;

Evet Hak var, Allah var. 

SONSUZLUK ( Osman özeker ) 11.11.2011

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Türk kadını güçlüdür, erkeğine,çocuğuna,milletine karşı koruyucudur; idarecidir. Ancak 1913 de ilk kez devlet memurluğuna alınmış olmalarına rağmen ilk defa l933 de muhtar; 1950 de Belediye Bşk. (Mersin- Müfide İLHAN) ; 1971 de bakan (Türkan AKYOL) ; 1991 de Vali (Muğla - Lale AYTAMAN) ve ilk Başbakan 1993 de Tansu ÇİLLER olabilmiştir. Sizce kadınlara hakları veriliyor mu?

Bosnalı 
 13.11.2011 8:41
Cevap :
Tespitlerinize katılıyorum. Özellikle Bürokraside ve iş alanında kadınlarımıza yeteri kadar imkan ve fırsat tanınmıyor. Son on yıldırda Atatürk'ün çağdaş ve ilerici kadınlarını türbana, eve, çocuk doğurmaya yöneltmeye çalışan bir anlayış sinsi bir şekilde yürütülmeye çalışılıyor.  13.11.2011 19:14
 

DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE HİÇBİR MİLLETİNDE ANADOLU KÖYLÜ KADINININ ÜSTÜNDE EMEK VERMİŞ BİR KADIN TOPLULUĞU GÖSTERİLEMEZ, demiştir Mustafa Kemal ATATÜRK... İnanç olmalı, yaşam düzeyi yükseltilmiş halk olmalı, çağdaş bir ülke, ülkesini, ulusunu, insanlığı seven doğru yönetimler, doğru haklar...

Nabide Kılınç 
 12.11.2011 9:51
Cevap :
Atatürk'ün Türk kadınına verdiği değer ve yücelik zaten tartışılamaz. Bugün tartışılan çağdaş ve modern cumhuriyet kadınlarını tarikat, cemaat ve din kisvesine büründürüp örtme çabası vardır. Dikkat edin MEB, da Sağlık bakanlığında yetki alan bürokratların kadınlarının görüntüsüne ve yaşamlarına iyi bakarsanız ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Maalesef kadınlarımızı cemaatlere ve türbaqna mahkum etmek isteyen zihniyet bugün iş başındadır.  13.11.2011 19:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 268
Toplam yorum
: 222
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 1508
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster