Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '20

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
17
 

MİLLİ MÜCADELEDE ESİRLER

 

Size Dünya savaşının kabus gibi çöktüğü günlerin sonunda yaşanan ve topraklarımızın işgali ile sonuçlanan kara günlerde tarihin arka sayfalarında kalmış bir gerçekten bahsetmek istiyorum. Yunanlıların halkı sindirmek amacıyla aldıkları esirlerimizi yurdundan koparmış, yabancı coğrafyalarda en küçük insani ihtiyaçlardan mahrum olarak ölmesine sebep olmuştur. Geri gelebilenlerse o günleri bir daha hatırlamak istememişlerdir.

Yunanlar tarafından ilk esir edilen Türkler İzmir işgalinin başladığı 14.5.1919günü İzmir’de bulunan 17.kolordunun subay ve erleridir. İşgalin ilerlemesiyle birlikte esir alınan ve tutuklanan sivillerin sayısı kısa zamanda binleri buldu. En küçük direnişte bulunan, casusluk yapmak, Hristiyanlara kötü davranmak, Yunan emirlerine karşı gelmek gibi uydurma sebeplerle esir sayısının artması üzerine Urla-Gaziemir-Tepecik-Balçova-Darağacı, Hilal ve Pınarbaşı’nda acele ile kamplar kurulmuştur. Buradanvapurlara bindirilerek Pire-Atina-Selanik-ve daha çok Ege denizindeki adalara götürülerek sefil olmaları sağlandı. Trakya’nın işgali sırasında ise, burada yaşayan Rumlarla işbirliği yapan Yunan askerleri önce düzmece sebeplerle, sonra 26 ağustos 1922 Anadolu’daki savaşın aleyhlerine dönmesiyle Türk kuvvetlerine esir düşen 30.000 askerlerine karşılık rehin tutmak düşüncesiyle toplu tutuklamalarla sivil halk Yunan topraklarına götürüldüler.

Esir kamplarına en temel insani ihtiyaçları karşılanmamış, Kızılhaç yetkililerine bilgi verilmemiş, Kızılay’ımız muhatap kabul edilmemiştir. Örnek olarak önce Selanik’e sonra buradan Milos adasına götürülmek için geminin ambarına konan Türk esirlerine iki gün su verilmemiş, kapaklar açılmamış, 672 kişi susuzluktan ölmüştür. Yine doğu Trakya’dan topladığı 2.000 kadar halkıda Girit adasına götürürken 700 civarında Türk esiri denize attıkları, Anadolu’dankaçarken yunan subayların götürdüğü kızlarımızı dinlerini değiştirerek Yunanistan’da bırakıldığı rapor edilmesine rağmen sonuç alınamamıştır. Yine Losya esir kampında 93 harbinde kullanılan çadırlar ile 1.dünya savaşında Fransızların inşa edip bıraktığı üç barakada toplam 2.000 esirin,800 sivilin barındırıldığı, bunların içinde 8-10 kadın ile 90 yaşında yada 3-5 yaşında çocuklar da bulunmaktaydı. On kişi bir çadırda kaldığından, şartlar kış günleri dayanılamayacak aşamaya geliyordu. Kamplarda su yok denecek kadar az, tuvalet ihtiyacı Türk esirlerin kendi kazdıkları çukurlarda gideriliyordu. Üzerlerinde para edecek her şey alındığından kendi imkanları ile dışarıdan bir şey alma imkanı olmamış, bütün bunlara ilave olarak, ekmek bile düzensiz bir şekilde verilmiştir.

Türkiye’de ise yunan esirlerinden amele taburları oluşturularak, imarişlerinde, savaş sonunda ise yakılan imha edilen bina- köprü gibi yerlerin yapılmasında kullanılmıştır. Askerlerimizin yaşadığı şartlarda yaşamış ve uluslararası hukukun emrettiği maaş kendilerine ödenmiştir. Aileleri ile haberleşmelerine yardımcı olunmuştur.

Lozan antlaşması ile esirlerin karşılıklı değişimi 1922 Kasım ayında başlayıp,08 Ocak 1923 günü tamamlanmıştır. Savaş sonunda Türk esirleri konusu, zafer havasını bozmamak amacıyla kamuoyu ile paylaşılmamıştır. Ama ölüsü bile kendi topraklarına dönmeyen insanlarımızın hatıraları canlı tutulmalıdır. Çünkü o mazlum şehitler, asıl unutuldukları zaman aramızdan ayrılacaklardır.

 

Daha geniş bilgi için; Millî Mücadelede Türk ve Yunan Esirler(1919-1923)

                                             Prof .Dr.Cemalettin Taşkıran

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 60
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 25
Kayıt tarihi
: 25.07.20
 
 

herkese iyi günler dilerim,Isparta doğumluyum,  teknik öğretmenim.TDF Dağcılık eğitimi aldım.Doğayı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster