Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
573
 

Milli mücadelenin öncüleri anti emperyalist midir?

Milli mücadelenin öncüleri  anti emperyalist midir?
 

-Günümüz dünyasında, en fazla övgüye değer önder kimdir diye soracak olursak eğer ne cevap alırız?
-Doğrusunu isterseniz benim açımdan en fazla övgüye değer kişiliklerden birisidir Mustafa Kemal.
-Yokluk içerisinde olan bir topluma önderlik ederek, devlet kurma başarısı göstermiştir.
-Ve Mustafa Kemal en zor olan şeylerden birisini başararak, bir parlamento kurulmasına ön ayak olmuştur.
-Dönemin koşullarını irdelediğimizde, son derece geri bir toplum olan Anadolu halkı ile bunları başarabilmek başlı başına önemli bir olaydır.
-Devrim olarak nitelediğimiz birçok değişimde bu yıllarda yaşanmıştır.
-Latin alfabesine geçiş.
-Seçme seçilme hakları.
-Kılık Kıyafet devrimi.
-Şapka devrimi.
-Ve sayabileceğimiz daha birçok hususta ciddi adımlar atılmıştır.
-Saygı duyulması gerekir.

* * * * *

-Ne var ki ülkemizde bu gerçeklere sırtını dayamak sureti ile oluşmuş bir aydın tipi modeli vardır.
-Güya anti-emperyalist.
-Güya ilerici.
-Güya devrimci.
-Güya laik.
-Ve güya cumhuriyetçi bir aydın modeli.
-Ve bu saydığımız hususlarda kendini aydın olarak tanımlayanlar, Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren uygulana gelen devletçi ekonomik politikalardan,
övgüyle söz ederler.
-Ve bu tip aydınlar, cumhuriyetin ilk yıllarında uygulanan ekonomik modelin tarifini yaparken ilginç saptamalarda bulunurlar.
-Mesela cumhuriyetin ilk yıllarında uygulanan ekonomik modelin anti-emperyalist olduğunu ileri sürerler.
-Mesela halkçı bir ekonomik model olarak tanımlama yaparlar cumhuriyetin ilk yıllarındaki ekonomik modeli.
-Ve aynı dönemde uygulanan ekonomik politikaları son derece devrimci bulurlar.
-Tabi ben şahsım adına garip bulmuşumdur bu tip saptamaları.
-Oysa cumhuriyetin ilk yıllarında uygulanan ekonomik modelin, basit anlamda bir devlet kapitalizmi olduğunu anlamak için kâhin olmaya gerek var mıdır?
-Bilemiyorum.
-Ve günümüzün güzide aydınlarına sormak gerekir.
-Acaba cumhuriyetin ilk yıllarında uygulanan ekonomik model, hangi sınıfın çıkarları ile örtüşmüştü?
-Ve ben gerçektende günümüzün güzide aydınlarının bu soruya verdikleri yanıtı çok merak ediyorum.
-Çünkü bu soruya verilecek yanıtın, birçok şeyinde anahtarı olduğuna inanırım.
-Ve kimlerin hayatın neresinde durduğunun da somut göstergesi olacağını düşünürüm.

* * * * *

-Günümüzün bu tip aydın modelinin şöyle bir görüşü vardır.
-Ve mili mücadelenin öncü kadrolarını tariflendirirken şu savları ileri sürerler.
-Efendim!
-Cumhuriyetin kurucusu olan kadrolar anti-emperyalisttir.
-Halkçıdır.
-Ve devrimcidir.
-Ve milli mücadelenin öncü kadroları büyük burjuvazinin ve büyük toprak sahiplerinin çıkarlarına karşıttırlar.
-Ve milli mücadelenin öncü kadroları bu yönleri ile küçük-burjuva bir çizgiye sahiptirler.
-Peki, günüzümün bu tip aydınlarının yukarıdaki saptamalarını kabul etmemiz mümkün müdür.
-Veya bu saptamaları kabul edecek olursak eğer şu soruyu sormak gerekmez mi?
-“Neden cumhuriyetin kurucu kadroları, büyük burjuvazi ve büyük toprak sahipleri ile hiç ters düşmemiştir?”
-Evet.
-Var mı bu soruda garip bir taraf?
-Bence bu soruda hiç de garipsenecek bir yan yoktur.
-Ve şiddetle yanıtlanması gerekir.
-Yani efendim!
-İddia edildiği gibi büyük burjuvazi ile büyük toprak sahiplerinin cumhuriyetin kurucu kadroları ile aralarında herhangi bir uzlaşmaz karşıtlık olduğu söylenemez.

* * * * *

-Ve bu çerçeveden hareketle!
-Cumhuriyetimizde iki egemen blok ortadadır.
-Büyük burjuvazi ve büyük toprak sahipleri.
-Ve diğer tarafta cumhuriyetin öncü kadroları tarafından şekillendirilen bürokratik yapı.
-Zaman zaman bu iki egemen blok arasında türlü siyasal anlaşmazlıklar olduğu şüphesizdir.
-Bu iki egemen bloğun işlevlerinin farklı nitelikte olması sebebi ile girmiş oldukları çatışmada temel hedef ülke yönetimini ele geçirme anlamında yürütülen mücadeleden başka bir şey değildir.

* * * * *

-Cumhuriyetin öncü kadrolarının ilk yirmi beş yıllık zaman diliminde ortaya koymuş oldukları temel bir gerçek vardır.
-Oda şudur.
-Burjuva düzenini korumak.
-Ve kapitalizmin temellerini döşemek.
-Bunu anlamak içinde dediğim gibi kâhin olmaya gerek yoktur.
-En kalın kafalı insanların dahi anlayabileceği basit olgulardır.
-Ve 1930’lu yıllarda uygulanan devletçi ekonomik kalkınma modeli ile.
-Yine 1940’lı yıllarda uygulanan savaş ekonomisinin hangi sınıfların çıkarına yönelik olduğuna bakmamız yeterlidir.
-Emekçi halkın mı çıkarları korunup kollanmıştır.
-Yoksa!
-Burjuvazi ve büyük toprak sahiplerinin mi çıkarları korunup kollanmıştır.

* * * * *

-Aslında şunu görmek yeterlidir.
-Kapitalizme biat ederek nasıl anti-emperyalist olunuyor?
-İşte bunu anlamakta zorlanıyorum.
-Ve.
-Milli mücadelenin öncü kadrolarını anti-emperyalist olarak niteleyenlere sormak gerekir.
-Kapitalizme biat ederek nasıl anti-emperyalist olunur?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sanıyorum Türkçe'deki değişimler ve kültür hayatımızdaki sığlaşmalar nedeniyle bazı kavramları ya keybettik, ya başkaları yerine kullanır olduk veya içlerini boşaltıp bambaşka anlamlarla doldurduk. Aydın sözcüğü bunlardan biri. Entelektüel, bilim insanı, akademisyen, okumuş, bilgin, sanatçı, vs sözcükleri atılmış bir kenara, herkes aydın yapılmış! Aydın öyle kolayca bulunmaz; bilge ile eşanlamlıdır ve şu anda dünyada sadece birkaç tane ya vardır ya yoktur. Ülkemizde hiç göremiyorum. Sevgi ve saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 02.06.2008 23:22
 

Sosyalist olmayan insanları sosyalist olmamakla suçluyorsunuz hocam. Milli mücadelenin kurucuları sosyalist değildi ama anti emperyalistdi. Devletçilik ilkesi uyguladıkları ekonomi politikasıydı. Kamu otoritesinin ekonomide etkin olması, düzenleyici olması, belli alanlarda kamu çıkarına tekel olması gibi. Parası olanı düşman görmek ülke çıkarlarıyla örtüşmez. Dikkat ederseniz uygulamada sscb dağıldığında oluşan oligark kesim hep politbüro üyeleri oldu. Yani sosyalistim demekle de anti emperyalist olunmuyor. Atatürk belki uyguladığı ekonomik sistemle halka şirin gözükmemiştir ama burada toprak ağalarını koruduğunu söylemek içinde delil göstermek gerekir. DP nin kuruluş nedeni CHP nin toprak reformu yapmak için harekete geçmesidir. Eğer küçük bir araştırma yaparsanız sizde bunu görürsünüz. Savaş döneminde emekçi halkın çıkarları değil vatanın geleceği düşünülmüştür. Bence buda çok normaldir.

kartal0634 
 13.05.2008 12:11
Cevap :
Sevgili Kartal özellikle tek parti dönemine yönelik eleştirilerimize kızıyorsunuz. Tek parti dönemi derken CHP içerisinde var olan demokrat partilileri bu eleştirilerimizin dışında tutmuyoruz. Kaldıki yazmış olduğum konular tümü ile araştırmaya dayalıdır. Ve tek parti döneminde pekde halkın çıkarlarının gözetilmediğini düşünüyorum. Sadece tek parti değil hiç bir zaman halkın çıkarları gözetilmedi. Zaten geldiğimiz noktada ortada değilmi?  13.05.2008 17:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1101
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster