Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
722
 

Milliyet Blog’da değişimin sancıları

Milliyet Blog’da değişimin sancıları
 

Milliyetin Blog’un yeniden yapılanması ve site tasarımında değişim ihtiyacını kuvvetle hissediyorum.

Milliyet Blog 5 senedir internet dünyasında. Etkileşimli yapısı sayesinde güçlü bir iletişim platformu haline geldi. Burası temalı bir blog sitesi…güncelden yemek tarifine kadar her konuda kategorilere ayrılmış. Bilgi sahibi olduğumuz, ilgilendiğimiz konularda yazarak kendimizi ifade edebilme olanağımız var. Üye sayımız bugün itibari ile 6681. Binlerce içerik üretilmiş, milyonlarca yorum yazılmış, ciddi bir blog arşivine sahibiz.

Kimi zaman yazılarımızla ses getirmiş, geleneksel medyanın sınırlarını zorlamışız. Ses getirememiş olsak bile ne düşündüğümüzü, ne hissettiğimizi yazmışız, okunmuşuz. Milliyet internet sitesinde yer almış, google aramalarında bulunmuşuz.Güçlü bir medya kurulşunun blog yapılanması içinde yer almakla övünmüşüz.

Kullanım kolaylığı sayesinde, çok fazla bigisayar tecrübesi olmayanlar dahi yazılarını kolaylıkla oluşturabilmiş ve yayınlamış. Yazım deneyimi için de iyi bir eğitici olmuş, kendimizi bu konuda geliştirebilmişiz.

Kısaca kendimizi yazarak ifade etmişiz, ediyoruz. İyi yazanı, yazamayanı diyerek eleştirmeye de gerek yok zira herkes kendince bir şeyler yazıyor, okunan okunuyor, az okunan da nasıl daha fazla okunabileceği konusunda deneyim sahibi oluyor.

Gelelim asıl konuya;

Bugünlerde Milliyet Blog ile ilgili olarak bir konuda sizin de fikirkerinizi almak istiyorum. Sizler de aynı şeyi düşünüyor musunuz, merak ediyorum.

Milliyet Blog’un 5 senedir var olan yapısı yani blog yapılanması ve site tasarımının değişim zamanı gelmedi mi?

Son bir yıldır site hareketliliğinde gözle görülür br düşüş var. Günlük yazı sayıları düştü, aktif olarak yazı yazanlar azaldı, yorumlar seyrekleşti. Ben şahsen bu durumdan olumsuz etkileniyorum ve fazla yazı yazmak için hevesim kalmadı. Bir de buna vakit darlığı eklenince ayda 3-4 yazıyı bile zor yazabiliyorum. Bundan dolayı da sıkıntı duyuyorum, yazmak istediğim halde bir şey beni itiyor. Sanırım sizler de zaman zaman aynı şeyleri düşünmüşsünüzdür.

Halbuki daha hareketli, daha dinamik bir blog şeklimiz olsa biraz daha bir hevesle yazı yazabiliriz diye düşünüyorum. Oynayamayan gelin yerim dar dermiş örneği gibi bir hissiyat değil bu. Milliyetin Blog’un yeniden yapılanması ve site tasarımında değişim ihtiyacını kuvvetle hissediyorum.

Dünyadaki benzer blog yapılanmalarına bakıyorum, son yıllarda blog tasarımlarındaki trendleri inceliyorum, görüyorum ki artık Milliyet Blog’un şekli çok demode kalmış. Sadece düşüncemi daha netleştirmek anlamında bir örnek vermek istiyorum, Guardian’ın blog yapılanması. Bunun gibi daha pek çok medya kuruluşunun blog siteleri var ve tasarımları çok daha dinamik, çok daha etkileşimli (interaktif). Türkiye’de de son yıllarda benzer örneklerde blog yapılanmaları hız kazandı.

Birden fazla yazarlı, temalı bloglar artık dergi görünümünde… sanki baskı bir derginin sayfalarını okuyormuş gibisiniz. Sadelik söz konusu, Facebook, Twitter gibi sosyal ağlarla bağlantıları daha bir güçlü ve görünür, okunma sayıları yok, dolayısı ile tıklanma gerilimi yaşamıyorsunuz. Ne bileyim sanki her şey size daha bir küresel platformdaymış hissi veriyor.

Milliyet Blog’un da değişim zamanı geldi ve geçiyor, sanırım bu tip bir değişimi site yöneticileri de düşünüyor ya da yeni bir yapılanma aşaması hali hazırda sürüyor, ancak biz üyeler bu konuda her hangi bir bilgi sahibi değiliz.

Eğer ki böyle bir değişim üzerinde halen uğraşılıyorsa, MB yönetimi bize e-posta yoluya kısa bir bilgilendirme yaparsa onu da bu yazımın altında paylaşmak isterim.

Bu konuda sizler de düşüncelerinizle katkıda bulunursanız sevinirim, en azında bir değişim ihtiyacı hissediyor musunuz? Yönetime fikirlerimizi iletmiş oluruz.

Mutlu bir hafta sonu diliyorum…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızla ilgili olarak, sizin için söylemiyorum ama "eski" ve "yeni" blog yazarlarına ilişkin eleştiriler görüyorum ve çok yadırgıyorum. Yeni blog yazarı olmak demek düşünmeye ve yazmaya yeni başlamak demek değil ki. Bir de ısrarla "memur yazarlar" ifadesi kullanılıyor ki bence çok kırıcı bir deyim. Temizlik görevlisi burada yazsa "çöpçüler de geldi, ben kaçayım" mı diyeceğiz? Neyse, asıl mevzuya geleyim. :-) Behzat Ç. bloğuna yazdığım yoruma yanıt veren sevimli ve muzip genç hanım ile bu bloğun yazarının aynı kişi olması beni mutluluk derecesinde şaşırttı :-) Ruh ve düşünce dünyamızdaki değişikliklerin yazılarımıza böylesi zenginlik katması beni heyecanlandırıyor. Bu farklılıklar insan denen gizemi keşfetme arzumu ise adeta kamçılıyor. Sevgi ve saygılarımla.

Güz Özlemi 
 05.05.2011 9:39
Cevap :
Farklılıklar zenginliğimizdir:)) daha önce de belirttim, bu farklılıklarla nötrleşiyorum belki de, kim bilir? Şaşırmaya devam:) "Memur yazarlar" tanımını kullalanan arkadaşımız memurların yazı yazamayacağını söylemek istemiyor sanırım, bir "zihniyeti" eleştiriyor. Kendisi daha iyi bilir:)...teşekkürler, sevgiler  05.05.2011 10:15
 

Bakıyorum da Milliyet Blog Yazarları her şeyin daha iyisini düşünüyor ve öyle arzuluyor.. Yazınız ve gelen yorumların hepsi buranın bulunmaz özelliğini ve güzelliğini yansıtıyor.. İyi ki Milliyet Blog var. İnanıyorum ki Milliyet Bloga yıldızlardan bile bloglarımla sesleneceğim.. Mars'ta, Venüs'te Uranüs'te ve bütün gezegenlerde Milliyet Blogun sesini duyuracağız.. Sevgili Cem Özbatur; ''Her gün bir adım öne'' derdi.. Evet, MB ve biz ''her gün bir adım öne'' Saygı ile.. Sabiha Rana

Sabiha Rana Melekler Yüreğinizden Öpsün 
 11.04.2011 12:06
Cevap :
Dileklerinize katılmamak mümkün mü...her gün bir adım öne, ancak çok hızlanmadan:)) makul adımlarla...sevgiler  12.04.2011 20:06
 

Henüz daha yolun başında olanlarla, yıllardan beri siteye emek veren üyelerin öyle sanıyorumki aralarında bir fark olması gerekir ve yolun başında olanlarında emek vererek, çaba göstererek bir üst statüye geçmeleri gerekir ki bu konuda editorya bu güne kadar bir adım atmadıysa sanırım gündemlerine dahi girmemiştir böyle bir konu. Bakın ben önceki yıllardan sadece bir kaç isim buraya koyayım, mesela Ozanser Uğurlu, Ali Zarin, Anatolia, Neşe Evrim, Üzeyir Kadıoğlu, Intellectus gibi isimler şu anda yoklar. Oysa bu isimler son derece mükemmel düzeyde yazılar yazıyorlardı. Biraz daha hafızayı zorlasak daha ne kadar çok isim sayabilirz geçmiş yıllarda yazanlara ilişkin. Durum böyle devam ederse bir süre sonra yazmaya devam edenler açısındanda MB'nin cazip bir yanı kalmayacak. Bu yüzden sitede belli bir sayıya ve yoruma ulaşmış olan üyelerin öen çıkartılmasında ve daha farklı bir statüde değerlendirilmesinde fayda vardır.

Yıldız Nihat 
 11.04.2011 9:53
Cevap :
Önerinizi dikkate alırlar mı bilmiyorum ama ben "statü" lafına karşıyım:)  12.04.2011 20:03
 

Sayın Uzer, Kesinlikle katılıyorum yazdıklarınıza. Yorum sayısı, yazı sayısı, bakılma/okunma sayısında bile çok ciddi bir düşüş var. Ben de 2007'den beri buradayım ki buranın bu kadar "yavaşladığına" ilk kez şahit oluyorum. Yazıktır emeğe. Değişim gereklidir. Hatta sıkı bir eleme talep ediyorum yazar alımları konusunda. Saygılar, keyifli yazılar ve okumalar diliyorum.

Nonethelessh 
 11.04.2011 9:49
Cevap :
Değerlendirmeniz için çok teşekkür ederim...güzel gelişmeler var, umarım MB hak ettiği düzeyi yeniden yakalayacaktır...sevgiler  12.04.2011 19:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 485
Toplam yorum
: 2871
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 2261
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

bir ters, bir düz ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster