Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Eylül '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
1726
 

Milliyet Blog gemisini terketmeyeceğiz!

Milliyet Blog gemisini terketmeyeceğiz!
 

"...Tesadüfen MB'yi görmüş ve üye olmuştum. Bir süre sonra, bir blogger arkadaşın yazısından, MB yazarlarının başka sitelerde de yazdıklarını öğrendim. Adı geçen site Türkiye'de internet gazeteciliğini ilk başlatan gazeteye aitti. Merakımdan bir göz atayım dedim. İnanın blog sayfasında 5 dakika bile kalamadım. Hem yazılar düzeysiz geldi bana hem de sayfa düzenlemesi nedeniyle boğulacak gibi hissettim kendimi. Ve kaçarcasına o siteden çıktım"

Yukarıdaki yazı, 21.08.2008 tarihli "MB'un en sadık üyesi gerçekte MB'un sakıncalı piyadesi mi?" başlıklı yazımdan alınmıştır...

Ben, MB'nin harika olduğunu 3 sene öncesinden söylemiştim...

Sizler yeni mi uyandınız?

Eski MB'ye bir serenad yapmadığınız kaldı! 

Kör ölünce badem gözlü mü oldu?

Olabilir, yeni uyandınız diyelim ama, o kadar çelişkiye düşüp, o kadar açık veriyorsunuz ki; samimiyetiniz kuşkulu hale geliyor!

Beta sürüme taşındık diye; yok şifrem gidiyor, yok habercim haber vermiyor, yok yorum giremiyorum vs vs demediğiniz kalmadı.

Yahu bırakın şimdi blogunu, sitesini; kuzum sizler bugüne kadar hiç mi evinizi ya da ofisinizi taşımadınız?

Telaştan iki ayağınızın bir papuca girdiği, kendi ellerinizle yerleştirdiğiniz eşyalarınızı taşındığınız yerde bulamadığınız, nadide porselen takımlarınızdan birinin çatladığı ya da kırıldığı, eşyaları kapılara, duvarlara çarptığınız olmadı mı hiç?

Yoksa sizler babadan kalma malikanede el bebek gül bebek mi bugüne kadar geldiniz?

Ben, kazasız belasız yeni evimize taşınabilecek miyiz, taşınırken değer verdiğimiz yazılarımızın başına bir şey gelecek mi diye dokuz doğururken, sizler...

Bir ay değil, bir hafta değil; daha ilk günden bastınız yaygarayı!

Kusura bakmayın ama, sadece bu bile sizin samimiyetinizi sorgulanır hale getiriyor.

Oysa Milliyet Blog, Milliyet gazetesinin bir yan ürünüydü, şimdi sizlerin de onaylamak zorunda kaldığınız gibi, Milliyet, parasına kıymış, hiçbir gazetenin yapamadığını yapmış ve eşsiz bir yazın hizmeti olarak harikulade bir "yazın atolyesi" kurmuştu.

Zaman içerisinde Milliyet'in bağlı bulunduğu grup patronunun iktidarla kavgaya tutuşması ve eş zamanlı olarak gruba yüklü vergi ve vergi cezalarının salınması, haliyle grubu maddi sıkıntıya sokmuştu. Grup, zorunlu olarak küçülme kararı almış ve ilk etapta Milliyet ve Vatan gazetelerini satılığa çıkarmıştı.

Bir taraftan da 4 yılını doldurmuş ve çökme noktasına gelmiş olan Milliyet Blog'un yenilenmesi gerekiyordu. Bu da yine yüklü para demekti...

Böyle bir hengamede bile, Milliyet Blog'un unutulmadığı ve bir kenara atılmadığı anlaşılmaktadır. Bir yıl öncesinden başlayan bir çalışmayla MB'nin yeni sürümü bizlerin hizmetine sunuldu. Bana göre, ana sayfa düzeni olarak öncekini tutmasa da, diğer bölümleriyle çok başarılı, ileri ve estetik bir tasarım. 

Bir yazımın reddi dolayısıyla tarafıma gönderilen red gerekçesinde, "Yakında sitemizin yeni halini görebileceksiniz" derken editörlerin ne kadar da iddialı ve heyecanlı oldukları görülmekteydi.

Tabii ki daha iyi yapalım derken, bazı bölümlerin daha kötü  yapılmış olması da mümkündür...

Ama iyi niyetle büyük emeklerin ve büyük paraların harcandığı da ortadadır.

Ve bizlerden beklenilen de bir kuru "teşekkür"dü...

Bazı arkadaşlarımız bunu yapmadıkları gibi, eleştirinin çok ötesinde yaptıkları karalamalarla geçmiş bunca yılın hatrını da bir kalemde siliverdiler.

Veda eden yazarların, görebildiğim kadarıyla, hepsi de güvenilir, yani MB'nin kendilerine ayrıcalık tanıdığı yazarlardı...

Demek ki bu ayrıcalık yeterli gelmemiş bazı arkadaşlara... Yeni ayrıcalıklar bekliyorlardı!

Nitekim bunu yazılarda ve yorumlarda görebiliyoruz. Bir yazarımızın "... 3-5 günlük yazarlık heveslileriyle bir tutulmak da perçini yerleştirdi" yorumuna cevap olmak üzere bir diğer yazarımız, "Bi arkadaşıma bakıp çıkacam" benzetmesiyle onay vermiştir. Yine başka bir yazarımız, "Burası yazanların geçmişini, kalitesini, kişiliğini tek tipe indirmeye çalışıyor" diyerek ayrıcalık talebini açıkça ortaya koymuştur.

Çocuksu kaprisler ve yadırgatıcı ayrıcalık beklentileriyle...

Onlar, yeni tasarımı bahane ederek MB gemisini terkettiler!

Yukarıdaki alıntıladığım yazımın sonunda, "Her şeye rağmen MB, benzerleri içerisinde hala 1 numara. Ve ben kendimi aileden gibi hissetmekteyim. MB beni kovmadığı ve sizler de okuduğunuz sürece ben de yazmaya devam edeceğim." demiştim.

Bugün çok daha fazla aynı sözleri yineliyorum.

Eminim kalan MBB (Milliyet Blog Beta) yazarları da benim gibi MB gemisinde kalıp yazmaya devam edeceklerdir.

Ve sizler bazı sözümona MBA (Milliyet Blog Alfa) yazarları: Yolunuz açık olsun!

Hiç kimse vazgeçilmez değildir, olmamalıdır...

Vazgeçilmezlik ancak diktatörlük rejimlerinde söz konusu olabilir.

Milliyet Blog ise her türlü özgün fiikrin özgürce savunulduğu tam bir demokratik platform. Burada vazgeçilmezlere, kendini vazgeçilmez sananlara zaten yer yok.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazma erdeminin kutsallığı adına sizi tebrik ediyorum...Kötü ruhlara sağlık,akıllı yazanlara '' elemtere fiiiiş...kem gözlere şiiiş '' diyerekten ben de MB Duvarında yazmaya devam ediyorum... :)) Selamlar kardeşime, sevgiler...

Mesut Selek 
 06.10.2011 21:08
Cevap :
Yazmanın kutsal olduğuna ben de inanıyorum. Ayrıca ben vatandaşlık görevi olduğunu da düşünüyorum. Eğer bildiğimiz bir şey varsa tabii ki bunu çevremizle paylaşmalıyız. MB de bize bu anlamda büyük bir hizmet sunmuş vaziyette. Bu yolla çapımızca geniş halk kitlelerine ulaşabiliyoruz. Neden bundan yararlanmayalım ki? Bir yazımı Alman Politik sity'de görmüştüm. Yani "MB nedir?" bölümünde yazdığı gibi MB bizi sade Türkiye'ye değil dünyaya açmış. Şikayet konusu yapılan şeyler, bu gerçek karşısında çok teferruat kalmıyor mu? Ben daha başlangıçta kovulana kadar yazacağım demiştim. Ayrıca "gittim, gidiyorum, gideceğim" sözlerini çok saçma buluyorum. Tabii ki bugün veda edip yarın gelmeyi de! Gitmek istiyorsan geldiğin gibi gidersin, kimse sizi zorla tutmuyor ki! Sizin de benim düşüncede olduğunuzu biliyorum ve görüyorum. Birlikte "durmak yok, yazmaya devam" :)) Selam, sevgi ve saygılarımla...   06.10.2011 22:09
 

Hızlı cevap için teşekkür. Bana kalırsa, yanlış karar, çünkü yazılmış zaten. Amatör olduğumiz için silme çıkarma edit yapıyoruz ama özünde yazılan yazılmıştır. Editörlerin günahını almadım, ama, almama ramak kalmasına sizin vesile olduğunuza dikkat çekerim. Allahtan müdahil oldum da, günahlarını almamış oldum. Siz de hakkı teslim ettiğinize göre, sorun yok zaten. İyi yazılar.

Erdal Aydın 
 02.10.2011 12:45
Cevap :
İkilemde kalıyorum. Bir taraftan yanlışlara dayanamıyorum, bir taraftan da benim yüzümden insanların üzülmesini istemiyorum. Ama iyiniyetimin istismar edildiğini de söylemeliyim. Pişman olmadım dersem yalan söylemiş olurum. Şer yazısıymış! Önceden görseydim kesinlikle silmezdim. Size de iyi yazılar. Esen kalın...  02.10.2011 22:49
 

Blog kategorisinde gitme-gelme meselesi ile ilgili Züğürt Ağa analojisi ile yazdığınız bir yazı vardı ve bendeniz oa yorum atmıştı. Eğer bu yazıyı kendi kararınızla yayından aldıysanız, yazıya yorum atanlara karşı ayıptır. Ayıp olmaması için bir mesaj atmalıydınız. Yok eğer MB yayından aldıysa, ne gerekçeyle bilmiyorum ama, eğer gidenlerin arkasından yazılmaz filan gibiyse, bu sansürdür. Bir kalem özgürse ancak kalemdir. Kaldı ki, ortada gitme inme çıkma diye bir şey yok, burda heran herkes yazılabilir. Gitmek lafı, illüzyon ya da romantizmdir, realite değildir. Ayrıca konuyla ilgili düşüncenizi başka blogcularla paylaşıyorsunuz, bunu engellemek sansürdür yine. Ya da 'garip ama gerçek' bir editorya anlayışı.

Erdal Aydın 
 02.10.2011 11:11
Cevap :
Merhaba Değerli Blogger Arkadaşım, editörlerin günahını almışsınız :)) Biliyorsunuz ki ben güvenilmez üyeyim. Yani o yazım zaten denetimden geçerek yayına girmişti. Üstelik diğer yazılarımdan çok daha hızlı yayına girmişti, ben de şaşırmıştım :)) Yazıyla ilgili bir arkadaşın ısrarlı yorumları bende çok rahatsız olduğu kanısı uyandırdı. Ayrıca üçüncü kişilerin de yoğun eleştirilerine muhatap oldum. face'deki Milliyet Blog grubundan bu nedenle çıkanlar oldu. Daha da önemlisi yeterli sayıda okunmasından maksadın hasıl olduğunu düşündüm. Bu nedenlerle yazımı silmiştim. Ama yorum gönderenlere bilgi vermem gerekirdi. Bu konuda haklısınız. Ve çok çok özür diliyorum. Selam ve saygılarımla...  02.10.2011 11:57
 

Ha alfa ha beta benim için fark etmiyor. Sizin de yazdığınız gibi bazı şeyler daha iyi, daha fonksiyonel olmuş. Ama şu anda yazdığım her 10 yorumdan en az 9 tanesi kayboluyor. Eskiden yorumlarım bu kadar çok kaybolmazlardı. Editörler mi engelliyor yoksa yorum yaptığım blog yazarları mı yayına almıyorlar bilemiyorum. Blogunuz sayesinde MB editörlerinin bizlerden kuru bir teşekkürden başka bir şey beklemediklerini öğrenmiş oldum. Sorun kuru teşekkürden ibaretse dükkan onların olsun!Hey kızlar, her ne kadar ayrımcılık yapmanızı hiç hoş karşılamıyor olsam da, size binlerce kere teşekkür ediyorum, hatta isterseniz arada bir sizlerin hayrına dua neyim de ederim. Sevgiler ve selamlar

Matilla 
 28.09.2011 17:18
Cevap :
Merhaba Mustafa Bey, eski MB'nin ana sayfası çok güzel tasarlanmıştı, güzeldi, bunun dışında ne özelliği vardı ki? Onu bunu göremiyoruz diyorlar, yönetim paneline girince her şey gözüküyor. Eskiden de bloglarda gözüküyordu, değişen ne ki? Bana göre bu daha kullanışlı. Yazılarımızı yazma sayfası ve daha da önemlisi okuma sayfası çok daha güzel. Önceki okuma sayfası çok kötüydü. Sağ tarafta resim, altında face reklamları aşağı doğru uzanıyordu, Yazı aşağıdaki geniş kısımla buluşmak için uzun bir koridordan geçiyordu sanki. Hiç estetik değildi. Yine yorumlara cevap verirken cevap sayfası yorumun üzerine geliyordu. Unuttuğunuz bir kısım olduğunda tekrar yoruma bakamıyordunuz. Oysa şimdi yorum hemen yanıbaşınızda duruyor, bakıp cevaplandırıyorsunuz. Ben yorumlarda bir sorun yaşamadım. Ama olabilir de. Tabii ki zaman içerisinde sistem oturdukça bu sorunlar ortadan kalkacaktır. Kuru teşekkürünüz tarafımdan iletilmiştir :)) Yorum için teşekkürler. Selam ve sevgilerimle...   28.09.2011 20:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 337
Toplam yorum
: 1342
Toplam mesaj
: 70
Ort. okunma sayısı
: 3028
Kayıt tarihi
: 03.08.07
 
 

Hukukçuyum... Hukukun üstünlüğünün ve hukukçunun saygınlığının ülkemde gelişmesini ve kalıcı olma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster