Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Aralık '10

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
695
 

Milliyet Blog Tehlikeli Oluyor

Milliyet Blog Tehlikeli Oluyor
 

Korkmayın Milliyet Blog için yahut sizler için bir tehlike söz konusu değil. Tehlike çanları kimin için çalıyor dersiniz? Tabi ki benim için. Konuya girmeden önce aydınlatıcı bir hatırlatma yapmamda fayda var.

Bundan bir ay kadar önce yazdığım bir “Turistler Kitap Okumuyor, Okuyormuş Gibi Yapıyor" isimli blogumda “temsili” bir resim kullanmıştım. Merak buyuranlar varsa yeniden linke tıklayarak bakabilirler.

Geçen gün yeni yazdığım bir yazıyı gözden geçiriyor, eksikliklerini gideriyordum. Birden başıma bir ağırlık çöktü. Tansiyonum düşüyor sandım ama gözlerim kararmadı. Herhalde şekerim düştü diye düşünecektim ki soğuk soğuk terleme de yok. (Doktor olmanın iyi taraflarından biri de bu, olay anında teşhis koymaya başlıyorsun)

Herhalde fazla düşündüm o yüzden artık beynim isyan ediyor diye düşündüm. Zira son günlerde hayata ve hayatın getirdiklerine dair düşünme sıklığımı ve yoğunluğumu arttırmıştım. İş yoğunluğu bir yandan, İngilizce kursumuz bir yandan, kitap okuma hastalığı bir yandan, gazete köşelerinin yazarlarını takip bir yandan, blog yazma tutkusu bir yandan, e bir de tefekkür dolu saatler derken “kafayı üşütmem kadar olağan bir şey olamaz” dedim.

Ben burada satırlarca yazıyorum ama bu süreç saliseler içerisinde gerçekleşiyor. Bilirsiniz saliselerin bile kıymetini bilirim. İşte başıma aniden bir ağırlık çökünce yukarıdaki düşünceler zihnimden takriben 20 salise (1/5 saniye) içinde geçti. Kalan 4/5 saniyenin yarısı kadar bir zaman diliminde ise yukarıda geçen fikirlerin çeşitli açılardan sağlaması yapıldı.

İş yoğunluğu deyince günde kaç hasta baktım, haftada kaç yapar, hastaların sorunlarına göre dağılımı nedir, her hastaya kaç dakika ayırabildim, kaç tanesi iyi oldu, kaç tanesi dua etti, kaçı beddua teşebbüsünde bulundu filan hepsi zihnime doluştu.

İngilizce kursu ne olacak, kaç ay geçti hala iki cümleyi zor kuruyorum, verdiğim paraya değmedi mi, İngilizce’yi sökersem yurtdışına mı göçsem, İngilizler ters adamlar konuşmaları da bana ters geliyor herhalde ondan öğrenemiyorum filan diye de düşünüyorum.

4/5 saniyenin kalan yarısında ise “yahu boş versene onu bunu, manyak mısın nesin, başına çöken ağırlığa odaklan artık” cümlesini söylemişim kendime. İşte başıma bir ağırlık çökmesini müteakip 1 saniyelik zaman dilimi içerisinde bu analizler yapıldı.

Beyin akıllı bir organımız. İşin gerçek yüzünü öğrenmek amacıyla boynuma hareket emri gönderdi. “Ulan boynum mu tutuldu acaba, malum bütün gün bilgisayar başındayım?” Kafamı bir çevirdim ki bir de ne göreyim?

Zevce hazretleri elinde bir kitapla yanı başımda dikiliyor. Sandım ki kitap ile ilgili bir şey soracak. Tabi ben kitapla yatıp kitapla kalkınca ilgimi çekmek için elinde kitapla geldi sandım. Pat!!!

Az önce de başıma vurmuş meğer. İkinciyi darbe gelince anladım. Başımın ağırlığı Meydan Larousse kalınlığındaki kitabın basınç etkisinden kaynaklanmış. Daha “ne oluyor?” demeye kalmadan lafı soktu.

Demek turistler kitap okumuyormuş ha!

“Ne dedin karıcığım anlamadım?”

Turistler diyorum, kitap okumuyor muymuş?

“Ben öyle düşündüm canım”

Ben sandım ki fikrimi beğenmedi de muhalefet ediyor (her zaman böyle şiddetli muhalefet etmez). Meğer resimden bahsediyormuş. O yazıya koyduğum resmi daha yeni görmüş. Tabi yorumları da yeni okumuş…

Sonra çeşitli diplomatik girişimler, karşılıklı iyi niyet şeyleri filan derken meseleyi kapattık (ucuz yırttım). İyi de bu kadar lafı bize niye anlatıyorsun derseniz…

Son günlerde MB sayfalarında bir reklam dönüyor. Dolgun dudaklar çıkıyor ilkin. Işıl ışıl dişler dudakların arasında… Reklam başlarken cinsel ürün reklamı oluverecekmiş gibi bir hava veriyor. Haliyle dikkat çekiyor.

Korkuyorum, zevce hazretleri tam şu resimdeki şekliyle bunu bir görse… Artık eline ne kadar ansiklopedi geçerse kafama fırlatır.

Ne bu kız resimleri, şuh dudaklar filan? Bundan sonra bu sitelere girmeyeceksin!!” derse…

Allah korusun…

Sevgi, hürmet ve muhabbetle..

Murat HACIOĞLU

www.murathacioglu.com

Ahmet YILMAZ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sibel hanımın eline sağlık :))) Sizede çok geçmiş olsun... Bu yazıda da tuhaf resim var ? Umarım sorun olmaz ... Blog kralına sıra gelmiş, adaylarımı gönderdim . Balcı tekrar kral olamıyormuş, başkasını ilk sırada gönderdim .. Hayırlısı bekliycez bakalım :)) Saygılarımla HACIOĞLU ..

Siel Vertu 
 04.12.2010 23:09
Cevap :
Hayırlısı artık :)) Sevgi, hürmet ve muhabbetle  04.12.2010 23:54
 

Önce bu yazınızı, ardından bahsettiğiniz yazınızı okudum. "Ben sizi sadece spor yazarı sanıyordum" desem mi acaba. :) Anlatım diliniz süper. Filimsel gözlemlerinizin ve mizahi bilimsel yazılarınızın devamını dilerim... Sağlıcakla kalınız. :)

Osman Genç 
 04.12.2010 16:24
Cevap :
Bugün maçtan sonra filmi izledim. Şimdi maçı mı yazsam filimsel mi takılsam kararsız kaldım :)) Sevgi, hürmet ve muhabbetle  04.12.2010 23:54
 

Bahse konu yazıyı okumuş, fotoğrafı da görmüştüm :) Hatta, yorumlar bile yapılmıştı, fotoğraftaki turistle ilgili :) Hanımınızın yorumu biraz daha farklı olmuş :) Selamlar, saygılar...

Eray Ergün 
 04.12.2010 15:30
Cevap :
Hanımlar böyle yapıyor işte. NEyse ki zevce hazretleri pek şiddet yanlısı değil. YOksa Baltalimanında yatıyor olurdu :)) Sevgi, hürmet ve muhabbetle  04.12.2010 16:44
 

Tüh bunlarıdamı duyacaktım! Dıt, hıııı diyemedinmi yahu!:-)) Alo Balcı hattını arasaydın nasıl savunma yapacağını söylerdi sana:-)) Selamlar saygılar..

Arif ÖĞÜTÇÜ 
 04.12.2010 14:34
Cevap :
Alo-Balcı hattını aradım. Balcı uyuyormuş (ya da yengeyi kandırdı bilemem), yenge çıktı telefona. Beter ol dedi :)) Sevgi, hürmet ve muhabbetle  04.12.2010 14:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 656
Toplam yorum
: 3284
Toplam mesaj
: 140
Ort. okunma sayısı
: 1670
Kayıt tarihi
: 08.12.08
 
 

Allah kimisine “Yürü ya kulum” demiş. Ben onu “Yürü, yaz kulum” anladım. Yürü anca gidersin manas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster