Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '16

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
363
 

Milliyet Blog’un geçmişi…

Milliyet Blog’un geçmişi…
 

Yıllar geçse de geçmişte öğretmenlerimizin söyledikleri bazı sözler aklımızdan hiç çıkmaz. Örneğin orta okuldayken tarih öğretmenimiz “Bir olayın tarih olması için üzerinden en az yüzyıl geçmesi ve o tarihteki herkesin hayata veda etmesi gerekir.” demişti.   Ben de bu sözlerin etkisinde kalmış olmalıyım ki,  yazımın başlığını Milliyet Blog’un tarihi değil de, “Milliyet Blog’un geçmişi” olarak tanımladım. Umarım uzun yıllar sonra bu başlık birileri tarafından “Milliyet Blog’un tarihi” olarak kaleme alınır.

Milliyet Blog hakkında ilk duyumlarım 14 Ocak 2007 tarihli “Milliyet Blog ailesi DMC’de buluştu” başlıklı bir haber ile onu takip eden 15 Ocak 2007 tarihli “İşte Türkiye’nin dev yazar kadrosu” başlıklı ikinci bir haberdi.  O haberlerden birinin linkini aşağıya veriyorum. Haberler içerisinde “Toplantıdan görüntüler” adlı videolar da vardı ama şu anda o görüntülere ulaşılamıyor.  O toplantıdan ise sadece aşağıdaki fotoğraf kalmış.


 

http://www.milliyet.com.tr/2007/01/15/yasam/ayas.html 

 

 

Zamanın o tarihteki üst yönetiminden Doğan Gazetecilik İcra Kurulu Başkanı Hanzade Doğan ve Doğan Gazetecilik Dijital Kanallar İş Geliştirme Direktörü Çiğdem Toraman birer konuşma yaparak Milliyet'in bloglara bakış açısını değerlendirmiş. Hanzade Doğan konuşmasında;

Milliyet, genel yayın yönetmeninden matbaa çalışanına kadar hep okurlarıyla bir aile olmuştur. Okurları Milliyet gazetesini kendilerinin aynası gibi görürler. Yeni teknolojiyle bu ailenin açılması, büyümesi imkânı sağlandı. Artık internette her okur aynı zamanda gazeteci olabiliyor. Sorumlu vatandaş olmanın da güzel bir yolu açılıyor. Çünkü artık hepimiz görüşlerimizi hem güvendiğimiz hem de inandığımız bir platformda paylaşma imkânı buluyoruz"

14 Ocak 2007 tarihli toplantı yazısının başlığı; “ Milliyet'in yayın tecrübesi ve bakış açısıyla 7 ay önce yayına geçen Milliyet Blog'un yazarları önceki gün düzenlenen bir partide bir araya geldi.” Cümlesiyle başlıyorsa da, şu an yayında en eski blog yazısının 78 no’lu aşağıdaki blog olduğunu görüyoruz. O blog ise 12 nisan 2006 tarihini taşıyor. Bu tarihten hareketle de, bugün Milliyet Blog 10. Yılını doldurmuş bulunuyor.

http://blog.milliyet.com.tr/nefes-almak/Blog/?BlogNo=78 

Ben de yukarıdaki yazıları okuduktan sonra 16 Ocak 2007 tarihinde üye olup, o zamandan bugünlere kadar ara vermeksizin geldim.

Tabi bu on yıl içerisinde gelenler ve gidenler çok oldu. Özellikle de yaşamını kaybeden birçok arkadaşımız da oldu. Ama bu arkadaşlarımızdan iki kişiyi anmadan geçemeyeceğim.  Aşağıdaki logo’yu hepiniz biliyorsunuz, değil mi?

 

 

İşte o logoların çizimini rahmetli Mustafa Mumcu yapmıştı. Kendisini 2009 yılında kaybetmiştik. Milliyet blog yazılarının birinde,  bir arkadaşımız dernek kurma fikrinden söz etmişti ya, işte ilk derneği rahmetli Mustafa Mumcu kurmuş, fakat devamını getirmeye ömrü vefa etmemişti.  Andığım diğer rahmetli blog yazarımız ise Mamut adıyla yazan karikatürist  Celalettin Avus’du.  Kendilerine ve yaşamını kaybeden bütün Milliyet Blog yazarlarına rahmet diliyorum.

Bu arada uzun yıllar burada yazan ve artık aktivitelerini sadece sosyal medyada  sürdüren kalemleri kuvvetli olan blog yazarlarından aklımda kalanların adlarını da yazmadan geçemeyeceğim.

Emine Supçin, Necip Köni, (Oltama takılanlar), Vakayinüvis, Nilgün Akad, Yeşilsoğan, Mesut Selek, Arif Öğütçü, İlyas Bayram’a da bundan sonraki yaşamlarında sağlık ve başarılar diliyorum.

Kutlamalarda onuncu yılların önemi büyüktür. Bu yıl Cumhuriyetimizin 93. Yılını kutlayacağız. Ama Cumhuriyetin kutlama yılı denince ilk aklımıza gelen 10. yıldır. Onuncu yıl marşı herkes tarafından bilinir. 50. Yılda da Cumhuriyet için bir marş bestelenmiştir ama onu kimse hatırlamaz.

Bu bakımdan bir iz bırakması açısından bu yazıyı yazmak ihtiyacını hissettim. Bu vesileyle  Milliyet Blog’un onuncu yılını kutlar, daha nice yıllar yayın hayatına devam etmesini dilerim.

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir onuncu yıl marşı da MB'ye uyar mı, uyar Erol Bey...:) Ya da güzel bir şiir, on yılı anlatan...Selamlar, mutlu kalın.

Ayşegül HAYVAR 
 14.04.2016 21:08
Cevap :
En azından bizler için onuncu yıl marşının ilk satırları MB'ye uyar Ayşegül hanım. Şair arkadaşlar, bu konuda güzel şiirleriyle kutlamaya katılabilirlerdi. Teşekkürler. Saygılar, selamlar...  15.04.2016 9:25
 

Aklınızda kalanlar azalmış bence :))) öyle güzel yazılar okudum ki burda öyle güzel insanlarla tanıştım ki...eyvallah be MB...*hem belki editHor iile arayı düzeltirim yani...iyi yorum dee mii*

nedim üstün 
 13.04.2016 10:04
Cevap :
Eee, yaşlanıyoruz üstadım. Yaşlandıkça da hafızamız zayıflıyor. Eksiklerimi siz tamamlayın artık. Editörler aranız düzeliyor sanıyorum, Bakın, son şiirinizi, editör önerilerine almış ya...Teşekkürler. Saygılar, selamlar...  13.04.2016 12:57
 

Merhaba Erol Bey, Milliyet Blog sayesinde bir çok değerli arkadaşlarla tanışma fırsatını bulduk. Bunlardan biri de sizlersiniz. Yazılarınızı zevkle okuyor ve faydalanıyoruz. Bu yıl Milliyet Blog'un 10. yılını birlikte kutluyoruz. 20. ve 30. yıllarda inşallah yine birlikte oluruz...Daha nice başarı ve sağlık dolu yıllara sevgiyle...

Abdülkadir Güler 
 12.04.2016 23:45
Cevap :
Siz de üye olduğunuzdan beri ara vermeden yazan değerli kişilerden birisiniz Abdülkadir bey. Milliyet Blog'un diğer on yıllarını görmeye ömrümüz yeter mi? Onu Allah bilir. Ancak Milliyet Blog'un daha uzun yıllar yayın hayatında olmasını dileriz. Teşekkürler. Saygılar, selamlar...  13.04.2016 9:50
 

Milliyet Blog arkasında saygın bir gazetenin olduğu değerli bir ortam sunuyor hepimize. Ne yazık ki genele yönelik bazı bloglar dışında bu ortamın okurları çoğunluklar buranın yazarları oluyor. Bunun iyi yanı itici bir güç olması ve iyi yazmaya yönlendirmesi, yani tatlı bir rekabet ortamı yaratması. Çünkü donanımlı yazarlardan nitelikli yazılar okumak bizleri de geliştiriyor ve iyi bloglar yazmaya güdülüyor. Olumsuz yanı ise kendimiz çalıp kendimiz nuyor gibiyiz, çünkü bizim dışımızda yazdıklarımızı değerlendirip bizi yönlendirecek, heyecanlandıracak tanımadığımız okurların olmaması. Burası sanal gibi görünse de düpedüz gerçek bir topluluk. Çıkarlar, dostluklar, kıskançlıklar, gruplaşmalar, karşı duruşlar, saygı, yalakalık, özetle insana özgü tüm güzellikler ve tuhaflıklar burada da oluyor. Hep birlikte nice yıllara. Selamlar, saygılar.

Güz Özlemi 
 12.04.2016 22:36
Cevap :
Milliyet isminin blogların arkasında olmasının büyük avantaj olduğu bir gerçek Yunus bey. Burada yazanlar mutlaka birbirlerinden yeni şeyler öğreniyorlardır. Okunma sayılarına gelince; Eğer televizyon programlarını veya magazin konularını blogunuza konu yaparsanız blog dışından birçok okuyucu bulabilirsiniz. Bunun dışında taze haberler anında bloga yansıdığında, o bloglar da o an için fazla okuyucu bulabiliyorlar. Her toplulukta olduğu gibi Milliyet Blogda da sizin söz ettiğiniz faktörlerin olması da çok doğaldır. Hep birlikte uzun yıllar yazma dileğiyle, saygılar, selamlar....  13.04.2016 0:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3270
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster